Categories

A sample text widget

Etiam pulvinar consectetur dolor sed malesuada. Ut convallis euismod dolor nec pretium. Nunc ut tristique massa.

Nam sodales mi vitae dolor ullamcorper et vulputate enim accumsan. Morbi orci magna, tincidunt vitae molestie nec, molestie at mi. Nulla nulla lorem, suscipit in posuere in, interdum non magna.

Hoşgeldin İki Sıfır Sıfır Dokuz

 Mihriban ve Halime Yeni Yıl 2

Bir yıl daha geride kaldı. Bilirsiniz yeni yıl kutlamalarını sevmem, keko maganda kaynar ortalık, o yüzden evde arkadaşlarla yemeli içmeli hoş bir partiyi her zaman tercih ederim. (Bkz.Yeni Yıl Çılgınlığı ve Bıkkınlığı)

Neyse 2009’un klasik olarak herkese mutluluk, huzur, sağlık, para ve bıdı bıdı getirmesini dilerken, 2008’e elveda, 2009’a merhaba mesajını vermek üzere görevlendirdiğim hostes kızlarım Mihriban ve Halime ile sizi başbaşa bırakıyorum.

 Mihriban ve Halime Yeni Yıl 1

Arkadaşın Seninle Birlikte Olmak İstiyor

Evet işte benim bu sitenin ilk günlerinden beri sizlere anlatıp kabul ettirmeye çalıştığım acımasız hayat gerçeğini Sprite reklam yapmış, çok da güzel olmuş, benden daha etkileyici bir görsel şov hazırlanmış. Evet sevgili hanım kızlarımız, bayanlarımız, kadınlarımız. Arkadaşın seninle birlikte olmak istiyor!

Ateşle barutun fizik kuralları dahilinde bir arada duramadığı gibi, sağlıklı homo sapien bir erkek ve kadın arkadaş olamaz! Bunun çok güzel bir filmi de var Meg Ryan bile rol almış, When Harry Met Sally, yani türkçe vizyon adıyla Harry ile Sally Tanışınca. Harry bir kadın ile erkeğin asla dost olamayacağını söyle Sally’ye ve yıllar geçse de aradan bu sözünü ispatlar bu filmde. Hatta bana It Had To Be You adında, filmde Harry Connick Jr‘ın söylediği, orjinali Frank Sinatra ustaya ait bir şarkı da kazandırmıştır bu 10 üzerinden 10 numara film.

Herneyse konudan sapmamak gerekirse eğer, bir bayın bir bayan ile arkadaş olup birlikte olmak istememesi için bazı şartlar oluşmalıdır. Bunlardan bazıları şunlardır;

  1. Kadının birinci dereceden akraba olması gerekir. (Bacı pozisyonu)
  2. Kadının kızarkadaşınızın yakın arkadaşı olması gerekir. (Baldız pozisyonu)
  3. Kadının güzel olmaması ama çok güzel arkadaşlara sahip olması gerekir. (Kanki pozisyonu)
  4. Kadının en yakın arkadaşınızın kızarkadaşı olması gerekir. (Yenge pozisyonu)

İstisnalar ile bu liste daha da artırılabilir, ama varmaya çalıştığım noktayı anlıyorsunuz. 🙂

Issız Adam Üzerine

Issız Adam Afiş

Çok konuşuldu, ben de izledikten bir ay sonra kendi özgün düşüncelerimi tabii ki buraya döktürmek istedim. Bütün facebook ve MSN iletileri zaten Issız Adam’dan alınmış sözlerle bezeliydi son bir ay boyunca.

Issız Adam 3Filmi izlemek çok hoşuma gitti. Bir baharı andıran renkli kareler, sokak ve mutfak sahneleri, bir aşkın ufak bir kıvılcımdan kocaman bir yangına dönüşmesini izlemek çok zevkliydi. İnsanın yeniden aşık olası geldi izlerken, o içte hissedilen hoş duyguyu filmi izlerken hissetim.

Filmin ilk yarısı için çok sapık demiş birisi, bana hiç sapık gelmedi, demekki ben ıssız adamdan daha sapığım, o herifin ne halt ettiğini bildiğimden bilmeyenlere anlatabilecek seviyedeydim 🙂 En başta swinger yani eş değiştirme fantezisine takıldı bir evli çifte üçüncü oldu, anlamayanlara belirteyim 🙂

Issız Adam 4Ada çok ideal bir kızdı. Ekstra bir güzelliği ve seksiliği yoktu ama ulaşılması zor, ağzı yanmış tavrı ve duruluğu ile çok çekiciydi. Alper’i de belki bu çekmişti. Ukala konuşuyordu bazen ama bu da onun bir savunma mekanizmasıydı Alper ve benzeri erkekler için.

Herşey güzel gidiyordu, ulaşılması zor bir kaleyi fethetmişti ıssız Alper ama birşeyler tersti de. Fahişelerle yakaladığı o sapkın seks hayatını Ada’yla yakalayamazdı ama Onunla da tadından yanmayacak bir birliktelik, cinsellik yaşıyordu. Bir insanın sevdiği, hatta aşık olduğu biriyle seks yapması, dünyanını bütün fahişeleri ile yapacağı seksten daha zevklidir bence.

Issız AdamAlper’i daha da korkutan gelişme, Ada’nın Alper’in annesi Müzeyyen Hanım ile çok iyi anlaşıp yakınlaşması oldu kanımca. Alper’in kaçıp gittiği geçmişini, köklerini, Mersinliğini simgeleyen Müzeyyen Hanım’ın da bu kızı onaylaması onu daha da ürkütüyor. Kafasında bir sonraki adım olan evlilik ve  hayat birleştirme fikrine hazır olmayan erkekler için kızarkadaşınızın anneniz ile iyi anlaşıp kendi aralarında bir bağ oluşturmaları Elm Sokağı serisinden daha korkunçtur!

Ve sonunda film kopuyor ve ıssız adam büyük bir korkaklık gösterip, kendini ıssız bir adam olduğuna inandırarak Ada’yı terkediyor, belki de hayatının en büyük hatasını yapıyor. Çünkü bu tip şanslar çoğu kişinin hayatında sadece 1 kez karşısına çıkıyor.

Issız Adam 5Filmi izlerken çoğu Alper’in yapacağı hareketleri öngördüm. Ne zaman arızaya bağlayacağını, ne zaman Ada’dan ayrılacağını, hatta ayrılırken söyleceği sözleri bile kafamda o demeden söyledim aşağı yukarı içimden. Belki de ben ondan daha ıssızımdır, belki de hayat tecrübesi 🙂

Şu bir gerçek ki ben çoğu insan gibi ağlamadım sonunda. Herkesin acısı kendine daha büyük gelir, insanlar belki de öyle bir aşk yaşamadıkları için, özlem duydukları için ağladılar… Çünkü herkesin başından bu tip olaylar geçmiyor. Ama asla üzülmeyeceğim şey, ilişkide terkedenin kendini kahretmesidir. Bu beni asla üzmez. Kendi eden kendi bulur… Ne ekersen onu biçersin… What goes around comes all the way back around hatta 🙂 .Issız Adam 2

Filmi izlerken hayatımda farkettiğim tek eksiğin hiç ama hiç havuçlu tarçınlı kek yememiş olmam. Nasıl olur ki güzel midir acaba 🙂 Burger King çakallık edip menüsüne koymuş, bir de duyduğuma göre Starbucks’da da varmış. Ama ben bir kızın elinden yemeyi tercih ederim, içinde büyü olmadığı sürece 😛

Bir de karar aldım, askerden sonra çıkmayı düşündüğüm bekar evimde kesinlikle bir pikap olacak ve plak çalacağım. Manyak fantazi olur 🙂

Adettendir ahanda fragmanı;

Mental Masturbasyon 3 Yaşına GirMİŞ

 

Mental Masturbasyon 3 Yaşında

GirMİŞ diyorum farkındaysanız.

Kötüyüm ben kötüyüm, kötü bir günce yazarıyım 🙂

En başta Mental Masturbasyon’u kurduğum tarihi yanlış hatırlıyormuşum. Ben siteyi 25 Aralık 2006’da açtığımı sanıp da, 2 gün önce bir doğumgünü yazısı yazmaya kalkışıncaya kadar 18 Aralık 2006’dan beri buralara yazı attırdığımın farkında değildim 🙂  Geçmiş doğumgünü kutlu olsun diyerek yüzsüzlüğe vuruyorum…

Son bir aydır adam akıllı yazmadım, yazdıklarımda sabun köpüğü konular olan sinema, dizi vs… Ama yazacağım var elimde malzeme, ben de bitmez, aksine birikir.

Bir de anket yaptım o kadar, yeni yaşında yeni bir dizayn ister misiniz diye. Sağolsun çoğunluğunuz evet yeni dizayn isterük diye ayaklandığınız ve başıma başka bir angarya iş daha yıktınız 🙂 Güzel hoşuma giden yeni bir tema dizayn buldum, bir kaç sorunu var onların düzeltilmesini bekliyorum, sonra türkçeleştirip yeni görünümle yola devam edeceğim.

Neyse, Homer Simpson’dan yararlanıp şirinlik katmaya çalıştığım bu yıldönümü yazımda, Mental Masturbasyon’u yapmamda emeği geçen aşağıdaki kişilere de bir teşekkür etmek isterim;

  • Beni ben yapıp, adam gibi adam yetiştiren aileme 🙂
  • Zihnimin ufkunu genişleten, at gözlüklü bir robota dönüşmemi farkında olmadan sağlamış olan ilkokul, ortaokul ve lise hocalarıma. (Üniversite bana pek birşey katmadı da 🙂 )
  • İyi ve kötü günlerimde yanımda olan kankalara…
  • Ne yazarsam yazayım çemkirmeyen yengenize 🙂
  • Gelmiş geçmiş, iyi kötü bütün eski sevgililerime…
  • Kazık atan arkadaşlara
  • Eski dostlara
  • Yeni dostlara
  • Güncemi itinayle takip edip yorumlarda bulunan sizlere

teşkür eder, gözlerinizden öperim.

Nefes Filmi Geliyor

Nefes Filmi GeliyorUğur Yücel’in Yazı Tura filmini ilk izlediğimde işte olması gereken bu demiştim. Onlarca film yapılıyordu, ama hiç biri bu güzel ülkenin topraklarında yaşanmış gelmiş geçmiş en büyük acıya değinmiyordu. Taaki Yazı Tura filmine kadar. Bu film hem doğudaki terör yarasına, hem de yaşanan Marmara Depremi sorununa parmak basıp dikkat çekiyordu.

Şimdi ise Şubat 2009’da doğu terörüne daha da ağır bir şekilde bastıran bir film geliyor. Hakan Evrensel’in Güneydoğu Öykülerinden yola çıkılarak yapılan Nefes filmi, gündem yaratacak gibi duruyor. Filmim hikayesi kendi sitesinde şöyle betimleniyor;

Bir Yüzbaşının komuta ettiği 40 kişilik bir timin hikayesidir. 2365 metre yükseklikteki “Karabal” tepesinde bulunan bir röle istasyonunu korumakla görevlendirilen bu 40 askerin görevlerini yerine getirirken yaşadıkları acıları, sevinçleri ve yaşam mücadelelerini anlatır.

Filmi merakla bekliyorum, ama film hakkında bir beklentim varsa, bunun bir kahramanlık filmi olduğu kadar, bir de terörün ve savaşın bu ülkede konuşulmayan acı etkilerini de ele alacağı beklentimdir.

Ahanda Fragman;

Fragman 2

Fragman 3