Reklam

Arşivler

Sansüre Sansür Protesto Videoları

Sansüresansür.org adında internete sansür konulmasına karşı oluşturulmuş bir platform var. Çeşitli yollar ve etkinlikler ile devletin internete sansür uygulamasını protesto ediyorlar. Çok da iyi yapıyorlar.  5 tane kısa videoları var. Bir de Tutulma adında sansür konulu kısa film var. Sloganları ise

Bugün internetine sansür, yarın hayatına sansür. Sessiz kalma.”

Sizde Destek olmak için SansüreSansür.org’a göz atın

Popularity: 1%

How to Live with a Huge Penis

83601903

Kitabın Türkçeye çevirisi Dev bir Penisle Yaşamak.

Bu kitap pek satmaz.

Neden mi?

1- Büyük penisli olup da bundan dert yanacak bir adam yoktur.
2- Dünyada çok fazla büyük penisli adam yoktur.
3- Böyle bir kitap yazarak dünyanın yarı nüfusundaki kadın okuyucuyu zaten direk devre dışı bırakıyorsunuz.

Satabileceği 2 senaryo var.

1- Ya kitapçı kıza hastasınızdır ve onu büyük penisiniz olduğuna inandırarak yatağa atmak istiyorsunuzdur bu kitabı alıp ona belli edersiniz.
2- Bekar evinizin baş köşesine bu kitabı süs olarak koyarak gelen kızları daha kolay yatağa atmak istiyorsanız kitabı alıp belli edersiniz :)

Popularity: 1%

Çocuk Tasması

010

Bu çocuk tasması denen olayı gördüğümde hayretler içine düştüm. Bu ne biçim bir annelik babalık anlayışıdır. Yeni nesil ebeyenler çocukları oraya buraya kaçıp kaybolmasın diye bir tür tasma ve bağ ile onlar bağlıyorlar ve gittikleri yerlerde ellerindeki ipler ile onları da gezdiriyorlar. Bu çocuklar kedi mi köpek mi de böyle bir yola başvuruyorlar? Bu çocukların psikolojisi bozulmazmı, bağlanmış bir şekilde gezip tozup büyürken.

Büyüklerimizin bir sözü vardır. “Çocuk bu” derler “düşe kalka büyüyecek”. Sonuna kadar katılıyorum. Çocuk dediğin özgür olacak oradan oraya koşturacak yuvarlanacak, yerlere yatacak, çamura girecek, düşüp ağlayacak, değişik birşey gördümü gidip parmağını sokup elleyecek. Bu haraketleri yapacakki hayatı ve yaşamayı öğrenecek. Anne ve babanın da görevi iki gözünden birini sürekli onun üzerinde tutmak olacak. Gözünü üzerinde tutacakki başı belaya girmesin, kendine büyük zararlar vermesin diye.

Ancak böyle tasma ile bağlandığında çocuklar bunların hiç birini yapamıyor olacak. Anne baba sırf kendi rahatı için bencilce çocukların bu özgürlüklerini ellerinden alıyorlar. Nasıl olsa çocuk bağlı, bir zarar gelmez diyerek gündelik işlerine ve eğlencelerine kaldığı yerden devam edebiliyorlar. Türkiye’ye bu modanın geleceğini tahmin etmiyorum ama belli de olmaz.

Popularity: 1%

Sumo Sporu Kadına Yakışmayan Bir Spordur

Kadınlara çok yakışan, yapan kadınları çok seksi kılan kimi sporlar vardır. Voleybol ve tenis bu sporların başında geliyor. Bu sporlar kadını daha feminen kıldığı için ve vücutlarına onları daha seksi kılan artılar getirdiği için kadında beğenilen sporlardır. Mesela futbol ve basketbol yapan kadınlar daha erkeksi oldukları için bu kategoriye pek girmezler. Ancak Sumo bir kadına kattiyen yakışmayan bir spordur.

Sumo denince akla ilk ne gelir? Şişman tanga giymiş Japon erkeği gelir. Hatta çok şişman insanlar için sumocu gibi yaratıcılıktan uzak lakaplar takılır. Bu spor dalının bir gereğidir kilolu olmak. Netekim karşınızdaki adamı kilonuz ile saha dışına itmeye, atmaya çalışıyorsunuz. Geleneksel bir spordur kuralları zor değişir.

Bu durumda sumo yapan bir kadınında iri yarı, bir erkeği tek hamlesi ile yere indirebilecek bir yapıda olması gerekir. Bu da libido öldürücü, erkeksi bir özelliktir, spor sahalarında görülmesi istenmeyen bir olaydır :)

Popularity: 1%

Beceriksiz Bir Mimari

003

Daha öncede beceriksiz mimarlık örneklerinden bir kuple sunmuştum size.( Bkz.Mimari Aptallıklar). İşte bir başakası daha…

Bu projeyi çizen mimar holding gibi yapı firmalarını batırır valla. Karınca yuvası gibi, simetriden uzak, gözü yoran, kübik desem değil, post modern desen değil, moda dışı, uyumsuz, zevksiz bir Fransız banliyösü inşaa etmiş kim yaptıysa. Evlerde oturan var mı bilmem, belki tutulmadığı için ucuzlamıştır ve zenciler basmıştır bu blokları.

Halk dili ile yorumlamak gerekirse bu evleri tek kelime ile tanımlayabiliriz. Çirkin :) . Biraz daha abartıp ev hanımı ağzına da dönersem, “Bu eve ne mobilya yerleştirilir, ne perde takılır, ne misafir davet edilir.

Popularity: 1%

Baskı Yazılı Bayan Bodyleri

footballki_33

Bana muhafazakar, keko, kıro, maço deyin isterseniz ama ben kadınların önüne iddalı yazılar olan body giymesinden hoşlanmıyorum. Çok basit bir teşhircilik hareketi olarak görüyorum ben bunu. Kadınların dekolte ve benzeri yollarla kendileri üzerine ilgiyi çekmelerine sözüm yok, güzel olan yapar ancak böyle basit iddalı slogan yazıları ile dikkat çekmek kadını küçültüyor basitleştiriyor.  Benim olmayan her kadın giyebilir sorun değil ama benle birlikte olan kadınlardan bahsediyorum. Benim basit bir kadınla beraber olmak istemememden ötürü. Yoksa benden sonrası tufan, bütün hepsi teşhirci olabilir :)

Body ya da t-shirt önünde bulunan bir yazı, bir insanın direkt olarak o kadının göğüslerine bakması için geçerli bir neden oluşturur. Eğer amaç dikkati göğüslere çekmek ya da karşındakine iddalı ve cüretkar bir mesaj vermekse bu tip giyim eşyaları uygundur.

Bir de kadınlar bu tip şeyleri dikkat etmeden de alabiliyorlar. Düşünsenize butikten ne yazdığını okumadan aldığınız bir giysinin önünde “Playboy”, “Horny”,     ”Touch Me” gibi şeyler yazıyor. Eğer İngilizce’niz ya da buna dikkat eden bir arkadaşınız varsa bunu direkt olarak giymeden değiştirme şansına sahipsinizdir. Ancak bir de pazarlardan giyim eşyası alan teyzelerimiz ve ninelerimiz var. Bunlar üzerinde ne yazdığına asla dikkat etmezler, onlar için önemli olan üstlerini örtmesi ve rengidir. Bu yüzden kimi zaman çeşitli teyzelerin üzerinde böyle yazıların bulunduğu t-shirtler görebilmekteyiz, ve komik durumlarla karşılaşmaktayız.

Aşağıdaki resimlerde durumu abartan çeşitli bodyler göreceksiniz. Türkiye’de bunları görmek imkansız tabii ki :)

Popularity: 1%

Geçmişten Günümüze Aynı Kalan Şehirler

021

Avrupa şehirciliğinin çok güzel bir özelliği vardır. Adamlar hiçbir zaman eski ve tarihi binaları yıkıp yerine rant sağlamak için yenilerini dikmemişlerdir. Her zaman için şehri dışarıya doğru büyütüp şehrin banliyölerin denilen yeni binalardan oluşan dış mahalleler oluşturmuşlardır. Böylelikle hem yıkım ve harfiyat gibi milli ekonomiyi zarara sokan bir israfa girmezler, hem şehrin dokusunu ve beşeri yapısını bozmalar, hem de dışarılar doğru büyürüken daha düzgün, altyapısı sağlam kentler kurarlar. Şehre yeni gelen göçler dış banliyölerde yaşar ve eski şehirde yaşayanları birlikte getirdikleri sorunlarla sıkmazlar.

Yıllar sonra da sen ve ben gibi yurdum insanları bu tarihi kentleri turistik olarak ziyaret ederiz ve “Vay anasını ne güzel kentler yapmış adamlar” diyerek ağzımız açık bakarız. Londra, Paris, Amsterdam, Roma, Milano, Berlin vb. bir çok Avrupa kentinde 1700′lerden kalma binalarda yaşayan insanlar bulunmaktadır. Restorasyonları yapıldığı sürece bu binalarda da yaşamaları devam edecektr de.

Peki bizler ne yapmışız? İzmir için konuşmak gerekirse Rumlardan kalma bütün 2 katlı, cumbalı yalıları yıkmışız İzmir’de.  İzmir’in Karşıyaka sahilinden Göztepe sahiline kadar bütün sahil şeridi denize sıfır yalılardan oluşurmuş. Her yalının denizde iskelesi, ve deniz banyosu olurmuş. Ancak 1950′lerde başlayan apartman modası ile birlikte Osman Kibar’ın belediye başkanlığı döneminde bütün sahil şeridindeki Arnavut kaldırımları sökülmüş, yollar asfaltlanmış, yalıların yıkılıp yerlerine 7′şer katlı apartmanlar dikilmesine izin verilmiş. Böylece İzmir’in Kordon’u bugünkü betonarme Çin Seddi gibi dizilmiş apartman görünümüne kavuşmuştur.

Aşağıdaki resimlere bakınca yıllar önce çekilen kent fotoğraflarının çekildiği noktadan günümüzde yeniden fotoğraflanarak hala aynı yapıyı koruduğunu gösteren sanatsal bir çalışmaya tanık olacaksınız.

Popularity: 1%

1 / 11312345»...Son »