Categories

A sample text widget

Etiam pulvinar consectetur dolor sed malesuada. Ut convallis euismod dolor nec pretium. Nunc ut tristique massa.

Nam sodales mi vitae dolor ullamcorper et vulputate enim accumsan. Morbi orci magna, tincidunt vitae molestie nec, molestie at mi. Nulla nulla lorem, suscipit in posuere in, interdum non magna.

Abe Oş Geldin 2008

 

Hoşgeldin 2008

Herkesin yeni yılını kutlarım. Umarım 2008 aradığım o huzuru bana ve herkeslere getirir. Yeni yılı Alessandra Ambrosio, Izabel Goulart, Miranda Kerr, Adriana Lima, Karolina Kurkova, ve Selita Ebanks yengelerinizle kutlayacağım. Rahatsız etmeyin 2009’a kadar 🙂

Öptmmm baaaayy…

Bunlardan İstiyorum!

Bunlardan İstiyorum

Evet evet bunlardan istiyorum. Hepsinden birer tane istiyorum.

Vakti zamanında internet aleminde keşfettiğim I Want One Of Those adlı Geek alışveriş sitesine çok özenmiştim. Pound üzerinden pahalı bir alışveriş olmasına rağmen insanın aklına şeytan giriyordu Türkiye’ye getirtmek için.

Şimdi girişimci bir arkadaşımız, bu ürünleri yavaş yavaş Türkiye’ye getiriyor. Bunlardan İstiyorum.com adresi aldında. Arkadaşlarıma ufak birer hediye olarak aldım bu siteden birkaç birşey. Ama kendime istediklerim için daha gözümü karartıp o kadar masrafa giremedim.

Ama sorun değil, eğer 20-40 yaşları arasında güzel bayanlar bana bu sitedekilerden alacaklarsa eğer, köleleri olmam karşılığında seve seve kabul edebilirim 🙂

Evet bunlardan istiyorum!!!!! İdare edemem 🙂

Derdi Yoktur Ama Gözü Hep Yaşlı Kız Modeli

Derdi Yok Ama Gözü Hep Yaşlı Kız 1

Böyle bir kız modelimiz var elimizde. Derdi yoktur ama gözü yaşlı olanı…

En azından öyle görünürler ama aslında içten içe dertlidir bunlar. Kendilerine kabul ettiremezler.

Ağlarlar, ağlamasalar da gözleri dolar, uzaklara dalarlar, yakar bir sigara. Çalan eski romantik bir şarkıda mesela. Eşlik eder şarkıya içtenlikle. Ya da sanki mutlu değillermiş gibi sürekli acıklı aşk şarkıları dinlerler. Anlam veremezsiniz, ne zevk alıyor mutlu ve dertsizken bu kadar acıklı şarkılardan.

Ama hepsinin vardır geçmişinden kapatamadığı bir yarası…

Aman dikkat edin…

Türkiye Ekonomisi Yalanlarla Nereye Gidiyor?

EkonomiKişi başına düşen milli gelirdeki artışın önemli bir kısmı acaba döviz kurunun düşüşünden kaynaklanıyor olamaz mı?

Peki ya ihracatta kırılan rekor? Kur düşüşü ve Euro-Dolar paritesindeki büyük değişimden ötürü olamaz mı?

Enflasyon peki %5 hesaplanırken %10 çıkıyor. %100 sapma var, çok büyük bir oran, 2 katı.

Basit bir dille anlatacağım. Ortalama milli gelirin 5000YTL olduğunu düşünelim. Dolar kuru 1.45YTL iken 3448$’lık bir milli gelir istatistiği oluşuyor. Bir sonraki sene milli gelirin YTL bazında %10’luk enflasyon oranında arttığını düşünelim. Bu artış enflasyonla eşit olduğu için aslında bir zenginleşme göstergesi değildir. Milli gelir 5500YTL oldu, ancak 1 sene sonra dolar kuru 1,25YTL seviyesinde oluştu. Böylelikle ortada bir zenginleşme olmamasına rağmen milli gelir dolar bazında 4400$ olmuş oluyor. Tamamen sayısal bir yalan…

İhracat verilerinde de bazı soru işaretlerim var kafamda. Gözlem gazetesinde okuduğum bir makaleye göre ihracatın artışı da çok gerçekçi değil. Zaten tekstil sektörü içinde olan biri olarak ihracatçıların durumunu canlı olarak gözlemliyorum, ancak gazete ve televizyonlarda çıkan ihracat rekoru haberlerini anlayamıyorum. Bu döviz kurlarıyla ihracatçı maliyet ve dolayısı ile fiyat tutturamıyor, bu yüzden de bir çok işi daha ucuz maliyetli başka ülkelere kaptırıyor. Ancak medyamıza göre herşey güllük gülistanlık.

Türkiye’nin yaptığı ihracatın %50’si Euro bazında Avrupa ülkelerine gerçekleşiyor. Basit ve gerçek olmayan rakamlarla bunun ihracat rakamları üzerinde ne gibi bir etkisi olacağını açıklamak istiyorum. Euro-Dolar paritesi 1,20$ iken yapılan 40Milyar Euroluk ihracat, 48Milyar $’a eşit oluyor. Ancak bir sene sonra, ihracat rakamınız gene 40Milyar Euro iken, dünya piyasalarındaki hareketlenmeler sonucu Euro-Dolar paritesi 1,40$ seviyesine geldiği için, ihracatınız otomatikman dolar bazında 56Milyar $ seviyesine yükseliyor. Hiç bir değişiklik yokken bir anda 8 Milyar $’lık bir artış gerçekleşiyor rakamsal olarak. Böyle ihracatınız rekora koşmuş oluyor.

Bir başka konu da enflasyon. Bir ekonomik tartışma programında, değerli profesörlerimizden biri üstünü başını parçalıyordu. Herşey çok iyi değil, aslında gizli bir kriz var, örtbas ediliyor, ekonomide işler iyiye gitmiyor diye… Kendisinin dediği aynen şuydu.

1990’lı yılların ortasında, enflasyon seviyesi %80’lerdeydi ancak bunun %70’lik kısmı Türk Lirasının döviz karşısında değer kaybedip, kurların yükselmesinden ötürü kaynaklanıyordu. (Zaten enflasyonun kelime anlamı paranın değer kaybetmesidir) Ancak bugünlerde enflasyon %5 hedefleniyor, döviz kurları tam tersine aşağıya düşüş eğiliminde, yani Türk Lirası değer kazanıyor, ancak yıllık reel enflasyon %10 seviyesinde çıkıyor. %100’lik bir sapma gerçekleşiyor, kurların düşüşüne rağmen. Bu gizli bir krizdir, ekonomide doğru gitmeyen birşeyler vardır, ancak örtbas edilmektedir.

Umarım bu örtbaslar sonucunda daha büyük krizlere yol açılmaz. Türkiye kendi kendine yetebilmesi gereken bir ülkedir, bu ekonomik durum iyi gibi dursa da, bu ülke ve sanayisi bir başka büyük krizi daha kaldırabilir mi inanın düşünmek bile istemiyorum…

Kısa Kısa Aralık 2007’den

  • Aralık yılın en garip aylarından, içinde gizli bir hüznü var. Havanın da bir anda soğumasıyla insanın içini burkuyor, bunalıma girmek için güzel bir ay 🙂
  • Bir Zippom vardı, yoktu ortalarda, arayıp bulayım dedim 2 saniyede buldum. Meğersem çok da kayıp değilmiş. Gazladım yakıyorum arada sırada zevkine, sigara içmeyen biri olarak 🙂
  • Bir arkadaşım farketmiş ben de dikkat ettim doğru. Genelde MSN’de falan çoğu cıvık şeylerim için “🙂” ve “😛” gülenyüzlerini kullanıyorum. Ancak ciddi birşey yazdığım zaman noktalama olarak “” ve daha fazlası kullanıyorum. Anlaşılması kolayım demekki…
  • Yılbaşı geliyor. Hiç sevmem… Zoraki eğlence programları, partileri yapmak gerek. Evet ben de sürüden bir koyunum 🙂
  • Ekonomik olarak daralmaya başlıyorum, haftasonları, bayram üstüne yılbaşı, üstüne bir de Uludağ projesi. Neyse yananı görür Allah. En kötü ihtimal İşBenk Ek Hesabımız sağolsun 🙂
  • Bencilleştiğimi hissediyorum. Başkalarını düşünmektense artık önce ben diyorum. Ben böyle değildim ama artık önce Can sonra Canan. Var mı bana önce Canan dedirtebilecek bir baba yiğit? Tahminen 1 yıl içinde Allah cezamı vericek. Nereden mi biliyorum? Daha önce de verdi 🙂
  • Milli Piyango’ya bel bağladım. Oturup düşünüp deli deli hayaller kuruyorum. Büyük ikramiye çeyrek bilete çıkacak. 4 tane çeyrek biletim var. Ancak bi tane daha almam lazım, sonu 5 ile biten hem de. 2 tane son rakamı 8, bir tane 4, bir tane de 0 var. 25 milyon YTL büyük ikramiye. Böl 4’e. 6,25milyon YTL. İbne yapar adamı o para of of of 🙂 Gerçi bana 5milyon YT L ikramiyesi çıksa da yeter. Hadi onu da geçtim şöyle bi 20-30bin YTL çıksın fena mı olur? En kötü ihtimal 500YTL çıksın gidip 2 adet 500’lük kazı kazan alayım 🙂 Talih kuşu duy beni gör beni pırtla üstüme artık…
  • Fabrikadaki boxerlarımızdan biri yaşlılıktan, öteki de onun ölümüne dayanamayıp kederden öldü. Bir gün televizyonda Husky gördük, ne güzel köpek dedik. Ertesi gün çat kapı bir Husky çıktı geldi, sokağa atılmış, açlıktan kırılan halsiz ve hamile. Hala burada ne sahibi aradı, ne de terketti gitti bizi. Var bu dünyada gizli güçler valla…
  • 4 saatlik bir periyotta; Sütlü çay + Somon Fümeli Sandwich + Kola + White Chocolate Mocha + İnce belli çay + Kabak Çekirdeği + Orta Türk Kahvesi + 2 saat boyunca çekilen Elmalı Nargile + Doğalgaz = KUSMUK 😀
  • Bu ay 12 aylık bir taksitlendirmelerimden biri bitti. 12 ay önce kime öle kim kalaydı…
  • 25 Aralık tarihinin de aklımda kalmışlığı vardır, tarihli bir tarihtir.
  • Çok üşüyorum bazen, sürekli bekliyorum hasta olacağım diye ama olamadım hala. Acaba her sabah ağzıma tıkılan Müftüoğlu’nun Omega 3‘leri mi bunu sağlayan?