Categories

A sample text widget

Etiam pulvinar consectetur dolor sed malesuada. Ut convallis euismod dolor nec pretium. Nunc ut tristique massa.

Nam sodales mi vitae dolor ullamcorper et vulputate enim accumsan. Morbi orci magna, tincidunt vitae molestie nec, molestie at mi. Nulla nulla lorem, suscipit in posuere in, interdum non magna.

Cevat Güler Bir Teknik Direktördür

Cevat Güler Bir Teknik Direktördür

Fenerbahçe galibiyetinden sonra, yapılan bazı yorumlar hiç hoşuma gitmedi. Kötü niyetli değil belki de ama yanlış ve kırıcı. Spor yazarlarından bazıları Galatasaray’a övgüler yağdırıyordu ama Cevat Güler’i bozdurup bozdurup harcayarak.

Galatasaray’ı tebrik etmek lazım, azimle inanarak, teknik direktörsüz Fenerbahçe’yi yendi

Özür dilerim ama itirazım ve maruzatım var…. Cevat Güler, Arthur Zico ne kadar teknik direktörse, o kadar teknik direktördür. 1983 yılından beri çeşitli takımlarda antrenörlük yapmış, bir çok altyapı programında görev almış, kondisyon üzerine yoğunlaşmış bir spor akademisi hocasıdır. 15 yılı aşkın bir süredir de lisanslı teknik direktördür.

Hayatından kısaca bahsetmek gerekirse;

1959 yılında Ordu’nun Perşembe ilçesinde doğan Cevat Güler, 1981 yılında Anadoluhisarı Gençlik ve Spor Akademisi’nden mezun oldu. Okul yıllarında futbolun yanında jimnastik ve atletizmle de yakından ilgilendi. Amatör lisanslı olarak voleybol ve futbol oynadıktan sonra 1983 yılında Küçükköy Kültürspor’da antrenörlüğe başladı. 1985-1997 yılları arasında Gaziosmanpaşa’da futbol altyapı antrenörlüğü görevini üstlenerek, Türk futboluna birçok genç yetenek kazandırdı. Hatta onun döneminde Gaziosmanpaşa’ya ‘altyapı fabrikası’ unvanı kazandırdı. Bu dönemde genç takımlarla 2 kez İstanbul, 1 kez de Türkiye gençler şampiyonluğu kazandı. 1997 yılında teknik direktörlük diplomasını aldı. 1997-2000 yılları arasında

Beşiktaş‘ın altyapısında çalıştı. Özellikle Nihat Kahveci, Yasin Sülün, Tunç, İlhan gibi genç yıldızların A takıma yükselmesinde büyük rol oynadı. Beşiktaş’tan sonra iki sezon çalıştığı Yıldırım Bosna’yı 3. Lig’den 2. Lig’e çıkarmayı başardı Cevat hoca. 2002 yılında ise Fatih Terim döneminde Sarı-Kırmızılı takımda kondisyoner olarak göreve başladı. Hem sezon başı antrenman programları yapıyordu hem de sakatlıktan çıkan oyunculara kondisyon yüklüyordu.

Bir yandan yeşil sahalarda görev yapan Cevat Güler, bir yandan da akademik kariyerini devam ettiriyordu. 1989 yılında İstanbul Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü’nde egzersiz fizyolojisi dalında lisansüstü (master) diplomasını alan Cevat Güler, futbolda performans artırımını konu alan akademik çalışmalarını sürdürüyor. Ayrıca İstanbul Üniversitesi Beden Eğitimi Bölümü’nde okutmanlık yapıyor.

Kaynak: (SporX)

Re Re Re Ra Ra Ra Gassaray Gassaray Cim Bom Bom

 Re Re Re Ra Ra Ra Gassaray Gassaray Cim Bom Bom 2

Çok keyifli bir Pazar akşamıydı… Fenerbahçe’yi yenmemizin yanı sıra, bütün Fenerbahçelilerin o ukalaca “Siz bizi ne zaman yendiniz ki, kocanızız biz sizin, çok rahatız” tavırlarına çok güzel bir karşılık oldu. Çok şımarmışlardı 🙂

Demekki önemli olan inanmak, önemli olan istemekmiş… Teknik direktörü istifa etmiş, yabancı transferleri sakat, çoğunluğu Türk oyunculardan oluşan Galatasaray, Brezilya Devşirmelerinden oluşan FeBe’yi Ali Sami Yen’e gömdü 😀

Neşeliyim farkettiğiniz üzere, her maçta şansızlıklar bizde olurdu, bu sefer FeBe’ye gülmedi top.

Neyse efendim derbiden güzel kareler var aşağıda buyrun…

 Re Re Re Ra Ra Ra Gassaray Gassaray Cim Bom Bom 1Re Re Re Ra Ra Ra Gassaray Gassaray Cim Bom Bom 3Re Re Re Ra Ra Ra Gassaray Gassaray Cim Bom Bom 4Re Re Re Ra Ra Ra Gassaray Gassaray Cim Bom Bom 5

En Ufak Olmak

Ufak olmak

Bilir misiniz siz hiç en ufak olmanın nasıl birşey olduğunu?

Ben bilirim… Çünkü ben 4 çocuklu bir ailenin en küçük oğlu olan bir babanın sonradan çıkıp gelmiş en küçük 3 numaralı oğluyum. Soyağacında altımda bir nesil daha olsa da, o nesil benden yaşca büyük. Yani demeye çalışıyorum ki, kuzenlerimin çocukları bile benden büyük, hatta evlendiler… Baba tarafında en büyük kuzenim 50’li yaşlarını çoktan geçti, en genci ise 35’ini geçti…

Yani demek istiyorum ki kast sisteminin en altındayım… Tamam kabul, en ufak olmanın zamanında çok büyük yararları olmuş olabilir. Ama bu benim insanların gözünde hiçbir zaman büyümeyeceğim gerçeğini ne yazıkki değiştirmiyor. Ben her zaman ufak kalacağım…

Ben hiç benden ufaklara angarya iş yükleme tadına varamadım. Hiç sırf canım sıkkın diye ufaklarıma çatamadım. Hep çatıldım, hem angaryalandım…

O yüzden diyorum ki siz en ufak olmayı benden iyi bilemezsiniz 🙂

Angelic Fruitcake

Angelic Fruitcake

Bir anda aklıma geldi, Placebo’nun This Picture şarkısında geçen tatlı bir sözdür bu. Unutmuşum. Hafıza garip birşey, unuttuğun birşey bir anda aklına gelebiliyor.

Bu sözü bir arkadaşıma sarfetmiştim ben, samimi bir kız arkadaşıma. Muhabbet iyiydi, arkadaş ortamı falan, ama sonradan birbirimizi tüketmiştik sanırım, ya da ben tükenmiştim… Bir imkanını bulunca da uzaklaşmıştım. Ama kavgamız dövüşümüz olmamıştı, iyiydi, bazen uzaklaşmak iyidir. Kavga dövüş olmayınca, daha olgun insanlar olup da yılları devirince, aynı masada oturup kaldığınız yerden hafif bir sitemle belki de muhabbete, geyiğe devam edebilirsiniz de…

Resim DeviantArt – Apathetic-Muffin’den alınmıştır

İsmail Hacıoğlu ile İlişkiler Üzerine

İsmail HacıoğluBiraz eski bir yazı ama bir kaç hafta önce okudum ben de… İlk kez bir ünlünün düşünceleri ile bu kadar uyuşuyorum. Gerçi hepsine değil ama şaşırtıcı geldi benim için böyle düşünmesi. Belki de akran olduğumuzdandır… Biz yeni nesil erkekler olarak… Olgun bir adam olmuş İsmail Hacıoğlu. Kendisini ufaklık olarak Bir İstanbul Masalı’nda izlediğimiz günler sanki dün gibi… Ama üzerinden 5 yıl geçmiş. Buyrun okumayanlar için röportaj;

5 Şubat 2008 Kelebek röportajı

Kendinizden büyük kadınlardan hoşlandığınızı okudum, öyle mi gerçekten?

– Hayır, tam olarak öyle diyemem. Ben güzel kadınlardan hoşlanıyorum. Şimdiye kadar öyle denk geldi sadece, ama 19 yaşında birinden de hoşlanabilirim.

35-40 yaşına gelince, daha çıtır kızlardan hoşlanabilir misiniz?

– O yaşta en güzeli o zaten. Ama kimden ne zaman hoşlanacağımı bilemem.

“Güzel kadın severim” dediniz ama bundan kastınız nedir?

– Benimki, yüz güzelliğiyle alakalı bir durum. Tabii ki, vücut güzelliğine de bakıyorum! Kimse kimseyi kandırmasın önce iç güzellik diye… Önce gönlüne bakmıyorsunuz! Gözler bir kere temiz bakacak. Boyun ve ayaklar da çok önemli.

Çok şıpsevdi birine benzemiyorsunuz, kolay aşık olur musunuz?

– Ben bir kere aşık oldum sadece. Bir daha da olmam. Gerisi tekrar artık…

Bunu söylemek için çok genç değil misiniz?

– Artık bundan sonra, o ve türevleri… Ben zaten ona söyledim söylenecekleri, söylenecek bir şey kalmadı başkasına. Bundan sonra ben kime ne söyleyeceğim? Yani gerçekten inanarak mı söyleyeceğim? Demek ki, yalan söyleyeceğim! Yalan bundan sonra aşk, kimse kusura bakmayacak! Belki, kendimi de, karşımdakini de kandıracağım. Bu kandırmaca üzerine devam edeceğiz. Ama aşk bir kere yaşanır sadece.

Ceyda Düvenci ile yaşadığınız, ilk görüşte aşk mıydı?

– Evet, ilk bakışta oldu.

İlişkiniz çok konuşuldu, hakkınızda çok şey yazıldı. Bu ilişki sizi olgunlaştırdı mı ya da sizin için öğretici oldu mu?

– Dört yıl yaşadıktan sonra bir şey öğrenmedim ya da hiç keyif almadım diyemem. Birbirimize çok şey öğrettik.

Sürekli, sekiz yaş küçük bir adamla ne paylaşabilir denildi, bu sizi üzdü mü?

– Bunu bir köşe yazarı yazmıştı. Ceyda bir şeyler söylemiş onun üzerine de, “Zaten o yaşta bir adamla ne konuşulur ki” demiş. İki insan bir şey yaşıyorsa, üçüncü bir şahıs çıkıp onların hakkında konuşmamalı. Yani seninki doğru, benimki mi yanlış! Onlar zaten konuşamasalar, dört yıl beraber olmazlardı. 18 yaşındaki bir kızla 60 yaşındaki bir adam beraberse, neden birlikte olduklarını bilemezsiniz. Ayıp bir şey mi yapıyorlar? Sadece aşık olmuşlar ve birbirlerinin yanında olmak istiyorlar.

Sizce eski sevgiliden dost olur mu?

– Olmaz, ben öyle bir insan değilim. Eski sevgilimle görüşmem, benim sevgilim olursa da, ex aşkıyla görüşmesini istemem. Yapamam ben bunu.

Şu an bir ilişkiniz var mı?

– Hayır yok.

Hayalim Monica Bellucci’yle evlenmek

En büyük hayaliniz nedir?

(Gülüyor) Monica Bellucci ile evlenmek! Bana evet desin, 9.15 evlendirme dairesindeyim, 11 olmaz yani!

Evlilik demişken… Evliliğe bakış açınız nasıl?

Eskiden bir zorunlulukmuş: Okul ve askerlik biter, evlenirsin, iki de çocuk yaparsın… Benim böyle bir hayatım yok. Ben ancak benim hayatıma gönül veren biriyle birlikte olabilirim, ondan çocuk sahibi olabilirim. Ama o da yok yani!