Categories

A sample text widget

Etiam pulvinar consectetur dolor sed malesuada. Ut convallis euismod dolor nec pretium. Nunc ut tristique massa.

Nam sodales mi vitae dolor ullamcorper et vulputate enim accumsan. Morbi orci magna, tincidunt vitae molestie nec, molestie at mi. Nulla nulla lorem, suscipit in posuere in, interdum non magna.

Panaromik Fotoğraflara Devam

Daha önce sizlerle Iphone ile panaromik fotoğraflar çekmek için Microsoft Photosynth programını size önermiş ve ilk denemelerimi sizlerle paylaşmıştım. Son yayımlamlanan Ios6 ile bu özellik Iphone5 cihazları için bir standart özellik olacak. Bu sayede artık insanları, kedileri, bulutları ve sofraları panaromik bir şekilde Instagram’da görebileceğiz!

Şaka bir yana bu uygulama ile daha sonradan çektiği fotoğrafları paylaşmak istedim. Bunlardan sonra da artık inşallah yenilerini Iphone5’im ile çekerim .

İşte son 1.5 yıl içinde çekmiş olduğum Çeşme’den, İzmir’den, İstanbul’dan, Ayvalık’tan, Ürkmez’den panaromalarım:

Instagram’dan Kitaplar Yapmak

Instagram’ı ilk yüklediğim Aralık 2010’da hoş ama boş bir uygulama bulmuştum. Hakikatten o zamanlar Instagram göz alabildiğince dutluktu. Takip edecek ya da ettirecek arkadaş yoktu. E durum böyle olunca içerik ne kadar güzel olursa olsun, ulaşacağı bir kitle olmayınca zevki çıkmıyor.

Geçtiğimiz 2011 sonbaharında gözle görülür bir hareketlenme vardı. Aralık 2011’de askere gidip, Mayıs 2012’de geri döndüğümde ise olay tam bir çılgınlık haline gelmişti. Herkes herşeye ‘Bu Instagram’da iyi gider‘ gözüyle bakar olmuş, insanları gözlerinin önüne filtreler inmiş.

Tabii ben de adaptasyon dönemini atlattıktan sonra hemen kaynaşmayı becerdim Iger’ler ile. Herkesin farklı bir tarzı var Instagram’da. Kimi kişilerin kesin çizgileri var. Onlara saygım sonsuz. Sırf siyah beyaz filtre kullananlar, birbirini tamamlaycı resimlerle profil resmi yapanlar, başka uygulamalardan efektlerle birleştirenler gibi.

Bunların dışında boyboy kendi seksi pozlarını çekip koyan genç çıtır kızlar var, sürekli yediği içtiğinin fotolarını koyanlar, kedisiyle sevişip koyanlar, internetten bulduğu resimleri paylaşanlar (eposta ile foto paylaşmanın web2.0 hali). Onlar çok sıkıcı oluyor.

Instagram’ın web arayüzü çok kullanışlı bir site değil. Instagram’da dolanmanıza izin vermiyor. Bunun yerine başka siteler Instagram hesabınıza giriş yapıp istediğini kişilerin fotolarını, istediğini etiketleri dolanmanıza hatta resimleri bilgisayarınıza kaydetmenize izin veriyor.  Statigr.am da bu sitelerden biri. İstediğim fotoları kolayca bulup aşırabiliyorum. Bu sitenin bir başka güzelliği de size istatiklerinizi sunuyor olması. İşte Instagram istatistiklerim.

Bir de geçen günlerde Lukapu diye bir site keşfettim. Resimlerinizi istediğini şekilde, istediğiniz sıralamada kitap formatına getirip sipariş veriyorsunuz. Ben de bu Instagram fotolarının internette kalmasındansa, kitap haline gelmesini istedim ve bir Megugram adını verdiğim kitap sipariş ettim. Oldu hatta çok güzel oldu. Elimde fotolarımdan oluşan bir kitap var artık. Tavsiye ederim!

Kinotopic ile Eğlenceli Animasyonlar

Kinotopic uygulamasını askerde can sıkıntısıdan en dibine kadar okuduğum Log dergisinin Mart sayısında ayın Iphone uygulamalarında tanıtılan bir uygulamaydı.

Yükleyip eğlenceli bir şekilde animasyonlar yapılabilen bu uygulamaya fena sardım. 3 ila 5 saniyelik videolar çekip ileri geri tekrarlarla animasyonlar yaratabileceğiniz gibi videoların istediğiniz kısımlarını durdurup, istediğiniz kısımlarını hareketli tutarak birbirinden ilginç animasyonlar yaratabilirsiniz.

Animasyonlar hazır hale geldiğinde Kinopic’in kendi beslemesinde yayınlanıp, takipçilerinizi ekranına düştüğü gibi, eposta adresinize de GIF ya da MOV formatında da gönderiliyor. Yine tıpkı Instagram gibi Twitter ve Facebook hesaplarınızda da paylaşabiliyorsunuz.

Ben bayağı eğlenceli animasyonlar yapmıştım. Yaptıklarından da kalıcı olması için kolaj bir video yaptım.

Kinotipic sayfama gitmek için tıklayın.

Fujifilm Instax Mini 25 ile Anında Görüntü

Esasında doğru adı “anında film kamerası” olan bu kameranın, dilimizde jenerik marka olarak Polaroid olarak bilinmesinden ötürü bundan sonra polaroid olarak diyeceğim Fujifilm firmasına olan sonsuz saygımı koruyarak. Instax Mini 25 isimi bu polaroid makinayı geçtiğimiz yılın sonbaharında aldım. İnternette eski polaroid fotoğrafları görüp özenip, acaba eski bir makina bulabilir miyim diye araştırırken keşfettim ki hem orjinal Polaroid firması hem de Fujifilm bu makinaları yeniden üretime almış. Polaroid’in tek bir modeli Fujifilm’in ise o an için 3 modeli olduğunu görünce, onların bu işi daha ciddiye aldığını ve ilerleyen yıllarda film bulma sıkıntısı çekmeyeceğimi düşünerek tercihimi Fujifilm’den kullandım.

Polaroid marka kameralar ülkemizde internet sitelerinde satılmakta, filmlerine de rahatlıkla ulaşılmakta. Ancak Fujifilm kamerası Türkiye’ye gelmemiş bir ürün. Türkiye bayilerine attığım eposta ile bu ürünün henüz gelmeyeceğin öğrenmiştim. Ben de EBAY’den, ABD’den makinamı, Japonya’dan da filmlerimi getirttim ve eğlenceye başladım.

Çok nostaljik, çok güzel bir duygu. İlk arkadaşlarımın içine çıkarttığımda herkes hayretler içinde kalıp “Nereden aldın, nereden buldun böyle bir makinayı” diye sormuşlardı. Cevap yurtdışı olunca da ufak çapta bir hayalkırıklığı yaşamışlardı. 2000’li yıllara geldikçe ortadan kalkan filmli fotoğraf makinaları, anında fotomuzu görebildiğimiz dijital kameralara bıraksa da, insan fiziksel olarak elinde tutulabilen, bir hatırayı daha çok seviyor. Arkadaşınızla, sevgilinizle, ya da topluca bir fotoğraf çekip hemen cebinize atmak çok romantik bir duydu.

Tabii her fotoğraf sadece bir kere çıkıyor. Sevgililerin fotoğraflarını 2 ya da 3 kere çekmek durumunda kalıyorsunuz. Biri erkeğe, biri kadına diğeri ise eğer istiyorsanız kendinize. Instax Mini’nin film boyutları kredi kartı boyutunda olduğu için fotoğraflar hemen cüzdana konulabiliyor.

Filmlerimi hala EBAY ile uzakdoğudan getirtiyorum. İçinde 5 tane 10’luk kartuş olan 50’li paketler aldığınızda posta dahil 50 dolara denk geliyor. 5 Yani her fotoğraf 1 dolara maloluyor. Dijital fotoğrafları, baskıcılarda 0,35TL’ye bastırttığımızı düşünürsek esasında pahalı bir eğlence. Ama bence değer.

Bir de fotoğrafı sallama geleneği var, Outkast’in Hey Ya şarkısında dediği gibi “Shake it like a polaroid picture!”. Bu konu hakkında da ufak bir araştırma yaptım (altı üstü Google’a yazdım amk) ve eski Polaroid filmlerinin ıslak olduğunu ve koruyucu film söküldüğünde ıslaklığın daha çabuk kuruyup, görüntünün belirmesi için sallayarak kurutmanın gerçekten daha hızlandırdığı gerçeğini öğrendim. Ancak yeni nesil filmlerde sökülecek koruyucu bir tabaka olmadığı ve filmin asla hava ile temas etmeden kendi içinde kuruduğu için fotoğrafı sallamanın bir yararı olmayacağı gibi, fotoğrafta sarsıntıdan ötürü baloncuklar oluşabileceğini öğrendim.

İşte son 1 yılda çektiğim bazı arkadaş fotolarımı da paylaşacağım sizlerle. Polaroid fotoların bir başka geleneği de altına permanent kalem ile yazı yazmaktır. Yeterli bir boşluk bulunmakta ve bu boşluğa ister saçmalarsınız, ister unutmamanız için yeri ve tarihi yazarsınız.

 

Fotoğrafta Farklı Bakış Açıları