Categories

A sample text widget

Etiam pulvinar consectetur dolor sed malesuada. Ut convallis euismod dolor nec pretium. Nunc ut tristique massa.

Nam sodales mi vitae dolor ullamcorper et vulputate enim accumsan. Morbi orci magna, tincidunt vitae molestie nec, molestie at mi. Nulla nulla lorem, suscipit in posuere in, interdum non magna.

Fidel Castro Ölmeden Kübayı Görmek Lazım Geyiği

Bu geyik öldürür beni ama her geyikte olduğu kadar bu geyikte de gerçeklik payı vardır.

Küba devrimden bu yana zamanı durdurmuş bir ülke. Sanki Lost adası Küba! Castro devrimi ile birlikte Küba dünyaya ve dünyadaki gelişmelere sınırlarını kapattı. ABD’ye liberalliğe ve yeniliğe bu kadar fiziksel olarak yakın olmasına rağmen zihinsel ve ideolojik olarak uzak kalmış bir ülkedir.

Bana hiç kimse Küba devrimini savunamaz. Devrim bu mudur arkadaş, Küba halkı aç sefil, geri kalmış, hepsi 1950lerden kalma bir hayat yaşıyor. Devrim buysa sıçarım böyle devrime… Küba halkı akın akın ABD topraklarına yasa dışı yollardan ayak basmaya çalışıyor. Adamlar yüzen araba bile yaptı ABD’ye ulaşabilmek için.

Fidel Castro ölmeden Küba’yı görmek lazım geyiği bir bakıma doğru. 2010 yılında 4 bir yanımız teknoloji ve modernlik ile çevrelenmişken, Küba’ya gitmek zamanda yolculuk etmeye benziyor. Dünyanın başka hiçbir yerinde 1950’li yılları yeniden yaşama şansına erişemezsiniz =) LCD Tvler, şaşalı vitrinler, lüks arabalar, cep telefonları yok Küba’da. Küba’da hayat analog!

Castro ölür ölmez “devrim” bitecek. Castro hariç devrimi haklı bulan kimse kalmadı gibi. Kardeşi bile liberallikten yana. Ölür ölmez komünizmden çıkmış Sovyetler gibi olacak Küba. Önce Coca Cola girecek, sonra McDonalds açılacak, Amerikan firmaları bir anda piyasaya girerek Küba’yı baştan inşaa edecekler, yepyeni oteller, apartmanlar, rezidanslar yapacaklar, sahilleri dünyaya açılacak, turist akına başlıyacak. Kübalı halk iş sahibi olacak, emeklerinin hakkını alacaklar, toprak sahipleri rant sağlayacak, zengin olacak. Bu öngördüğüm hali ile de fena olmayacak gibi değil mi Küba?

Demek ki neymiş? Küba’yı hem şimdi, hem de gelecekte de görmek gerek =) Gidip bir elinde Küba Romu, bir elinde Küba purosu, kucağında Küba dilberi ile hayatı yaşamak gerek. Hayat bu, bir kere geliyorsun =)

Üstsüzlük Günü – Go Topless Day

Her yıl Ağustos ayının 4.pazarı “Go Topless Day” yani Türkçe’ye çevirirsek “Üstsüzlük Günü”  düzenlenmektedir. Bu bir protestodur. Go Topless organizasyonu kadınların da erkekler gibi kamusal alanda üstsüz gezmelerinin engellenemeyecek bir anayasal hak olduğunu savunmaktadır. Bu anayasal hakkın da sağlanması için çeşitli organizasyonlarda bulunmaktadırlar. Üstsüz olma günü de bunlardan biridir.

Bu organizasyon erkeklerin çirkin memeleri olmasına rağmen parklarda, plajlarda hatta şehir sokaklarında üstsüz gezmeye hakları olduğu halde, kadınların bu rahatlıktan mahrum bırakıldığı iddiası ile, anayasada kadınların ve erkekleri eşit haklara sahip olduğu ilkesinden yola çıkarak kamusal alanda serbestçe üstsüz gezme hakkının kadınlara da verilmesini talep ediyor.

Protestolarında üstsüz ama meme uçlarında yapay meme ucu ya da bantlar ile bulunmaktadır bayanların. Bunun sebebi Amerikan kanunlarında sadece meme ucu ve meme haresinin görünmesinin yasak olmasıdır. Göğüs açıkta bırakılabilir ama uç ve haresi kesinlikle görünmemelidir. Polis bantla kapatılmış meme uçları olan kadınları protestolarda tutuklayamamakta =) Türkiye’de böyle bir kanun yok polis hem götür merkeze, elletir herkeze =)

Geçen seneki Üstsüzlük Günü’nden görüntülere bakıldığında bir çok kesimden bay ve bayan bu protestoya destek vermiş durumda. Bu erkeklerin kaçı acaba oraya hatun kaldırıp sevişmek için katıldı Allah bilir, günahları boyunlarına =) Ama bu olay ilginç geldi bana paylaşmak istedim…

Şahsi fikrimi sorarsanız saçma buluyorum. Meme, göğüs, çucu, hava yastıkları ne derseniz diyin bence bir seks objesidir. Bir bayanın memesini gördüğümüzde biz uyarılıyoruz, beynimize kan gitmiyor. Meme görüp de seks düşünmeyen bizden değildir ibnedir =)

Nokia Symbian Kullanıcıları için Snaptu Uygulaması

Nokia kullanıcılarının hep özendiği şeydir Iphone’daki gibi uygulamalara sahibi olmak. Symbian uygulamaları ilk Nokia çıktığından beri hep vardır ama çoğunlukla paralıydı ve telefona yüklemek için telefon ile bilgisayar arasında bağlantı kurmasını bilmeniz gerekirdi. Ayrıca son dönemlerdeki kadar zengin uygulamalar yoktu.

Son 1 yıl içinde Nokia’nın geliştirdiği ITunes kıvamındaki uygulaması olan Ovi Store ile bu tip uygulamaları elde etmek kolay oldu. Uygulamaların elde etmesi kolaylaştıkça da programlamacılar tarafından daha çok Symbian bazlı uygulama yazılır oldu.

Snaptu uygulaması da Nokia Symbian kullanıcılarının telefon zevkine zevk katmakta olan bir uygulamadır. Görünümü Iphone uygulaması gibi ikonlar şeklinde. Snaptu içinde bir çok uygulama ve kısayol barındıran bir uygulama. İçinde Twitter, Facebook, Flickr, Google Calendar, Picasa, RSS News Reader, Sudoku ve Weather Forecast ve benzeri daha fazla uygulama ile telefonunuzda bir anda çığır açıyor, içeriğine zenginlik katıyor.

Sudoku oynaması, Flickr’da çeşitli resimlere bakmak, RSS News Reader’a Google Readerınızdan atacağınız RSS bağlantıları ile blogları takip etmek, bulunduğunuz kenti kurarak haftalık hava durumunu öğrenmek çok eğlenceli.

Snaptu’nun Facebook uygulaması çok başarılı olmasa da Twitter uygulaması Nokia için geliştirilmiş en başarılı Twitter uygulamalarından biri. Birden fazla Twitter hesabı barındırmaya izin veren uygulaması ile size gelen Replylara bakabilir, eski stil RT ile retweetleyebilir, paylaşılan linkleri ve twitpicleri browserda açabilir, Twitter mesajlarınıza kolaylıkla bakabilirsiniz.

Bir Nokie E71 sahibi olarak bütün E serisi ve N serisi kullananlara bu yazılımı tavsiye ediyorum. Nokia Ovi Mağazanızda Snaptu uygulamasını bulup indirerek kurulumu gerçekleştirebilirsiniz.

Swaziland Kralı için 60000 Bakire

Swaziland Krallığı 4 bir tarafı Güney Afrika Cumhuriyeti ile çevrili bizim Karabük ili büyüklüğünde bir Afrika ülkesi. Bu ülkenin ilginç bir geleneği var. Swazi geleneğine göre Swazi Kralı her sene kendine ülkenin bakire kızları arasından bir eş seçer ve evlenir. Kral bu sene de tahtta oluşunun15.senesi sebebiyle 15. eşini seçmek üzere ülkenin 4 bir yanında 60bin bakire gelin adayının toplandığı topluktan eşini seçti.

Fakirlikten kırılan halk, her yıl düzenlenen bu etkinlik ile kızlarını krala yamayarak kendilerini fakirlikten kurtarma hayali kuruyor. Kızlar bir güzel yıkanıyor, temizleniyor, vücutlarındaki kıllaradan arınıyor, en güzel geleneksel kıyafetleri ile yola koyuluyorlar. Geleneklere göre ellerinde kamışlar ile kralı etkilemeye çalışıyorlar, çeşitli danslar yapıyorlar. En sonunda da sıraya diziliyorlar ve kralın kendilerini seçmeleri için gözünün içine bakıyorlar.

Her yıl kral tarafından seçilmeye çalışan 60bine yakın bakire kız bulunmakta. Kral aralarından en güzelini ve en beğendiğini seçiyor. Seçilen kızın hayatı kurtuluyor çünkü ülke fakir olsa da kralın keyfi yerinde, karnı tok, sırtı pek, lükse bir yaşama sahip. Seçilemeyen binlerce kız ise hayal kırıklığı için ellerinde çantaları fakirlikte kırılan evlerine geri dönüyorlar. Resimlerde çok güzel görünmekte.

Biraz da Swaziland gerçeği hakkında vikipediadan bilgi vermek gerekirse;

Ekonomi büyük oranda Güney Afrika Cumhuriyeti’ne bağımlıdır. Ortalama yaşam süresi Birleşmiş Milletler verilerine göre 32 yıl (erkek) ve 33 yıl (kadın)’dır. Nüfusun %40’ına AIDS virüsü bulaşmış olduğu tahmin edilmekte olup, ömür süresinin kısalığı bunun bir sonucu olmaktadır. Ülke, kronik olarak fakirlik ve açlık sorunlarıyla karşı karşıyadır.

Kemalpaşa Butik Su Perisi Otel

İzmir’in Kemalpaşa ilçesinde, Nazarköy mevkiinde bulunan bir butik otel bu Su Perisi. Şehrin stresinden, gürültüsünden ve kirliliğinden haftasonu uzaklaşıp, sakin ve sessiz bir yere kaçmak istiyorsanız bu otel çok yakın bir adres. Haftasonu Çeşme’ye gitmek yerine kışın yapılabilecek güzel bir aktivite. Ben de bu otelde bir şubat günü kaldım, bir haftasonu dinlencesi için.

Benim kaldığım dönemde otelin kışlık havuz ve spası henüz yapım aşamasındaydı. Yaz için açık bir havuzu da bulunuyor. Açıkcası bu otele zaten spası var diye gitmemiştim. Hava da biraz güzelse geniş bahçesinde dolanmak, ağaçların içinde gezinmek, bahçesinin içinden akan dere ve çağlayanın kenarında suyun sesini dinleyip, buz gibi su da elini yüzünü yıkamak çok rahatlatıcı bir aktivite. Otelin restoranında canlı müzik eşliğinde bir akşam yemeğ yiyip, şarap içerek odaya çekilmek yaşlı aktivitesi gibi gelse de kulağa, benim severek yapacağım bir tatil şekli. Tamamen dinlenmek amaçlı.

Otelin çok güzel döşenmiş suit odaları da mevcut. Çeşitli köşelerinde antiklar ve tablolar bulunmakta. Çiftlerin aşk tazelemesi için yaratılmış bir konsept. Sevgiliniz ile gidip, romantik bir haftasonu geçirerek güzel bir anı sahibi olabilirsiniz.

Kafayı dinleyip, koşuşturmadan, yiyip, içip, bahçede gezinerek huzur bulmak isteyenler için İzmir’de tavsiye edeceğim bir adres Su Perisi. Bu kış yine gidebilirim bir haftasonu. Siz de gitmek istiyorsanız Kolay Tatil‘den yerinizi ayırtın.