29 Aralık 2009 | Kategori:
Çizgi Film |
1 Haziran 2009′da bahsetmişim bu tatlı mı tatlı kedi çizgi filmlerinden. (Bkz. Simon’ın Kedileri) Simon bu animasyonların tutmuş olduğunu anlamış ki devam ettirmiş bu süre zarfında. Ben de yeni keşfettim.
Kedilere karşı bir gram sempatisi olmayan ben, yengenizden bulaşmış bir şekilde hafiften kedilere sempati ve acıma duygusu sahibi oldum. Bazıları tatlı olabiliyor. Ama gene de nankörler.
Simon gene ince noktalara ve detaylara değinmiş. Kedilerin uçusan sineği ne uğruna olursa olsun kovalaması, sıcacık bir yer buldular mı ne olursa olsun oraya kurulduklarına dair… İzleyin eğleneceksiniz.
Popularity: 1%
Tweetle
1 Haziran 2009 | Kategori:
Çizgi Film |
Orjinal adı ile Simon’s Cat başlığı altında 3 tane animasyon var. Simon adındaki çizerimizin kedisi acıkıyor ve her seferinde sahibinin dikkatini çekmek için elinden gelen gıcıklığı yapıyor. Kedi sahibi olmamama rağmen, ilk izlememde çok iyi gözlemlenmiş bir kedi animasyonu olduğu kanısına vardım. Kediler nankördür ve bencildir, ilgi alaka ve karınları doyması için sahiplerine ve bakıcılarına her türlü rahatsızlığı vermekten kaçınmazlar
Sinir bozarlar, rahatsız ederler, zarar verirler ama istediklerini elde ederler. Ama kedi sevgisi nasıl bir sevgidir ki, sahipleri de kedilerini hiçbir şeye değişmezler. Bu animasyonda en ince detayına kadar kedilerin sahiplerine istediklerini yaptırttığını gösteriyor. Anlayacağınız üzere ben bir kedi insanı değil, köpek insanıyım…
Kedilerle olan en yakın ilişkim daha bir kaç ay önce gelişti. Yengenizde kaldığım birgün kedisinin tacizlerine mahsur kaldım. Kanapede üstüme tünedi, koltuğu tırmaladı,tünemesi yetmezmiş gibi bir de uzanırkan göğsüme çıktı ve oturdu. Ters bir hareket yapıp da yüzüme çırmık yememek için yengegilinizin yardımı sayesinde kurtuldum. Masa üstündeki suyu içti, her aşağı indirilişinde yeniden aniden üzerime atladı. Odadan çıkmasını yakalayıp da üstüne kapıyı kapatarak kendini dışarıda bırakınca da gidip eşyalarımın üzerinde uyudu. Huzur ver be kedi… Köpek olsaydı yanı başınızda yerde sadık ve dost bir şekilde uyur, bir gıdım da rahatsız etmezdi. Nankör kediler
Animasyondaki kedi gıcık olmasına rağmen çok da şirin aslında… Hele o en sondaki aç olduğunu anlatan patisini ağzına götürme hareketi ile gönlümü fethetmedi de değil hani…
Diğer 2 video da burada;
Popularity: 2%
Tweetle
8 Mart 2009 | Kategori:
Çizgi Film |
İkinci Dünya Savaşı’nın en cafcaflı olduğu yıllarda, 1 Ocak 1943′de yayınlanmış olan bir Walt Disney Donald Duck çizgi filmi bu. Donald Duck, klasik Walt Disney karakterlerinden en çok sevdiğim karakterdir… Onun apayrı bir komikliği, tarzı ve bahtsızlığı vardır.
Amerikan halkının savaşa olana desteğini desteklemek için yayınlanmış olan bu çizgifilm’de Nazi Almanya’sı baskıcı, tehditkar, mutsuz, içecek kahvesi, yiyecek taze ekmeği bile olmayan yazık bir ülke olarak empoze ediliyor. Donald Duck da bu Almanya’da mermi fabrikasında çalışan yazık bir işçi olarak rol alıyor. Sürekli çalıştırılıyor, sürekli sorgusuz sualsiz Adolf Hitler’e saygı ve selam gösteriyor, tatile bile çıkamıyor.
En sonunda ise bütün hepsi bir Donald Duck rüyası çıkıyor ve, Amerikan bayrağından oluşan pijaması ile Özgürlük Abidesine sarılarak bitiyor. Ha bir der en sonunda tabiiki asıl mesaj direk veriliyor ve Adolf Hitler’in suratına domates fırlatılıyor:)
İzleyin bu ilginç videoyu;
Popularity: 6%
Tweetle
1 Mart 2009 | Kategori:
Sinema,
Çizgi Film |
Walt Disney şirketi çocukluğumdan beri en çok sevdiğim çizgi filmleri gerçekleştirmiştir. Birer klasiktir onun filmleri 60-70 yıldır çocuk yaşlı demeden herkesi etkilemeyi ve eğlendirmeyi başarmıştır. Ancak dijital çağa geçmeden önce, çizgifilmlerin birebir canlı olarak çizilip yapıldığı dönemlerde film yapmak zor olduğu için Walt Disney de bazı kolay yollara kaçmış. Dikkatli izleyiciler de bu kopyalamaları yakalamış. Aynı şablonlar ile gerçekleştirilmiş, maliyet azaltıcı sahneler işte aşağıdaki gibi
Olsun gene de güzel filmlerdi be hacı, sonuç olarak kendi kendinden kopyalamış
Book of Jungle ve Winnie The Pooh

Pamuk Prenses ve 7 Cuceler iki Farklı Sahnesi

Prenses ve Robin Hood

Sword in the Stone’dan iki farklı sahne

Sword in the Stone ve Book of Jungle

Popularity: 5%
Tweetle
9 Kasım 2007 | Kategori:
Sinema,
Çizgi Film |

Evet film yazılarıma biraz geri döneyim… En uzun süreli yayınlanan çizgi dizi olma rekorunu elinde barındıran The Simpsons’ın bu yaz bir filmi geldi sinemalara. Yanlış hatırlamıyorsam 18 yıldır devam etmekte olan bu serinin filmi hayranları tarafından da merakla bekleniyordu.
Ben hem yazın olmasından (yazları sinemaya gitmek out) hem de filmin dublajlı bir şekilde yayınlanmasından ötürü gitmedim tabiki de. Gerçi abim gitmiş sinemada, dublaj seslerinin orjinal seslendirmelere çok benzer tutulduğunu söyledi.
Neyse edindim filmi geçen ay en korsanından, izleyiverdim. Film hoş tabii ki de, bir Simpsons sever olarak beğenmemek zor. Ancak filmde Mr.Burns ve bir kaç diğer karekterin bulunmamasını eksik hissettim. Gerçi filmin konusu gereği çok da gerek olmayan karakterler ancak insan gene de görmek istiyor.
Film, uzun soluklu bir dizi bölümü gibi. Simpsons’ın bölümleri kısa gelenler için alın size 90 dakikalık bir Simpsons bölümü
Popularity: 7%
Tweetle
Meşhur Yazılar