Categories

A sample text widget

Etiam pulvinar consectetur dolor sed malesuada. Ut convallis euismod dolor nec pretium. Nunc ut tristique massa.

Nam sodales mi vitae dolor ullamcorper et vulputate enim accumsan. Morbi orci magna, tincidunt vitae molestie nec, molestie at mi. Nulla nulla lorem, suscipit in posuere in, interdum non magna.

Kısa Kısa Megu Ağustos 2009

  • Farkettim ki gene yazmayalı 12 gün olmuş. Doğrudur yazacak vakit bulamıyorum, kısa bir an bulsam bile yemişim blogu diyip yatıp uyuyup dinleniyorum. Sallıyorum yani 🙂 Bu kısa kısalarda olmasa kendime gelip toparlayıp yazamayaağım. Ama bu kısa kısaların arkası zaten uzun gelir.
  • Ramazan geldi hoşgeldi. 11 ayın sultanı. Çeşme’de ramazan apayrı. Mesela Alaçatı’ya gelmedi, ama Ilıca Plajına geldi. Herkes gönlünce yaşasın, karışmam, her koyun kendi bacağından asılır 🙂
  • Yengeniz memleket topraklarına geri döndü, bekarlık sultanlık bitti. Yaşasın meşrutiyet!
  • Kanka Yiit K.’da İsviçre’ye gitti, master ayağı göt ayağına 🙂 Kendisinin Swiss maceralarını Ateşini Yolla Bana sitesinden takip edebilirsiniz.
  • Bir tatile ihtiyacım var. Bu yaz yordu beni, he kriz, hem de işte artan sorumluluk yükü. Her zamanki gibi 2-3 günlük tatil değil istediğim. En azından 4 gün! Gülmeyin bizlerin yapabileceği tatiller bu kadar.
  • Üniversiteyi bitirmeye hiç bu kadar yakın olmamıştım 🙂 Tek dersim kaldı, bayramdan sonra da İstatistik tek ders finaline girip sonlandıracağım 1991 yılından beri süre gelen öğrencilik hayatımı. Bu da ayrı bir konu başlığı ilerleyen yazılarımda yazacağım.
  • Kış için planlarım çılgın. Kalmayacağım İzmir’de haftasonları. Bakalım bu sefer tükürdüğümü yalayacak mıyım?
  • Geniş Aile dizisi kışın da devam edecek Kanal D’de. Hastasıyım dizinin çok komik 🙂
  • Gün 48 saat olsa benim de hobilerim olur. Bu da başka bir konu başlığı bu da gelecek!
  • Twitter cidden hoşuma gitti. Çok yazan değil de az ama öz yazan ünlülerin Twitterlarını takip ediyorum. Mesala Vida Guerra’ya üye oldum, kız 10 dakika da birşey yazıyor. Hemen sildim… Takip etttiklerim yabancılardan Lily Allen, Katy Perry, Jimmy Fallon ve Ben Stiller. Yerlilerden ise Ahmet Hakan, Oray Eğin, Fatih Altaylı (ki sanırım fake), Selçuk Erdem ve Erdil Yaşaroğlu. Geri kalanlar eş dost blog aleminden. Anladınız siz benim tarzımı 🙂
  • Yutub.tv ile başım dertte. Kullandığım yazılım artık isteklerimi karşılamıyor. İçinde bulunan 1500 videoyu kaybetmeye hiç niyetim yok!

Alkatras Hapishane Oteli

tn

Almanya’nın Kaiserslautern şehrinde Alkatras adındaki bu otel aslında otele dönüştürülmeden önce gerçekten de şehir hapihanesiymiş. Hapishane boşaltılıp taşınınca bir girişimci burayı alıp, hapishane konseptinde bir otele çevirmiş. Odaların kapıları hapishane kapısı, açılır bir penceresi var, penceresi ise yukarıda ufak bir pencere olup demir parmaklıkla kapalı. Odanın ortasında açıkta tuvalet bulunuyor. Odaya yemek istediğinizde ise oda servisi kapınızı açmadan, kapıdaki pencereyi açıp size yemeğinizi veriyor. Kalması zor bir oda gibi bu. İnsana fenalık basabilir 🙂 Resimlerden siz karar verin 😀

Otel Odaları Ah Otel Odaları

Bir Murathan Mungan şiirinin Gülden Karaböcek tarafından yorumu olan bir şarkıdır Otel Odaları. Bu şarkının eşliğinde okuyabilirsiniz yazımı 🙂

Oteller kategorisinde yazı yazacağımı bundan yaklaşık 1 ay önce duyurmuştum. Bunda biraz da belki Ferhan Şensoy’un başlayıp da hiçbir zaman bitiremediğim Oteller Kitabı’ndan da esinlenmiş olabilirim. Ama gezip tozuyorum ve elimden geldiğinde her seferinde farklı ve daha önce kalmadığım bir otelde kalıyorum.

Bu deneyimlerimi buraan paylaşmak hem güzel bir kanyak olur, hem de insanları iyi bir otelde tatile yönlendirme olur. Genellikle tatil sitelerinde oteller, ajansların gözünden, bol bol fotoşaplı ve bol süslü laflar ile tanıtılır. Bizlerde bu tanıtımlara aldanır ve gideriz ama kimi zaman hayal kırıklığına uğrarız. Bu yüzden otelleri ziyaret edenlerin yorumları her zaman daha iyi bir geri dönüştür.

Yurtdışında bu tarz siteler mevcut. Otellerde gidip kalanlar, dönüşte memnuniyetlerini ya da memnuniyetsizliklerini bu sitelerden not vererek belirtiyorlar. Esasında proje olarak www.siberturist.com  ben de, böyle bir site kurabilirim ama uğraşamadığımdan beklemede. Şimdilik benim yorumlarımla idare edeceksiniz 🙂

İlk yazımı kaldığım bir otelden değil, Almanya’da ilginç bir otel tanıtımı ile başlıyorum 🙂

Asosyallik Çemberi

Asosyallik Çemberi

Asosyallik Çemberi aslında bir tezattır, ironidir, çelişkidir. Çünkü Asosyallik Çemberinin elemanlarının hepsi internette birer çığır açan sanal sosyalleşme servisidir. Bütün sanal sosyalleşme araçları bir araya geldi mi, çelişki yaratacak bir şekilde insana asosyallik kazandırır.

Eğer bu çemberdeki logoları bir bakışta tanıyabiliyorsanız, siz de sanal dünya ile asosyalleşme altında kalmışsınızdır. Sadece bir logo Türk internet kullanıcılarına uzak, gerisi yurdumda da meşhur olan servisler. Ben 7’de 6 yaptım. Türkiye’de 7’de 7 yapan adam interneti dünya çapında yaşıyor demektir.

Saat yönünde logolar: RSS; Flickr, Facebook, GMail, Tumblr (ki ilk kez duydum Türkiye’de yaygın değil, gerçi dünyada da çok değil bunun yerine başka birşey girebilirdi), Blogger ve Twitter. Bu çembere MSN, Myspace, Deviantart, Hotmail, WoW, Ogame gibi servisler de eklenebilir.

Sanal olarak sosyalleşicez derken hayattan kopuyoruz. Asosyalleşiyoruz. Birileri ile yüzyüze tanışıp samimileşmek varken biz internetten birileri ile tanışıp samimileşme yolu arıyoruz. Dışarıda tanıştığımız birini bile hemen Facebook’ta bulup, bir iki muhabbet edip MSN’e eklemeye çalışyoruz. Tanıdık bir mekanda gördüğümüz birini fıldır fıldır Facebook’ta arıyoruz, dışarıda dolanıp bulmak varken.

Neyse bu yazıyı yazmam bile aslında bir asosyallik 🙂 Millet dışarıda gezip tozarken ben evde ders çalışmak için kaldım, verdiğim arada da gelip buraya bunları döktürdüm…

Hadi size iyi sosyalleşmeler 🙂

Kürt Açılımı Derken?

Kürt Açılımı Derken?

Bir Kürt açılımı sözüdür dönüp dolanıyor. Kürtlerin sorunları varmış da, onlara açılıcakmışız, barış içinde yaşıyacakmışız, sorunlar çözülecekmiş. Pardon, ben farklı bir Türkiye’de mi yaşıyorum. Kürtlerin ne sorunu var?

Zamanında, geçmişte, Kürtlere doğuda kötü davranılmış, ilgisiz bırakılmış olabilir ama zamanımızda Kürtler’in kafasına takabileceği bir ayrımcılık, ikinci sınıf vatandaşlık ve dışlanmışlık söz konusu değildir. Ee nedir bu Kürtler’in alıp veremediği? Yoksa bu Akepe’nin başımıza çıkardığı bir yapay gündem mi?

Şöyle bir düşünelim. Kürtlere zamanında Avrupa ve Amerika’da farklı etnik yapılara uygulanan ırk ayrımcılığı yapılıyor mu? Yapılmıyor. Bu ülkede Kürt kökenliler ile Türkler yanyana komşu olarak yaşıyor. Kürtler Türklerden, Türkler Kürtlerden kız alıyor. Türkler Kürtlere, Kürtler Türkler iş veriyor, birlikte alın teri ile çalışıyor. Düğünlerde omuz omuza halay çekiyor, Türkiye Milli maçlarında tek bir yürek olup birlikte tezahürat ediyor. Bu ülke Kürt başbakan ve cumhurbaşkanları tarafından yönetildi.

Ee sorun nerede? Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu? Doğu’nun sorunu Kürt sorunu değil, ekonomik olarak geri kalmışlığın sorunudur. Doğu ekonomik olarak kalkındırılamazsa, doğulu gençler Türk Milli Eğitimi ile eğitilip, bilimsel ve analitik olarak düşünme sahibine kavuşturlmazsa bu sorun devam eder. Dağa çıkıp, ya da kaçırılıp PKK’ya katılanların bir kısmı sadece çaresizlikten katılıyor. Çünkü doğuda yapacak bir şey yok, iş yok, hayat yok, olan şey fakirlik ve töreler.

Türkiye Türklerindir! Bu söz yanlış anlaşılmamalı. Hürriyet gazetesinin sloganı değişmemelidir. Türkiye Türklerindir lafındaki Türk tanımı etnik köken değil, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığıdır. Kendini Türkiye Cumhuriyet’inin bir parçası hisseden herkes Türktür. Kürdü, Çerkezi, Lazı, Ermenisi,  Musevisi, Arabı, Süryanisi. Hepsi Türktür ve etle tırnak gibi tek parçadır. Bu ülkenin rengidir hepsi, kültürel zenginliğidir.

Bu etle tırnağı birbirinden ayrı göstermen vatan hainliğidir. Olmayan bir polemik yaratmaktır. İllerin resmi dilinin Kürtçeleştirilmesi, il adlarının değiştirlmesi falan bu ülkeyi zorla bölünmeye zorlar. Hoş kimsenin gücü buna yetmez, bu ülkenin mekanizmaları sağlamdır.

Tek korkum bu olayların faşist milliyetçiliği körüklemesi, Türk’ü Kürde, Kürdü Türk’e vurdurmasıdır. Allah sonumuzu hayır etsin, bu yanlış politikaları da AKP’nin sonunu getirsin.