|
|
11 Mart 2010 | Kategori: Cinsel, Ekonomi, Internet, Kültürel |

2009 bütün ticaret ve sanayi dalları için buhranlı bir yıldı. Krizin dokundurmadığı alan kalmadı. Binlerce kişi işsiz kaldı, binlerce işletme ve fabrika kapandı. Bundan dolayısı ile porno endüstrisi de etkilendi ve küçülmeye gitti.
Farklı bir açıdan yaklaşırsak, ekonomik krizde geçim sıkıntısı ve gelecek kaygısı çeken erkeğin aklı başına gelir. Kafasında bu soru ve sorunlar olduğu için kan beynindedir, çükü aklına bile gelmez. Ereksiyon problemleri artar. Ekonomik krizlerdeki artan boşanma oranın sebebi de parasal tatminsizlikten çok, erkeğin kadınını yatakta da tatmin edememeye başlamasıdır kanımca. Kafası bozuk olan adam çükünün derdine düşmez!
İktisatçı olarak yaklaşırsak da, porno ve eğlence sanayi dalıdır. Ekonomik buhranlarda, insanlar önceliklerini temel gereksinimlerinden yana belirlerler. Eğlence de ilk gözden çıkartılacak kalemlerdendir. Ekonomik krizde azalan gelirler ve artan gelecek kaygısı ile insanlar tasarrufa yöneldi ve porno eğlencesine ayırdığı parayı kıstı.
Rakamlarla konuşayım,
- Porno 13 milyar dolarlık hacme sahip bir endüstri.
- 2009′da bir önceki sene 1000$ olan oyuncu ücretleri 700$’a düşmüş.
- DVD satışları 2008′e göre 2009 yılında %30 oranında azalmış.
- Las Vegas porno ticaret fuarına olan katılımdaki düşüş ise %20.
- Makgözlerin saatlik ücretleri 250$’dan 100$’a düşürülmüş.
Tabii porno endüstrisinin daralmasındaki tek sebep ekonomik kriz değil. 2000′li yılların başından beri porno endüstirisinde düşüşler gözlemleniyordu, ancak 2009′daki kriz bunu zirveye taşıdı. 2000′li yıllardan beri gözlemlenen düşüşün diğer sebepleri, korsan ürünler ve internetteki bedava porno siteleri.
- 2006′da 3.2milyar$ olan porno DVD satış ve kira gelirleri 2009 yılında 1.81milyar$’a gerilemiş.
- 2006′da internetten video satışı 2.6milyar$ iken 2009 yılında bu rakam 4.9milyar$’lık bir hacme yükselmiş.
Bu da günümüzde porno endüstrisinin hangi yönde geliştiğini bize çok net bir şekilde gösteriyor. Klasik anlayışta dergi ve DVD ile porno satışı artık demode oluyor.
Jenna Jameson’ın sahip olduğu paralı porno sitesi Club Jenna.com ayda ortalama 83600 ziyaretçiye sahip. Bu da Jenna Jameson’ın gelmiş geçmiç en çok para kazanan porno yıldızlarından biri yapmaya yetiyor. Ancak günümüzde çok yaygın olup da ülkemizde her biri teker teker engellenmiş olan bedava porno video yayın sitelerinin ayda ortalama ziyaretçi sayıları aşağıdaki gibidir.
- XVideos – 7.3 milyon
- RedTube – 8.5 milyon
- PornHub – 9.9 milyon
- YouPorn – 13.7 milyon
İnternetteki ücretsiz porno siteleri, porno endüstrisini hem ekonomik açıdan hem de zevk trendleri açısından tehdit etmekte. Benim şahsi fikrim, bu tip sitelerle birlikte insanlar amatör porno videolarını da yayınlayarak, boyalı hatun – kaslı erkek pornolarından çok daha gerçekçi amatör pornoları tercih etmelerini sağlıyor.
Türkiye’de bir tabu olan porno, kanunen de yasak diye biliyorum. Yani siz sikiş sokuşlu bir porno çekmek isterseniz sizin stüdyonuzu ya polis, ya jandarma, ya da mahalleli basar. Ancak kapitalizmin en güzelini yaşayan ABD’de bu sanayi kendi zenginlerini doğurmuş. En çok kazanan porno yıldızlarının yıllık gelirleri şöyle;
- Jenna Jameson – 30 milyon $
- Tera Patrick – 30 milyon $
- Maria Takagi – 2.6 milyon $
- Houstaon – 1 milyon $
- Hillary Scott – 250 bin $
Durum ülkemizde de böyle olsa eminki bir çok kişi mankenlikten çok porno yıldızı olmak için soyunur…
Popularity: 1%
2 Ocak 2010 | Kategori: Ekonomi, Politik, Türkiyem |
1 Ocak 2010′dan itibaren, kimseciklere sormadan, duyurmadan, inceden vazelinli bir şekilde Bakanlar Kurulu yetkisini kullanarak ÖTV’ye zammı geçirmiş… Hamdolsun kriz bizi teğet geçti diyen RTE, bir anda IMF’e ümüğünü sıktırttı, ardı ardına da ÖTV oranlarını arttırdı. 1 Ocak 2010′dan itibaren cep telefonu ithalindeki ÖTV artırıldı, benzin, mazot, sigara ve alkollü içkideki ÖTV oranları yükseltildi. İnceden inceye giydirdiler gene millete.
Ne desem boş, 1 Ocak sabahı okuduğum ilk haber bu olunca aklıma Kutsal Damacana filminden Şafak Sezer’in bir repliği geldi ve onu sarffetim uzata uzat. Şafak Sezer ne diyorsa, ben de hükümetimize aynen “denden” işareti ile aktarıyorum…
Popularity: 1%
15 Aralık 2009 | Kategori: Alışveriş, Ekonomi, MeGu |

İlk kredi kartım 2003 Ağustos ayında geçmişti elime. Ailecek ilk çıktığından beri Yapı Kredi’nin kredi kartlarını kullanırız. Bu dediğim bayağı ciddi bir tarih oluyor, 1990,’ların başı gibi ben daha ilkokula yeni yeni başlarken babam kredi kartı ile öderdi Migros alışverişlerimizi. Ben liseyi bitirince, ehliyeti de alıp benzin ihtiyacım olacağını göz önüne alarak babam benim adıma bir kredi kartı çıkarttırmıştı.
İlk Worldcard’ım 900TL limitli bir karttı. Geldiğinde 2-3 hafta hiç kullanmamıştım bile. Alışkanlığım yoktu bu rahata. İlk kredi kartı kullandığım yeri hiç unutmam. Ateşini Yolla Bana’nın Yigit K’sı ile Alsancak Reci’s’de bir akşam yemeği yemiştik, ben de kardişime kartı ıslatmış olmanın raconuyla yemeğini kartımla ısmarlamıştım. Hepi topu 20 – 30 YTL gibi cüzzi birşey tutmuştu ama hatırası var, hatta arasam tarasam fotoğrafı bile var o anın, slibi imzalarken. Ha evet, ne güzel günlerdi onlar kredi kartı geçer, masada slibi imzalardık. (Bkz.Kredi Kartımda İmzamı Geri Verin!)
O zamanlar gençtim, tıfıldım, çömezdim… Liseden fırlamış, ünivesiteye geçmiş bir delikanlı olarak kızlar üzerimize akacak sanırdım. Kısa süre içinde kartın limiti 10Bin’e yükseldi tabii sunduğum belgeler sayesinde. İnternetten alışveriş manyağı olarak her yere otomatik ödeme talimatı verdiğim kredi kartı numaram ezberimdeydi ve hiç cüzdandan kart çıkartmadan her siteden ödeme yapabilir hale gelmiştim. İşte bu dönemde Platinum kart alarak cüzdandaki şeklime şekil katmak istemiştim. Ancak bankadaki hanım bana kart numaramın değişeceğini belirttiğinde dünyam yıkılmıştı. Kart yüksele yüksele Goldcard seviyesinde kalmıştı….
Neden tıfıldım çömezdim dediğimi anlamışsınızdır. Ne farkeder masada ödediğin hesap Platinum olsa Gold olsa ya da Ünivesite kartı olsa? Önemli olan kartının tıkır tıkır ödüyor ve ödeniyor olması değil mi?
İroni bu ya, geçen hafta Yapı Kredi bankasından aradılar. Benim iyi ve sayılı bir müşterileri olduğumu ve Gold Card’ımı Platinum karta yükseltmek istediklerini belirttiler bana. Numaram değişecek mi dedim. Evet dediler… Değişen birşey yok, zaten ironi de burada değil. İronik olan, beni iyi müşteri olarak sayması Krizin başladığından beri, yaklaşık 1 yıldır kartımın sadece asgari ödemesi ödeniyor. Durum böyle olunca da limite doğru giden bir borç birikimi oluştu. Yıllar yılı sen tıkır tıkır kartını öde iyi müşteri olma, şimdi en iyi müşteri sensin… Faiz ile para kazandırıyorsun ya bankaya
Kabul ettim tabii, göndersinler dedim, nasıl olsa benden yağlı müşteri yok… Şimdi bütün otomatik ödemelerimi yeni kart numarama aktarmam gerek… Ya da faturaların ödenmediğini görünce, yani yumurta kapıya dayanınca güncellerim otomatik ödemeleri
Şaka maka, platin grisi kart da ayrı bi havalı oluyormuş ya neyse
Popularity: 1%
9 Haziran 2009 | Kategori: Ekonomi |

Bu piramiti internette buldum paylaşmak istiyordum ne zamandır. Öyle anti-kapitalist falan sanmayın beni biz dededen Menderesciyiz, Demirelciyiz hamdolsun Solculuk, ve sosyal demokratlıkla alakamız uzaktan ve yakından olmamıştır. Ama doğru, en tepemizde para var, bizi yönetenlerin de tepesinde…
Popularity: 2%
1 Haziran 2009 | Kategori: Ekonomi, Kitap |

Evteks fuarında ücretsiz olarak dağıtılan Daye Yayıncılığın sahibi olduğu Homex dergisinin Mayıs-Haziran 2009 sayısını yayınlıyorum size. Kurumsal olarak ev tekstili üreticileri ve tedarikçileri ile ilgilenenlerin ve arayanların çok işine yarayacak olan bir dergi bu. İçinde perde, havlu, çeyiz, döşemelik kumaş üreticilerinin iletişim bilgilerine rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Severim böyle sektörel dergileri. Bayilerde bulamazsınız. Fuarlarda sırf bu dergileri toplamak için dolana bir çok tip oluyor Ben ise sizin ayağınıza getiriyorum…
Homex Dergisini İndirmek için Tıklayınız
Popularity: 2%
|
|
Meşhur Yazılar