Categories

A sample text widget

Etiam pulvinar consectetur dolor sed malesuada. Ut convallis euismod dolor nec pretium. Nunc ut tristique massa.

Nam sodales mi vitae dolor ullamcorper et vulputate enim accumsan. Morbi orci magna, tincidunt vitae molestie nec, molestie at mi. Nulla nulla lorem, suscipit in posuere in, interdum non magna.

Turkcell-im Benimle Her Yerdeyim

Turkcell-im Benim

Turkcell-im Benim Turkcell’in yeni bir hizmeti bildiğiniz üzere. Bu hizmetle birlikte cebinizden MMS’le ya da bilgisayarınızla, cep telefonunuz ile  çektiğiniz fotoğrafları internete koyup ister diğer insanlarla paylaşıyor, isterseniz kendiniz için yedekliyorsunuz.

Ben bu hizmetin reklamlarında Kenan Doğulu’nun yaptığı gibi 20 tane kızla fotoğraf çekilip internete koyacak değilim. Ancak işte bu aralar gittiğim yerlerden güzel görüntüler, manzaralar çekip yollayacağım bu Turkcell-im Benim’e.

Peki bana sorabilirsiniz neden böyle boş bir işle uğraşacaksınız MeGu Bey diye? Hemen sıralayayım;

  1. Yeni telefonum N80’i almadan önce böyle bi hayalim vardı, bir yere gidip güzel bir foto çekip onu hemen internete koyabilmeliydim. Bunu Flickr’da yapacaktım ama daha sonra Flickr’a PaintShop’da renkleri düzeltilmiş, efektlenmiş fotolarımı koymaya karar verdim. Bu hizmet ile birlikte çeker çekmez fotoyu nete koyabileceğim.
  2.  31 Ağustos 2007 tarihine kadar 4040’a MMS yollayarak yayınlayacağım bütün resimler bedava hatta BELEŞ olacak.

Ben de hemen üye oldum, ilk MMS’imi attım. İşteydim ve etrafta çekecek ilginç birşeyler yoktu. Dayanamadım avuç içimi çektim, en yakın ve ilginç şey o geldi 😀 . Hem yabancı değil kendisi, her erkeğin olduğu gibi benim de ilk sevgililerimdendir 🙂

Eda Suner Televizyona Çıkıyor

Eda Suner KanalTürk Kadınlar KlübündeGünce aleminin 10 parmağında 10 marifeti bayan zatlardan bacım Eda Suner 3 Temmuz saat 14:00’de KanalTürk kanalında yayınlanan Kadınlar Klubü programına konuk oluyor. Son dönemlerde yaptığı ilginç tasarımlar, süslemeler ve çılgınlıklarla günce aleminde çok tutulan Eda Suner’i merak edenler kaçırmasınlar.

Ayrıca aldığım son duyumlara göre, Eda Suner’e Özcan Deniz ile birlikte bir dizide başrol teklifi gelmiş, Benimle Dans Eder Misin’de yarışmacılık, Şarkı Söylemek Lazım’da ise jüri üyeliği teklifi yapılmış ancak bütün bu teklifleri annesi izin vermiyor diye ve Türkan Şoray kanunları geçerli olduğu için reddetmek zorunda kaldığı söylentiler arasında. 🙂

Eda Suner’in Websitesi için Tıklayınız

Seçim 2007 Üzerine Tahminler

Son günlerde çok fazla seçim programı izliyorum. Çok yakından takip ediyorum gündemi, hergün hangi lider ne demiş, ne vaadidiyor, kim hangi programa çıkıp ne demiş. Bilinçli bir seçmenim, Türkiye’nin geleceği için endişeleniyorum ve yakından ilgileniyorum.

Seçim 2007Türkiye Cumhuriyeti tarihi boyunca hiç bu kadar kutuplaşmamıştı. Kutuplaşma AKP’yi destekleyenler ve AKP’ye karşı olanlar olarak karşımıza çıkıyor. Bu kutuplaşma umarım ülkeyi çıkmaza götürmez, umarım herşey demokratik yollar ile çözüme ulaşır.

Benim gözlemlediğim ve kamuoyu araştırmalarından da çıkarttığım üzere AKP gene birinci parti olarak %35 ila %40 arasında bir oya alacak, ancak 2002 seçimlerindekinden daha az milletvekili çıkartacak çünkü bu sefer barajı sadece CHP değil MHP’nin de kesin açacağına inanıyorum. Ancak gene de AKP 275’den fazla milletvekiline sahip olarak tek başına hükümeti kurup iktidar olabilecek. Ancak bu sayı ne meclis başkanı seçmesine ne de cumhurbaşkanı seçmesine yeteri olacak.

CHP’nin zaten barajı geçmesi garanti gözlemlerime göre en mantıklı geleni %20 civarında bir oy alması. CHP’nin DSP ile ittifak yapması, cumhuriyetçi ve laik yüzü, yapılan mitinglar Deniz Baykal’ın başarısız yönetimine ve siyasetine rağmen CHP’yi ayakta tuttu. Umarım DSP seçimlerden sonra ayrılarak mecliste CHP’nin gücünü azaltmaz, kendi kendine bir grup kurma hayallerine girmez, çünkü bu hem seçmeni kandırmak olur hem de bir sonraki seçimlerde tepki olarak düşüşe sebep olur.

MHP’nin de barajı geçerek yeni mecliste yer alacağına kesin gözüyle bakıyorum. Hükümetin ABD ve K.Irak politikalarında yetersiz kalması, son dönemlerde artan PKK saldırıları ve şehit cenazeleri MHP’nin oy potansiyelini yükseltiyor. MHP bundan önce Abdullah Öcalan’ın yakalandığı dönemde de şaha kalkmış ve birinci parti olarak meclise girmişti. Gene milliyetçi ve saldırgan politikalar izleyen MHP de meclise girecektir. %10 ile %15 arasında bir oy almasını bekliyorum.

DP eğer Anavatan ile birleşmesini gerçekleştirebilseydi, barajı geçmesine, hem de kıl payı değil %15 gibi bir oy oranı ile geçmesine kesin gözüyle bakardım. Ancak DP ve Anavatan seçmenlere birleşeceğiz sözünü verip de birleşmeyerek, üstelik bir de çocuklar gibi birbirlerini suçlayarak seçmenleri çok kızdırdı. Bir çok seçmen bu birleşmeyi bekliyordu, sevinmişti, ancak şimdi kızgınlar ve oyları başka partilere kaydı. Bu yüzden DP’nin barajı geçip geçememesi şu an şaibeli. Eğer geçerse %10-11 arasında bir oy alarak geçecek.

GP ise geçen seçimlerde büyük bir süpriz yaparak %7.5 gibi bir oy almayı başarmıştı. Bu başarısının üzerine AKP’nin hedefi olup Cem Uzan ve parti çökertilmeye çalışılmıştı. Bu seçimlere de çok iddalı giren GP’nin barajı geçme şansı bulunuyor kanımca. GP değişik vaadleri ve izlediği seçim politikasıyla ilgimi çekiyor. DP’nin Anavatan ile birleşememesi ile oradan kayan bazı oylar GP’ye gelmiş olabilir. Genç Parti barajı geçerse %10 ile %12 arasında bir oy alarak geçebilir. Geçemezse zaten %10’dan aşağı kalacaktır.

DTP ise, bağımsız olarak 15-25 arasında bir milletvekili sokacak meclise. Bu bağımsızlar da daha sonra DTP’ye katılacaklar ve DTP mecliste yerini almış olacak. Böyle bir kurnazlık, böyle bir oyunla da DTP baraj ve bağımsız adaylık sisteminin meşruluğunu ve işe yararlığını sarsacak, belki de bir sonraki seçimde bu sistem değiştirilmek zorunda kalacak. Siyasi Seçim 2007

Bu seçimde AKP’yi destekleyen büyük bir çoğunluk var. AKP’ye karşı yapılan  mitinglerle her ne kadar çoğunluk bu hükümete karşıymış gibi görünse de %40 gibi bir çoğunluk hükümetten memnun. Açık konuşmak gerekirse yüksek enflasyon döneminin sona ermesi, istikrar ve çeşitli sosyal hizmetlerin kalitesinin artması, bütçe açığının düşmesi gibi başarıları olduğunu kabul ediyorum. Yiğidi öldür hakkını ver demişler. Ancak uzun dönemde AKP’nin uyguladığı ekonomik politikaların başarısızlığa uğrayacağına inanıyorum. Ekonomi şu anda göstermelik bir şekilde düzgün ilerliyor. Tamamen istikrar ve yurtiçine giren yabancı sıcak paranın etkisiyle para piyasası dengede, ödemeler dengede duruyor. Ancak dışa bu kadar bağımlılık en ufak bir terslikte dengeleri bozacaktır. Düşük döviz kuru ile ihracatçı ve çiftçi vuruluyor, ithalat destekleniyor.

Sanayi ve tarımı bu kadar zorlayan makro ekonomik şartlarla ben büyümenin sürdürülemeyeceğini ve kalkınmamızın hiçbir zaman gerçekleştirilemeyeceğini düşünüyorum. Bu yüzden de oyumu AKP’ye vermiyorum. Laiklik ve diğer gerici sebeplerden ötürü değil, ekonomi politikalarına güvenmediğim için vermiyorum. Çünkü o laiklik ve diğer sebeplerinde bazı dış güçler tarafından bize empoze edildiğini, bu ülkenin ister AKP ister başka güçler tarafından zorlanarak cumhuriyetçi ve laik rejimden başka yönlere saptırılamayacağını düşünüyorum.

Herkes lütfen gidip oyunu kullansın. Temsilde adalet mecliste sağlansın. Ve seçimin sonuçları ister hoşunuza gitsin ister gitmesin, kabullenin. Demokratik bir ülkede yaşıyorsak, seçimlerin sonucuna sonuna kadar saygı duymamız gerekir. Çoğunluk ne istiyorsa, o olur…

Son Günlerde Neler Oluyor?

Efendime söyleyeyim farketmişsinizdir bu Haziran ayı çok berektsiz geçti güncem için. Yazıp yayınladığım yazı sayısı daha önceki aylara göre çok çok düştü. Peki siz bana sormak istemez misiniz ne oldi sana ne oldi böyle diye? Siz sormadan ben anlatıvereyim şu Haziran ayımı…

  •  Finallerim vardı, çok çalıştım efsanelik yaptım vizesine girmedim bir dersimi bile geçtim.
  • Okulun son dönemleriydi, okulda çok vakit geçirdim, 4 yıldır okulum ile alakam olmamasına rağmen son 1 ay doya doya yaşadım, keşke daha çok takılsaymışm hayat varmış okulda 😀 Baloydu mezuniyetti falan derken kaptımışım kendimi.
  • Kordon çok güzel, bira soğuk, arka arkaya biraver içmek ideal 😀 Kim ne yapsın günce yazısını 😀
  • Okulun bitmesi ile birlike iş hayatına atıldım. Ben de artık bir sanayici, tekstilciyim, dış ticaret uzmanıy, işçiyim. Anlayacağınız işi öğrenip kapmak ve pişmek için her alanda kullanılıyorum, eşek gibi çalışıyorum, bu sıcakta popomda şelaleler akıyor. Bilgisayar başında ofis ortamında olmadığım için yazı yazmak falan yalan.
  • Yazın gelmesi ile birlikte ayıptır söylemesi İzmir’den göçtüm, Çeşme’ye yerleştim. İşten çıkıyorum Çeşme’ye gidiyorum, bu sebeple bilgisayar başında olamıyorum bu da yazı yazmam için yeterince engel teşkil ediyor.

Anlayacağınız gibi pek yazamıyorum. Belki şu N80’in yazılımını güncelletirsem mobil olarak Çeşme’den yayın yapabilirim. Ya da işte biraz bilgisayar başında vakit ayırabilirsem kendime o zaman bol bol yazıcam. Ama bu sıralar işte haftada 2-3 yazım ile idare ediceksiniz artık ne yapalım 🙂

Çivi ile çivi

Çivi çiviyi söker mi diye sormuştum ankette. İlk başlarda büyük bir çoğunluk evet dedi, sonra zaman içinde eşitlenir gibi oldu anket sonuçları. Son durumda Söker diyenler %56 iken Sökmez diyenler %44 oranındaydı.

Ben de bunun üzerine düşündüm. Anketi açtığım zamanki düşüncem Söker yönündeydi ancak şu anda bir daha sorsam kendime Sökmez derim. Çivi çiviyi sökmez, eski çiviler kalır, yanına yenileri eklenir. Eski çiviler bir hatıradan bir ibaret, ve ibret olarak dururlar, zamanla da paslanır ve çürürler 🙂 Zaten eski çiviyi sökücem diye yeni çiviyi yamultup kırmaya hiç gerek yoktur 😀 Yenileri ile yaşamaya devam ederiz…