Categories

A sample text widget

Etiam pulvinar consectetur dolor sed malesuada. Ut convallis euismod dolor nec pretium. Nunc ut tristique massa.

Nam sodales mi vitae dolor ullamcorper et vulputate enim accumsan. Morbi orci magna, tincidunt vitae molestie nec, molestie at mi. Nulla nulla lorem, suscipit in posuere in, interdum non magna.

Gençlik Dopingi 14 Süper Yiyecek

Gmail’ime kaynaksız olarak gelen bir yeme içme epostasını paylaşacağım sizinle. Bu 14 süper yiyecek, ömrü uzatıyor, çeşitli faydalar sağlıyor bünyemize. Dünyadaki bütün hastalıkların tedavisinin doğada olduğuna inanan biriyimdir. Stressiz bir hayatta sağlıklı ve doğal beslenirsek, ömrümüze ömür katarız.

İşte gençliğin sırrı, haftada en az 4 kez tüketilmesi uzmanlar tarafından tavsiye edilen 14 süper yiyecek;

Brokoli: Yaşlanmayı geciktiren bitkilerin başında geliyor. Toksinlerin oluşumunu engelliyor. Vücuttaki hücrelerin zarar görmesini yavaşlatıyor. Kansere karşı da koruyucu.

clip_image002

Portakal: Dinamizmin kaynağı. Damar tıkanıklığını önlüyor. Vücuttaki direnci arttırıyor.

clip_image003

Yulaf: Lif deposu… Kolestrol düşürücü özelliği bulunuyor. Sindirimi hızlandırdığı için de diyet reçetelerinde tercih ediliyor.
clip_image004
Domates: Kanser önleyici antioksidan ihtiva ediyor. Kadınlarda göğüs ve yumurtalık kanseri riskini azaltıyor. Kalp krizi riskini de düşüren özelliği bulunuyor.
clip_image005
Somon balığı: Bir porsiyon somon balığı 19 gram protein ve bolca Omega-3 içeriyor. Omega-3 kalp krizi riskini azaltarak kan basıncını kontrol altına alıyor.

clip_image006
Bezelye: Protein, lif ve nişasta açısından zengin bir besindir. Bezelye vücuda enerji verir ve vücudu kuvvetlendirir. Kasların gelişmesine ve yenilenmesine yardım eder. Kansızlığa iyi gelir. Kan Kanserine karşı koruyucudur. Karaciğerin çalışmasını düzene sokar.
clip_image007
Ceviz: Yüksek kolesterolü düşüren ceviz, damar tıkanıklıklarını ve şeker hastalığı tedavisine yardımcı oluyor. İçerdiği demir sayesinde kansızlığa iyi geliyor.

clip_image008

Böğürtlen : Yaşlılıktan kaynaklanan hafıza kayıplarını önlüyor. İshal ve ağır yarası ile ayak yorgunluğuna birebir. Ayrıca güzellik kaynağı olarak tanımlanıyor.
clip_image009
Yoğurt: Zengin besin değeri sayesinde bağışıklık sistemini güçlendirir, bu özelliği nedeniyle vücudu kanserden korur… Vücutta kendi kendine sindirilen tek gıda yoğurttur. Tüberküloz hastalığına karşı doğal bir antibiyotik etkisi gösterir. Stres, alkol, kolalı ve karbonatlı içeceklerle zarar gören sindirim sistemini korur.
clip_image010

Bal kabağı: Bir küçük tabak balkabağı, günlük beta-karoten ihtiyacının %25’ini, C vitamini ihtiyacının yüzde 10’unu karşılar ve iyi miktarda potasyum içerir. Ayrıca iyi bir lif kaynağıdır. Beta-karoten, birçok kanser çeşidini önlemeye yardımcı olabilir.
clip_image011
Soya fasulyesi: 453 gramlık soya ununda 31 yumurtanın, 6 büyük şişe sütün veya 900 gramlık kemiksiz etin ihtivâ ettiği kadar protein bulunduğu belirlendi. Vücut için birebir…
clip_image012
Hindi: 125 gramı, vücudun günlük folik asit ihtiyacını karşılar. Folik asit, kan hücrelerinin yenilenmesine yardımcı olur.
clip_image013
Ispanak: Antioksidan özelliği taşıyan A vitaminine dönüşen betakaroten içerir. Sağlıklı gözler için gereklidir. Katarakt ve diğer göz tabakalarının bozulmasına karşı lutein maddesi de içerir.
clip_image014
Çay: Günde 2 bardak içilen çayla, 4 elma, 5 soğan, 7 portakal yemiş gibi kalp dostu antioksidan madde almış olursunuz. Özellikle çocukların haftada en az 6 bardak sütlü çay içmesini öneriliyor.

clip_image015

Ezel

 

Genelde Türk dizilerinden pek yazmaya değer birşey bulmuyorum. En fazla bir Türk dizisini bir sezon takip edebiliyorum. 1.sezonun sonu 2. sezonun başı beni aşırı derecede bayıyor çünkü Türk dizileri. Ee siz de 40 dakikalık yabancı dizilerin kalitesine alışmışsanız eğer size de bir yerden sonra kabak tadı verebiliyor Türk yapımı diziler.

Gene de bir çok Türk dizini kolaylıkla takip edebiliyorum. Her gün bir yemek sonrası ritüelim olan Türk kahvesi sefamda, 20 dakika boyunca bütün dizilerin Geniş Özetini izleyerek neler olup bittiğini takip edebiliyorum. Siz de deneyin. Takip etmediğiniz bir dizinin sadece bölüm öncesi özetlerini izleyin. İnanın diziyi izlemişten daha iyi olacaksınız, aradaki o boşlukları doldurmak için çektikleri zırvalıkları izlemeden hikayeyi izlediğiniz için.

Konuya dönmek gerekirse, bu sezon başında iddialı bir yapım, iddialı bir kadro ile başladı Ezel dizisi. Ve çevremden gözlemlediğim kadarıyla da aşırı derecede tutmuş bir dizi. Hatta öyle bir takip ediliyorki, normalde Türk dizilerini takip etmeyen insanlar tarafından bile pazartesi akşamlarını iple çektiren bir dizi olmuştur. Pazartesi akşamları Facebook iletileri bir anda Ezel’den kupleler oluveriyor.

Peki nesi farklı bu dizinin diğer dizilerden?

Öncelikle, diğer dizilerden en büyük farkı, yabancı dizilerden aşikar olduğumuz Flashforward yani geri dönüş sahnelerinin bolca olması. Geri dönüşler ile hikaye, diğer dizilerin düştüğü ve hikayeyi bozan yatay büyümelerle, yatay eklemelerle değil dikeylemesine genişliyor. Yani karakterlerin geçmişine bakışlar ile hem ana karakterler güçleniyor, hem merak uyandırıyor, hem de bölümleri doldurmak için gereksiz ve gerçek dışı olaylar ve sahneler yaratılmıyor.

Ayrıca bu bir intikam hikayesi. İntikam soğuk yenen bir yemektir deyişine uygun bir şekilde, intikam ince ince, yıllarca yapılan bir plan ile uygulanmaktadır. Daha da soğutulmaktadır. İzleyici intikamın alınacağı yolda merakla bekletilmektedir.

Oyuncu kadrosu da çok başarılı. Tuncel Kurtiz ve dayı karakteri herkesin hayranlık duyduğu bir şahıs. Facebook’ta “Eyşan gibi karın olacağına, Ramiz gibi dayın olsun” diye bir deyiş dolanıp durur. Ezel karakterini canlandıran Kenan İmirzalıoğlu zaten bu tip dizilerle kendini ispatlamış markalaşmış biri. Cengiz’i oynayan Özgür Çocuk Yiğit Özşener kendisini zaten Dudaktan Kalbe dizisi ile göstermişti. Kerpeten Ali Barış Falay ise favorim. Adam sinirlendi mi gözlerini döndürmesi çok hoşuma gidiyor. Cansu Dere’in Uğur Yücel’in eğitiminden geçtiği bu dizide daha da iyi belli oluyor. Güzelliği, donuk bakışları ve oyunculuğu ile Cansu Dere beni kendine hayran bıraktırdı. İlk bölümlerde daha etkin bir role sahip olan Baba Serdar Salih Kalyoncu ise beni oynadığı rolde soyguna ikna etmişti. Kerpeten Ali yerine gidip ben sıkacaktım güvenlik görevlisinin kafasına, o kadar!

9.hafta oldu hala sıkmadı bu dizi. İnşallah böyle de gider. Gidecek gibi de duruyor. Ellerinde hala malzeme olacak konu var. Tek korkum bu dizi tuttu diye bir sezon daha uzatmaları olur bu diziyi. O zaman konu bulamayıp gereksiz yönlere sapabilirler. Bir de en çok merak ettiğim konuya değinecekler mi onu merak ediyorum. Dayı Ramiz, nasıl oldu da oldu? Kimdir? Bu para, güç ve saygınlık nereden geliyor? Acaba ona bir bölüm ayıracaklar mı?

Ezel, her pazartesi saat 21:00’de Show TV’de. Kaçırmayın!

Megan Fox: Kusursuz Güzellik Olmadığının İspatı

Megan Fox Thumb - Başparmak

Megan Fox denen hatun, benim gelmiş geçmiş şöhretli hatunlar arasında en hasta olduğum hatunlardan biridir. Benim tipim denebilecek tarzda bir hatundur. Renkli göz, beyaz ten, esmer ya da kumral saç… Bir de bebeksi yüz olunca gel de platonik aşk duyma!

megan_fox_freakish_thumbs_10Hani derler ya Recep İvedik tarzında… “Bu hatun insansa ben de hayvanım” ya da “Böyle sevgilim olsun 10 trilyon borcum olsun” diye… İşte öyle bir hatun… Yurdum insanı Megan Fox’un eline değse boşalır, o kadar güzel, yeme de yanında yat bir hatun bu…

Ama işte bu dünyada kusursuz güzellik  olmadığının da kanıtıdır. Bebek gibi, dünyalar güzeli, süper vücuda sahip Megan Fox’un kusuru, halk arasında “Armut Parmak” olarak tabir edilen bir el başparmağına sahip olmasıdır. Bu birçok erkek tarafından itici bulunur. Sırf bu yüzden kızdan soğuyanlar bile vardır. Estetik olarak bir gariptir bu parmak. Armut gibi, kısa tırnaklı ve diğerlerine göre daha tombul.

Tabii bu kadar kusur kadı kızında da olur. Senin neren düzgün ki Megu hatunun başparmağına laf ediyorsun 🙂

Ben sadece her güzelliğin bir kusuru vardır demeye getirdim o kadar 🙂 İşte Megan Fox’un birkaç güzel fotoğrafı ve Selebriti’den birkaç haberi;

Selebriti sitesinden Megan Fox Haberleri

Enginar Dıç

Kayıtlara geçsin, tarihe geçsin, internet arşivinde kaybolmasın diye yayınlıyorum Engin Ardıç’ın Metaaal adlı tarihi belli olmayan köşe yazısını. Ama Enginardıç’ın bıyıklı resmine bakacak olursak bu yazı 1990’ların başında yazılmış. Tam olarak Türk halkının Türk basını tarafından gözüne baka baka kandırıldığı dönemde. Türkiye dışa kapalı, ona burada ne sunulursa onu yiyor. Gazeteciler ve gazetelerde pompaladıkça pompalıyor haberleri. Hatta yabancı gazetelerden direk çeviri yaptıkları haberleri altlarına imzalarını atarak satıyor burada. Kim nereden bilecek? İnternet mi var, yabancı gazete mi var memlekette.

Oray Eğin güzel değinmiş bu gibi içi boş Türk basını mensuplarına ve bu değişen çağda onların nasıl barınamayıp sağa sola saldırışlarına “Bunları Kimse Yazmadı” adlı kitabında. Kitabı daha yarılayamadım bile yengeniz vermesine rağmen ama olsun hoşuma gitti. Oray Eğin’i jüri üyeliğinden ötürü sevmezdim, ama hem bu kitabı hem de twitterdan tanıdığım kadarı ile bence Oray Eğin olmuştur!

metaal

Zihni Sinirlikler

interesnoe_i_neveroyatnoe073

Zihni Sinir, namı değer Porof . Zihni Sinir, 1977 yılında dönemin meşhur dergisi Gırgır’da yayınlanmaya başlayan ve İrfan Sayar tarafından yaratılan, mizahi icat çizimleri yapan bir karikatür karakteridir. Çocukken zevkle okuduğumu hatırlarım. Çeşit çeşit gerekli ve gereksiz şeylere, gündelik hayattan başka objeleri bir araya getirerek ihtiyaçları gidermek üzere icatlar yapardı. Bir nevi mizahi McGyver’dı. Hatta Gırgır’ın Türkiye’nin en çok okunan haftalık yayını olduğu dönemlerden kalma bir “Zihni Sinirlik” deyimi oturmuştur. İlginç, akla gelmeyen ama basit birşeyi yaparsanız adınız hemen Zihni Sinir’e çıkıverir.

Ben bu Zihni Sinirlik Türk insanına mahsus sanırdım. Çünkü biz Türkler, başımız sıkışmadan, çok ihtiyaç duymadan birşey geliştirip icat etmeyiz ne yazıkki. Ama işimiz düşmeye görsün, dünyanın hiçbir ırkının aklına gelmeyecek bir çözüm ile bir mucitlik gerçekleştiriveririz. Yumurta kapıya dayandı mı Japonlardan bile daha çok icat yapıveririz alimallah.

Bu Zihni Sinirlik arşivler ise dünyadan, bir çoğunu belki ilk kez göreceksiniz. Bozulan birşeyi tamir etmeye çalışanlardan, kendi çapında hayatını daha kolaylaştırmak isteyenlere kadar onlarca zihni sinir procesi…