Categories

A sample text widget

Etiam pulvinar consectetur dolor sed malesuada. Ut convallis euismod dolor nec pretium. Nunc ut tristique massa.

Nam sodales mi vitae dolor ullamcorper et vulputate enim accumsan. Morbi orci magna, tincidunt vitae molestie nec, molestie at mi. Nulla nulla lorem, suscipit in posuere in, interdum non magna.

Foursquare Türkiye’de Yazıyorum

Sizlere daha önce buradan Foursquare için Türkiye’de bir site açıldığını buradan duyurmuştum. (Bkz.Foursquare Türkiye Yayında) O dönemden beri siteyi takip edip, elimden geldiğince İzmir bölgesindeki mekanları düzeltmek için raporluyordum. Birgün Foursquare Türkiye’de yazar alımı başladığını gördüğümde ben de başvurdum ve kabul edildim. Bundan sonra Foursquare ile ilgili bilgi ve önerilerimi buradan değil Fourquare Türkiye sitesinden paylaşacağım. Beni oradan da takip edin anacım.

Foursquare Türkiye Sitesine Gitmek için Tıklayınız

Foursquare Türkiye’deki Yazılarımı Okumak için Tıklayınız

Asansörde Gelen Tuvalet

Murphy’nin yazmayı es geçtiği kanunlardan biridir bu. Evine girmek için asansöre bindiğin an tuvaletinin en sık gelip en çok sıkıştığın andır!

Mesela ben bir apartmanın 7.katında yaşıyorum. Asansörün zeminden 7.kata varması 22 saniye. O 22 saniye 2-3 dakika gibi geliyor. Şanslı olanlar 2. ya da 3. katta oturanlardır.  En şansızlar ise 15-20 katlı site apartmanlarında oturanlar. Asansörleri ne kadar hızlı olursa olsun, o asansör yukarı doğru hareket etmeye başladığında içinizdeki bütün sıvılar aşağıya doğru gitmek isteyecektir…

Dipnot: Resimdeki ablayı Flickr’dan buldum. Bu yazıya sapıkça kaçmayacak en mantıklı fotoydu. İşemiş midir bilmem. Kendim foto çekmeye üşendim, pijamalarla yataktan bildiriyorum =)

Kadın Aşk, Erkek Seks Düşünür

Bir kadın ile bir erkek asla dost olamaz anatemasının üzerine kurulu bir filmdir When Harry Met Sally. Bu anatemayı sonuna kadar savunurum. Doğalarından ötürüdür bu.

Bir dişi ile bir erkek ne zaman yakınlaşsa dişinin kafasında kalpler uçuşmaya başlar. “Acaba bu O mu?”, “Acaba aşık mı oluyorum?”, “Evet aşık oluyorum, çok yakışıklı, çok tatlı, tam bana göre” , “Kızlara anlatmalıyım, o da beni seviyor bla bla bla” düşünceleri başlar. Sevda sözleri dökülmeye başlar, hayatım-aşkım-canım-cicim. Sonunda ya mutlu son ile biter, ya da ayrılık, ağlamalar sızlamalar ve Serdar Ortaç ya da Demet Akalın eşliğinde eller havayalar ile yeni aşktan önce detoks yapılır.

Bir dişi ile bir erkek ne zaman yakınlaşsa erkeğin kafasında am göt meme uçuşmaya başlar. “Acaba bakire mi?”, “Acaba verir mi?”, “Kıllı mı kılsız mı?”, “Sütyenler doldurma ve destekli mi yoksa harbiden kafam gibi mi?”, “Hemen mi saldırsam yoksa evde alkol-DVD ile bahane mi yaratsam?”.  Sevda sözleri dökülmeye başlar ama yalandan, sevgilim-birtanem-gülüm. Sonunda ya mutlu son ile biter ya da elizabet, Rus, ve Jenna Jameson ya da Tera Patrick eşliğinde eller aşağı yukaruya ile yeni sevgiliden önce detoks yapılır.

Eğer dişi ve erkek bu kalıpların dışına çıkacak kadar aydınlanır ise çok farklı ve zıt yönde gelişim gösterirler. Eğer bir dişi bir erkek gibi aşktan soğur ve seksin önemini kavrar ise çok erkeğin canını yakar. Bu tip dişiler genelde başından çok büyük kalp kırıklıkları, boşanmalar geçirmiş olanlardır. Aşka inanmayıp sekse önem verir ve kendi zevki için erkekleri avlayıp, işini gördükten sonra bırakarak onları abondone ederler. Bir nevi karadul!

Yine aynı şekilde eğer bir erkek duygusuz seksten sıkılıp, bir aşk aramaya başlarsa kırılgan ve tehlikede bir birey olur. Kadınlar her ne kadar aşk delisi olsa da karşılarında karı gibi aşk manyağı gördüğünde kendilerini çekerler, sıkılıp aşk arayan erkeğin kalbini kırarak bırakırlar. Kadınlar her ne kadar hayatların aşk arasa da, aslında onlar aşka aşıktır. Ona fazla aşk gösterirseniz ürkütüp kaçırırsınız…

O yüzden herkes kendi çizgisinde kalsın…

80ler ve Erkeklerin Kısa Şortları

1980’lerden kalma filmleri, özellikle de futbol maçlarını izlediğimde “Puhaha tiplere bak” demem yetecek olan tek şey o yıllarda normal karşılanan erkeklerde kısa şort modasıdır. Ben 80’li yılların ortasında doğup da 90’larda çocuk, 00’lerde de genç olarak hiç kısa şort giydiğimi hatırlamıyorum. En kısa şortum dizden 4 parmak kısa şort olmuştur. Son 10 yıldır da hiç şehirde şort giydiğimi hatırlamıyorum. Yazlıkta ise sadece şort mayo giyiyorum.

Şort giymeyen bir erkek olmam beni anomalim olabilir ancak benim neslimde şortlar uzadıkça coolluk seviyesi artıyordu. Bazı erkekler utanmasa denize haşeme ile girecekti. Dizaltı şort mayolar bir ara popülerdi ama inanın suya girip çıktıktan sonra o ağırlığı üzerinizde hissetmek sıkıcıydı. Bir arada da diz altı capriler çok meşhurdu. Kot olsun kumaş olsun şopar gazeteci çocuklar gibi yazları capriler ile gezdik. En azından gezdim…

Moda tekerrürden ibarettir. Parmak arası terlikler ilk çıktığında “Hayatta giymem, ibne miyim ben” gibi saçma bir önyargıya sahiptim. Şimdi dönüp geçmişe baktığımda ne kadar iğrençmiş o bantlı terlikler nasıl giymişiz, hayatta yeniden giyemem diyoruz. Acaba kısa şortlarda 10 sene içinde yeniden karşımıza çıkacak mı? Biz acaba yine modanın köpeği olup o tombul, kıllı baldırlarımızı kadınlara teşhir ederek cool ve seksi olduğumuzu mu düşüneceğiz?

Kısa şortun içine uzun boxer da olmaz! Slip mi giycez lan!!!

Kolpaçino 2: Bomba

Kolpaçino 2 filmi adı gibi bomba bir film. Beni bilen bilir ben bir Şafak Sezer hayranıyımdır. Kutsal Damacanalar olsun, Kolpaçino beni çok güldürmüş filmlerdir. Şafak Sezer sıçıp kaydetse onu izleyecek kıvamda bir takipçisiyim onun. Maskeli Beşler filmleri, Kadri’nin Götürdüğü Yere Git, Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz gibi vasat filmlerini de sırf o oynuyor diye izledim.

Açıkçası Kolpaçino 2 filminin ne çekildiğini ne de vizyona gireceğini duymuştum. Vizyona girdiği gün haberim oldu ve hemen akşamına iş çıkışında sinemada izledim. İyiki de gitmişim. Film beni sinemada uzun süredir eğlenmediğim kadar çok eğlendirdi. Yer yer kahkaha krizlerine soktu.

Kabul etmek gerekir ki Kolpaçino filmleri birer sanat filmi değil. Size kültürel olarak birşey de katmıyor. Sinema sanatınada çok anlı şanlı katkısı yok. Ama eğlence için sinema felsefesine birebir örnek. Sizi günlük yaşamın stresi ve sıkıntısından 90 dakikalığına çekip bambaşka bir aleme alıyor.

Filmde zengin züppe hayatıyla ilgili taşlamalar, çakma Kurtlar Vadisi kıvamında diyalog ve entrikalar ile cendere cendere alay geçmeler bolca mevcut. Sözde racon kesmeler, dolandırıcılıklar, canlı bombalar uçuşuyor filmde. Çok da bomba, ağzınıza takılıp hatırladıkça sizi güldürecek replikler mevcut. “Bizim oğlanlar mermiye kafa atarla abi”, “Biz adamı madam yaparız madam!”,Ver coşkuyu kolonlara inlesin!”, “Ulan siz kime şekil yapıyorsunuz Fikirtepe çocuğuyuz biz Fikirtepe!”,

Filmin başarılı olduğunu Ekşisözlükte yapılan “İğrençti, bu filme nasıl gülerler, gülen insanları anlamıyorum, yazık!” gibi yorumlardan anlayabilirsiniz. İzlemeden yorum yapılıyorsa birşeye o izlemeye değerdir.  Eğer siz de benim gibi bütün hafta iş stresi ile hayattan beziyorsanız kesin gidin ve kahkahalar atın bu filmde. Ben DVD’si çıktığında Kolpaçino günü yapıp 1 ve 2’yi ardı ardına izlemeyi düşünüyorum. Beklerim =)