Categories

A sample text widget

Etiam pulvinar consectetur dolor sed malesuada. Ut convallis euismod dolor nec pretium. Nunc ut tristique massa.

Nam sodales mi vitae dolor ullamcorper et vulputate enim accumsan. Morbi orci magna, tincidunt vitae molestie nec, molestie at mi. Nulla nulla lorem, suscipit in posuere in, interdum non magna.

Kankalarla Yeniden Buluşmak

Çok tatlı bir reklam bu, kim izlese “Aaaaaoouw” tepkisi veriyor ve sempatik buluyor çok.

Okulun günleri böyle çok neşeli olurdu hep. İyi dostları uzun süredir görmedikten sonra görmenin sevinci, güzel kızları yaz tatilinden sonra daha bir bronz şekilde görmenin heyecanı, yazın etkisi ile daha rahat geçen okul ortamı falan, çok güzel olurdu okulun ilk haftası. Ders falan da olmazdı, hocalarla tanışmak, kalem kitap bıdı bıdı eksikleri tamamlamakla geçerdi.

O heyecan artık çok uzak kaldı, ama tadı hala damağımda.

Bu video çocuk istemeyene bile çocuk istetebilir bu sevimlilikle. Biliyorum öyle yengeler var ki, “valla çocuğum böyle dans edecekse doğuruveririm bir tane” gibi iddialı laflar edebilen 🙂

Ama gene en güzelini bu reklam için üniversiteliler yapmış. Teknik üniversitede kafayı doğal olarak kıran İTÜ öğrencileri aşağıdaki bu reklamı tiye alan videoyu çekmişler… O da komik kabul edin 🙂

Sahil Kasabasında Emeklilik

Sahil Kasabalarından Biri Bodrum

Hani derler ya malı mülkü satıp, şehirden kaçıp yerleşicem Bodrum’a diye… Ben anlamazdım o tipleri, mis gibi şehirde yaşamak varken ne gereği var derdim. Taaki bu sene biraz bıkana kadar.

Bu yıl Çeşme’de yazlıkta kalma da rekor kırdım. Haziran 19’da temelli göçtüm, ve bugün Eylül 27’de İzmir’e geri göçtüm. 3 ayı aşkın bir süredir Çeşme’deyiz ailecek. Bizim için sorun olmuyor, çünkü işimiz Güzelbahçe’de. Alsancak’ta kışlık evimde de kalsam, Çeşme Germiyan’daki yazlık evimde de kalsam aynı sürede işime varıyorum. Tam ortada kalıyor. Bu yüzden de gündelik geçinme faaliyetlerimden de eksik kalmamış oluyorum.

Bu ilk yaşadığım kriz en ağır krizlerden biriydi ve beni inanın gerdi ve yordu. Türkiye’de dünya krizdeyken tekstil işinde olmak ne demektir ancak tekstilciler anlar. Gıdacılar pek o kadar hissetmez. Belki inşaatçılar biraz daha iyi hisseder. Ama onlar da genelde yatırımlarını gayrimenkule yaptıkları için gene kira gelirleri ile keyiflerine bakarlar.

Ancak tekstil öyle bir iştirki girdiniz mi içine, virüs size bir kere bulaştı mı kolay kolay çıkamazsınız. Çıkamadığınız gibi, çarkı sürekli döndürmeniz gerekir, yerinizde saymadan, boş kalmamanız gerekir. Bu da kriz ve Çin’in tekstile girmesi ve Türk üreticilerinin  piyasasını daraltması nedeniyle kurtlar sofrasına dönen piyasada çalışmak insanı daha bir geriyor, yoruyor ve bıktırıyor.

Herneyse ruh halimi gördüğünüz üzere, neden bu sene fikrimin değiştiğini anlamış olmalısınız. Hele bir de Ramazan’da her sahur CNN Türk’te yayınlanan Fatih Türkmenoğlu’nun hazırlayıp sunduğu Sahil Günlüğü programını izledikçe daha da pekişti bu sahil kasabasına yerleşme tribim. Fatih Türkmenoğlu Türkiye’nin güneyinden kuzeyine bütün şirin sahil kasabalarını gezdi ve tanıttı. Çok güzel ve şirin, huzurlu ve mutlu yerler var sahillerde.

Yerleşirsin, kendine uygun bir iş açarsın, pansion, butik, dükkan, mağaza, incik boncuk, huzurlu, sinirli ve stressiz bir hayat. Valla insan uzun yaşar. Bir de hatun yaptın mı adamı mutlu eden değmeyin keyfime 🙂

Tabii bunları lafta söylemek çok güzel. Ama gerçekte uygulanması zaman alan birşeydir. Öncelikle bunları yapabilmeniz için hayatta kendinize dünyalığınızı yani yeterince paranızı ve mal mülkünüzü yapıp bankaya ve tapu klasörüne koymuş olmanız gerekir. Size ve ailenize yetecek zenginliğine ulaştığınız zaman ancak böyle şehri bırakıp kasabaya yerleşerek, tam anlamıyla lay lay lom hayatı yaşayabilirsiniz.

Önce iyice yorulacaksınız ki böyle bir göçü hakedip tadına varabilesiniz. Zaten böyle yorulup da bıkmadan, belirli bir zenginliğe sahip olan, mirasyedigillerin böyle bir huzur arayışı olamaz. Onlar daha çok nerede kalabalık oraya akmak isterler. Eller havaya hayat isterler… 🙂

Sevgilerimle, emekli ruhlu genç yaşlı Megu 😀

Az Bilinen Seks Gerçekleri

pirlanta-vajina

Az bilinen diyorum çünkü ben bile bilmiyordum bunların çoğunu. Ve bana inanın. Çok şey biliyorum, çok şey gördüm ve öğrendim bu şeytan icadı internet denen şeyde. Gördiğüm bazı şeyleri görseniz inanın aseksüel olurdunuz. İlginç gelen detaylar var, paylaşmak istedim. İşte kopyala yapıştır 🙂

** Dünyada her gün 400 milyon insan sevişiyor. 4 bin insan bunu şimdi, tam şu anda, siz bunları okurken yapıyor!

** Oda sıcaklığını arttırın. Sıcak oda başarılı bir orgazm için çok daha avantajlı. Derinizi saran sıcaklık, seks hayatınızı doruğa ulaştıracak, emin olun.

** Yapılan araştırmalar gösteriyor ki 70 yaşındaki erkeklerin yüzde 73’ünde hâlâ iş bitmemiş.

** Seks yaparken vücudun serbest bırakılması, ağrıyan baş için iyileştirici özellikte. (Endorfin salgılayan vücutlar!) Başınız ağrıyor diye cinselliğinizin kapılarını kapatıyorsanız, büyük hata yapıyorsunuz.

** Seks yaparken beyne oksijen gitmiyor. Bu da insanın duygularını uç noktalara getirebiliyor. Öyle bir his ki, her yıl 500 Amerikalı sırf bu yüzden hayatını kaybediyor.

** Ağzınızda 500 farklı tip bakteri yaşıyor. Bunların yüzde 50’si dilinizin hemen üzerinde! Bu yüzden Fransız öpücüğüne yeniden isim verilmeli: Kirli Öpücük. (Hem de normalin neredeyse iki katı kirli!)

**Erkek pornosu izleyen erkekler daha çok sperm üretiyor. Araştırmalar gösteriyor ki 2 erkek ve bir kızın başrolünü oynadığı porno filmi izleyen erkekler, diğer hemcinslerine göre daha fazla sperm üretiyor. Bilim adamları bu durumun rekabetten kaynaklandığını söylüyor.

**Sadece insanlar zevk için sevişmiyor, hayvanlarda da ‘sevişmekten’ haz alanlar var. Yunuslar ve Bonobo maymun cinsi bunların arasında.

Maymunların seks pozisyonları insanlarınkine çok benziyor. Onlar da 69 pozisyonunu, dil yalamayı ve oral seksi seviyor. Bonobo maymunları ayrıca ilişkiden önce oyun da oynuyor. Yani ön sevişme onlar için de bir tür seks arifesi.

**Penisin kırılamayacağını kim söylemiş? Ereksiyon halindeki penis, baskıdan dolayı kırılabilir. Bu erkekler için büyük bir sorun teşkil eder. Çok ağrı verici bir durum olmakla birlikte doktor müdahalesi gerektirir.

** Spermin cilde iyi geldiğini biliyor muydunuz yoksa? Seks hakkında açılan pek çok blog sitesinde kadınların kırışıklık kremlerine boşuna para verdikleri yazıyor. Spermin içindeki proteinler, cildi sıkılaştırıyor, yaşlanmayı da geciktiriyor. Yani sperm, cilt için ‘yenileyici’ rolünü üstleniyor. Sperm cilt üzerinde kurumaya bırakılınca, suyun buharlaşması sonucunda proteinler kırışıklığı azaltıyor.

**Fahişeliğin sadece insanoğlunun hayatındaki bir gerçek olduğunu düşünmeyin. Hayvanlar aleminde kimi dişi penguen de bu işi ‘meslek’ edinmiş durumda. Yuvaları için gerekli olan çakıl taşını elde etmek için erkek penguenlerle ilişkiye giriyor. Ancak penguenler bu konuda biraz daha ‘ahlaklı’. Onlar, sadece bekarlarla ilişkiye giriyor.

** Prezervatifin ilk örneği hayvanlar. İlk prezervatifler, hayvan bağırsağından ya da ketenden yapılıyordu. 15. yy’dan önce Asya’da penis ucuna takılan kondomlar kullanılıyordu. Çin’de bu tip kondomlar yağlanmış ipek kağıttan ya da koyun bağırsağından yapılıyordu. Japonya’da kaplumbağa kabuğu ya da hayvan boynuzu kullanılıyordu. 16. yy’da, kondomlar genellikle kimyasal sölüsyonda nemlendirilmiş keten kılıflardı. Kullanımdan önce de kurutuluyordu. Bu kılıflar genellikle penisin ucunu kaplayacak boyutlardaydı ve bir kurdela ile sabitleniyordu.

**Seks Müzesi’ne göre, vibratör, ilk olarak bir hastalığı tedavi etmek için kullanılmak için yapılmış. 19. yüzyılda histeriye çözüm aramak için yapılan alet, sinir krizi eşiğindeki kadınların duygularını hafifletici olması bakımından önemliymiş.

**Bir erkeğin ereksiyon halindeyken penisinin boyutu 12.7 santimetre. Ortalama bir penis boyuysa yaklaşık olarak 7.6 santimetre.

**Homoseksüellik, 1973 yılına kadar Amerikan Psikiyatri Birliği’nin listesinde ‘mental hastalık’ olarak geçiyordu.

**30 dakika süren aktif bir seks boyunca iki taraf da 200 kalori yakıyor.

**Seks oyuncakları ve vibratörlerin satışı Alabama ve Mississippi’de yasaklılar listesinde.

** Viktorya döneminde fahişeler kasık peruğu giyerlerdi. 1400’lü yıllarda kasık tüylerini kesen kadınlar tarafından giyinen bu garip peruk, özellikle hastalık taşıdığını belirtmek isteyen fahişlerin taktığı peruk olurdu. Film endüstrisi de çıplak sahnelerde yine bu peruktan yararlanırdı.

**Sevişmenin kalori yaktırdığını öğrendik. Öpücük de öyle! Bir dakikalık öpüşme bile insanın 26 kalori kaybetmesini sağlıyor.

**Öpüşmek dişler için çok sağlıklı. Öpüşme sırasında fazladan salgılanan tükürük, ağzın temiz kalmasını sağlıyor, böylece çürük riski de azalıyor.(

The Cure’s High is The Best Road Trip Song Ever

The curedan high araba kullanırken dinlenebilecek en tatlı sarkıdır. – 12:37 AM Aug 26th from Tweets60

Beni Twitter’ımdan takip edenler (http://twitter.com/mentalmast) böyle bir düşüncem olduğunu tam 1 ay önce burada okumadan öğrenmiş oldular. İşte Twitter’ın güzelliklerinden biri de bu. Ne düşünüyorsam sizlere o anda kasmadan aktarma şansına ulaşıyorum.

Bu düşüncemde hala kararlıyım. Araba ile ne zaman uzun bir yolda olsam, İzmir-Çeşme ya da İzmir-Bodrum, İzmir-Ada yolunu katediyor olsam, en az bir kere bu şarkıyı açarım ve neşeli bir şekilde yolu arabamın altından adeta akıtır geçerim. Güzel bir neşe ve motivasyon verir bu şarkı bana.

Üşenmedim ve bu düşüncemi kanıtlamak için araba ile giderken bir de video kaydettim 🙂 10 Eylül 2009 gece saat 01:00 sularında İzmir’den Çeşme’ye giderken otoyolda çekilmiş bu videou izledikten sonra sizde bu kanıya varacaksınız 🙂

İzmir Konak Pier Bitmiştir

MG646

İzmir’li olmayanlar, ya da İzmir’li olup da Konak Pier’i bilemeyecek kadar boşa yaşayanlar için Konak Pier’i önce yönetiminin kendi sözünden alıntı ile, sonra da kendi sözlerim ile anlatayım. Pier yönetimi diyor ki;

1867 yılından 1950 yılları sonuna kadar Gümrük Binası olarak  kullanılan Konak Pier ünlü Fransız Mimar ve İnşaat Mühendisi olan Gustave Eiffel tarafından 1890 yılında dizayn edildi.  İzmir’in tarihi Konak Meydanı yakınında özel bir konuma sahip bu özgün yapı uzun süre Gümrük Binası olarak kullanıldıktan sonra 1960 yıllarında Balık Hali olarak kullanılmaya başlandı.

2003 yılında yeniden yapılanma çalışmalarına başlanan Konak Pier, 2004 yılında Alışveriş Merkezi olarak İzmir’e kazandırılmış özgün mimarisi, 100 yıldan fazla tarihi ve deniz üzerinde ki eşsiz konumu ile en önemli yapılardan biri.  Konak Pier bugün 37 seçkin butik konsept mağazası, denize nazır 5’i büyük 10 adet özel gurme restaurant/kafe’si ve Cinebonus sinemaları ile İzmir’de deniz üzerinde alışveriş ve keyfin tek merkezi olarak yeni bir ‘Hayat Tarzı’ sunuyor.

Güzel, doğru bir tanıtım idi zamanında. Kendi sözlerim ile tanıtmak gerekirse şöyle diyebilirim. 2002 yılında açıldığında olay olan, belediye ile ruhsat problemleri yüzünden 1 yıl kapatıldıktan sonra bomba gibi yeniden faaliyete geçen bir alışveriş merkezidir.

İlk açıldığı 2003 yılında İzmir’e kattığı yeni markalar ile olay olmuştu. İzmir Konak Pier sayesinde North Shield, Homestore, Mezzaluna gibi meşhur restaurantve barları tanımış, Cinebonus sinemaları ile tanışmış, bir GANT ve Nautica mağazasına kavuşmuş, Remzi Kitabevi lüksüne ulaşmış ve Sevil parfümeriye gidebilme şansını elde etmiştir. Bunların yanı sıra ikinci bir Lacoste ve Deriden mağazası da açılmış olduğu gibi, Beymen gibi Türkiye’nin önde giden bir mağazasını onlarca yıllık katlı binasından çıkartıp, yepyeni mağazasıyla kendi bünyesine katmıştı. Markalar İzmirlilerin uzun süredir beklediği markalardı. Cinebonus sineması, yıllardır geleneksel sinemacılığa maruz kalmış Alsancak ve Konak halkına bir lütuftu. Rahat koltuklar artık evinin dibindeydi İzmirlilerin.

Ancak bu rüya fazla uzun sürmedi. Yıl 2007’de, açıldıktan 4 sene sonra Konak Pier’in yıldızı sönmeye, trendi aşağıya doğru düşüşe başladı. Yüksek kiralar, konsept yönetimindeki başarısızlıklar, yeniliklerin yapılamaması, Konak Pier’e yakışmayan çirkin kokan tuvaletleri, 7TL’ye çıkarılan otopark ücretleri ve ödenmesi mümkün olmadığı halde taviz verilmeyen yüksek kiralar sonucunda mağazalar teker teker kapanmaya başladı Konak Pier’de.

Büyük bir kitleyi gecenin 2-3’üne kadar Konak Pier’e çeken North Shield’ın buradaki barını kapatması ile bence Konak Pier bitmiştir. Ondan sonra benim ayağım uzun bir süre çekilmişti bu alışveriş merkezinden. 4 yıl içinde sineması da bayağı eskimişti, koltuklar artık o eski rahat koltuklar değildi. İzmir’in tek localı sinemasının locaları bile cazip gelmiyordu. İzmir’in en pahalı sineması olan Pier Cinebonus, aynı zamanda perdenin yeri ve koltukların eskiliği ile en rahatsız, en uzun reklam süresi ile de sıkıcı bir hal almaya başlamıştı.

Ekonomik krizin etkisini iyice artırmaya başladığı 2008 sonbaharında ise yaprak dökümü hızlandı. Önce Beymen Club kapandı. Sonra Vestel çıktı. İçerideki kuaför dayanamadı (hatta vuruldu ve öldürüldü) çıktı. Esse kapandı. Dockers kapandı. Adını hatırlamadığım bir kozmetikçi de çıktı gitti. Geçenlerde aldığım bir duyuma göre Homestore’da artık memnun değilmiş ve çıkmayı düşünüyormuş.

Geçen haftalarda Inglorious Bastards filmini izlemek için gittiğimde, film çıkışı tuvalate gidip, tuvaletten çıkış kapısına yürüyene kadar tek yol üzerinde en az 4-5 adet boş, kese kağıdı ile sarmalanmış dükkan gördüm. Sanki terkedilmiş bir kent havasına bürünmeye başlamıştı. İçim bir garip oldu. Üşenmedim, inanmazsınız diye sizler için de görüntüledim. İyi kötü bir çok anım geçmişti çünkü bu alışveriş merkezinde. Onlarca filme onlarca farklı kişi ile gitmiştim. İlk sushimi yemştim. Bir yılbaşı, sayısız cumartesi gecesi içmesi yaşamıştım. Yüzlerce fincan kahve içip, yüzlerce bira şişesi boşaltmıştım.

Dünyanın sayılı şehrinde, böyle denize sıfır (gerçek anlamda sıfır) bir alışveriş merkezi nadir bulunur. Buradaki North Shield’a giderken belki de dünyanın en güzel North Shield’ı sıfatını yakıştırırdık mesela. Şimdi o günler geride kaldı ne yazıkki. İzmir Konak Pier artık bitti!