Categories

A sample text widget

Etiam pulvinar consectetur dolor sed malesuada. Ut convallis euismod dolor nec pretium. Nunc ut tristique massa.

Nam sodales mi vitae dolor ullamcorper et vulputate enim accumsan. Morbi orci magna, tincidunt vitae molestie nec, molestie at mi. Nulla nulla lorem, suscipit in posuere in, interdum non magna.

Ucuza Moda Bloggerlığı Tavsiyelerim

Instagram’da, Twitter’da, Facebook’da, blog alemimde az çok kendine takıp takıştırmayı bilen, zevki olan, 3-5 marka ve modacı bilip takip edebilen herkes 7’den 77’ye herkes moda blogcusu olabilir.

Bazı moda blogcuları çoğunlukla sağdan soldan takip ettikleri yeni trendleri ve katolog ürünlerini paylaşarak takipçi kazanıp, ulaşmak isterken, kimileri gerçekten para harcayıp, moda ve marka ürünler satın alıp kendi fotoğrafçı arkadaşlarına poz vererek bloglarında yayınlamakta, özendirici bir hayat sürmekteler.

Başarılı moda blogcusu olmak ne yazıkki acımasız. Öncelikle toplumun güzellik tanımına uyan bir güzelliğiniz olmalı. En azından vücudunuz güzel olmalı. Şu an piyasada adından söz ettiren 5-6 moda blogcusunun 2-3 tanesi bebek gibi kızlarken, geri kalanlarda vücut olarak güzel olup, katlanılabilecek güzellikte yüzlere sahip hatunlardır. Toplumun beklentilerini karşılayan bir bedene sahip değilsen işin zor ne yazıkki.

Bir moda bloggerı en az 4 cephede paylaşım yapmalıdır:

  1. Kendi blogu.
  2. Facebook
  3. Twitter
  4. Instagram

Eğer sizinde bir moda zevkiniz, bilginiz, merakınız var ise ve bolca özgün içerik ve kombinler yaratmak ve bu araçlarda paylaşmak istiyorsanız, çok servet bağlamadan, işin çakallığına kaçıp, işi bilip işe gitmeden güzel kombinler oluşturup, kaliteli içerik üretebilirsiniz! Nasıl mı? İşte böyle:

  • Outletleri ve indirimleri takip edin. Mango, Zara, Koton, H&M, Mudo ve benzeri hızlı tüketim moda mağazalarının ürün sirkülasyonları fazla olduğu için ürünlerin fiyatları çabucak düşmekte. Kombinleri daha ucuza getirebilirsiniz.
  • Pazarları ve Fabrika satış mağazalarını takip edin. Bir çok Avrupa markası Türkiye’de üretilmekte. İstanbul, Bursa ve İzmir bu üretimi gerçekleştiren kentlerin başında geliyor. İhracat olan yerde ihraç fazlası da olur. Üreticiler işlerini garantiye almak için ürettikleri ürünlerin %2-3 kadar fazlasını üretirler her ihtimale karşı. Bu fazlalıkları da o sezonda ya da bir sonraki sezonda varsa kendi fabrika satış mağazalarında, yoksa pazarcılara toptan vererek ellerinden çıkartılar. Fiyatlar da tabiiki çok cüzzi olur.
  • Ayda bir soyunma kabininden kombin yayınlayın. Gidin, beğendiğiniz ürünleri giyin, deneyin, ayna önünde, duvar önünde, dekor önünde fotoğraflarınızı çekin.  Bir anda para vermeden 3-4 paylaşım hazırlayın.
  • Ürünleri değiştirme kartı ile satın alın. Çok fazla beğenmediğiniz ve sahibi olmak istemediğiniz bir ürünü değiştirme kartı ile satın alın, kombininizi yapıp fotoğraflarınızı çekinin, sonra değiştirme kartı ile gidip, gerçekten sahibi olmak istediğiniz kıyafeti alın. Böylece aynı paraya 2 adet paylaşım hazırlamış olursunuz!
  • Çantada ve gözlükte her kadın gibi imitasyona yönelim. Zaten herkes bunu yapıyor. Taşımasını bilen için imitasyon bile orjinal gibi durur.
  • İnternet alışveriş sitelerinin hakkını verin ve  7 günde cayma hakkını kullanın. Bir çok kombini bedavaya getirir ve ürünleri iade edersiniz. Paranızı da geri alırsınız!
  • Ucuz markasız ürünler alıp, kesin dikin biçin süsleyin değiştirin ve kendi tasarımınız gibi lanse edin. Böylece hem moda bloggerı, hem de tasarımcı olduğunuzu gösterirsiniz. Orjinal olur.
  • Anna, abla, kuzen gardıroplarından ödünç alın. Her kadın bunu gündelik hayatta zaten yapar. Blogunuzu takip eden ürünlerin sizin kuzeninizin olduğunu nereden bilecek? Giyin, fotoğraflar çekinin paylaşın. İade ederken yıkayıp vermeyi unutmayın!

Moda bloggerlığının başlangıcı zordur. Ancak takipçi sayınızı, aldığınız ziyaretçiyi arttırıp, adınız markalar ve ajanslar tarafından duyulmaya başladıkça kolaylaşır. Markalar sizi kullanıp, ürünlerinin reklamını yaptırmak için size sırnaşır, bedava ürünler gönderir, etkinliklere davetiyeler gönderir. Bu fırsatları iyi değerlendirirseniz bu bir hobi olmaktan çıkıp, bir iş haline de dönüşebilir.

Birkaç dikkatimi çeken moda bloggerı da paylaşayım tam olsun:

Instagram’dan Kitaplar Yapmak

Instagram’ı ilk yüklediğim Aralık 2010’da hoş ama boş bir uygulama bulmuştum. Hakikatten o zamanlar Instagram göz alabildiğince dutluktu. Takip edecek ya da ettirecek arkadaş yoktu. E durum böyle olunca içerik ne kadar güzel olursa olsun, ulaşacağı bir kitle olmayınca zevki çıkmıyor.

Geçtiğimiz 2011 sonbaharında gözle görülür bir hareketlenme vardı. Aralık 2011’de askere gidip, Mayıs 2012’de geri döndüğümde ise olay tam bir çılgınlık haline gelmişti. Herkes herşeye ‘Bu Instagram’da iyi gider‘ gözüyle bakar olmuş, insanları gözlerinin önüne filtreler inmiş.

Tabii ben de adaptasyon dönemini atlattıktan sonra hemen kaynaşmayı becerdim Iger’ler ile. Herkesin farklı bir tarzı var Instagram’da. Kimi kişilerin kesin çizgileri var. Onlara saygım sonsuz. Sırf siyah beyaz filtre kullananlar, birbirini tamamlaycı resimlerle profil resmi yapanlar, başka uygulamalardan efektlerle birleştirenler gibi.

Bunların dışında boyboy kendi seksi pozlarını çekip koyan genç çıtır kızlar var, sürekli yediği içtiğinin fotolarını koyanlar, kedisiyle sevişip koyanlar, internetten bulduğu resimleri paylaşanlar (eposta ile foto paylaşmanın web2.0 hali). Onlar çok sıkıcı oluyor.

Instagram’ın web arayüzü çok kullanışlı bir site değil. Instagram’da dolanmanıza izin vermiyor. Bunun yerine başka siteler Instagram hesabınıza giriş yapıp istediğini kişilerin fotolarını, istediğini etiketleri dolanmanıza hatta resimleri bilgisayarınıza kaydetmenize izin veriyor.  Statigr.am da bu sitelerden biri. İstediğim fotoları kolayca bulup aşırabiliyorum. Bu sitenin bir başka güzelliği de size istatiklerinizi sunuyor olması. İşte Instagram istatistiklerim.

Bir de geçen günlerde Lukapu diye bir site keşfettim. Resimlerinizi istediğini şekilde, istediğiniz sıralamada kitap formatına getirip sipariş veriyorsunuz. Ben de bu Instagram fotolarının internette kalmasındansa, kitap haline gelmesini istedim ve bir Megugram adını verdiğim kitap sipariş ettim. Oldu hatta çok güzel oldu. Elimde fotolarımdan oluşan bir kitap var artık. Tavsiye ederim!

Tuzki

2008 senesinde, daha MSN tahtını Facebook Chat, WhatsApp ve BB Messenger’a kaptırmamışken bir anda bu Tuzki denilen ifadeler türemişti piyasada. Tavşana benzeyen ne idüğü belirsiz bu karakter sinirleniyor, cinnet geçiriyor, seviniyor, coşuyor, sakarlık yapıypr, kur yapıyor. Sevimli ve o dönemin kedilerini eyleyen birşey olduğu için hepsini MSN’e ekleyip tüm yavşak sohbetlerimde kullandığım en etkili silahım olmuştu.

Tuzki Beijing Broadcastiing Institute çizerlerden Wang Momo tarafından 2006 tavşan olarak çizilmiş popüler bir karakter. MSN ve Tencent QQ (Çin’in MSN’i) kullanıcıları arasında 2007-2008 yıllarında hızla sohbet ifadesi olarak yayılmış ve ünlü olmuştur. Bu ünü ile birlikte klasik bir uzakdoğu çılgınlığına dönüşmüş ve oyuncaklar, peluşlar, kalemler, çantalar gibi dev bir “franchise” olmuş. Yurdumuzda bu çılgınlık sadece sohbet ifadesi olarak kaldı. 2006 senesinde Motorola Tuzki görsellerini kullanarak Asya pazarında Q9h Smartphone’unu Internet ve Mesajlaşma özelliklerini vurgulamak için bir kampanyada kullanmış.

 

Geçen gün Ebay’de bu mahlukatın bir peluş bebeğini görüp, eski günlerin hatrına bir tane aldım da 😉

 

Twitter, Hiç Tanımadığımız İnsanlar ve Gelin Ayakkabısı

İnternetin son kullanıcıya yayılmaya başladığı yıllarda çok popüler olan IRC sohbet kanallarında insanlar takma adları ile hiç tanımadığı, resimlerini bile görmediği kişilerle muhabbet eder, tanışır ve dost olurlardı. Birbirleriyle dertleşir, yardımlaşır ve paylaşırlardı.

Türkiye’de ilk dönemlerde IRC’nin yanı sıra popüler olan Raksnet Chat Odaları vardı, aynı durum burada da geçerliydi. Hatta bu odalarda sevilen bir kullanıcı vefat ettiğinde chat arkadaşlarının onu anmak için yaptıkları dönemin gazetelerine konu olmuştu.

Daha sonra bu tanımadığın insanlarla sohbet olayı ICQ’nun Random Search özelliği ile bir süre daha sürse de MSN, Facebook Chat ve benzeri yeni nesil sohbet uygulamaları hep tanıdığımız kişilerle iletişime yönelik bir yol izlediği için mümkün olmamaya başladı.

Ancak Twitter hepsinden farklı, tıpkı IRC dönemindeki gibi tanımadığın insanların düşüncelerini takip edip iletişime geçme şansı sağlıyor. İnsanlar fikir alışverişinde bulunuyor, bilmediklerini sorup öğreniyor, eğleniyor, son haberleri yakalıyor. Kullanıcılar ünlü insanlara yakın olup ulaşabildiği gibi, Twitter sayesinde ünlü olma şansına sahip oluyor. Kullandığı ya da sevdiği markaların, tutuğu takımın haberlerini bütün medya araçlarından daha önce Twitter’dan öğrenebiliyor.

Twitter’da 900 küsur kişiyi takip ediyorum, 1000 küsur kişi de beni takip ediyor. Bunlardan sadece 50 kişiyi gerçek hayatımdan tanıyorum. Geriye kalanların 50si ünlü 50si firma ve marka twitterı, diğer hiçbirini birebir tanımıyorum ama iletişim halinde fikir, eğlence alışverişi yapıyorum.

Yukarıda görmüş olduğunuz, Twitter adım olan mentalmast yazılı gelin ayakkabısı yine Twitter’dan takipleştiğim Yolsuelectric‘in ayakkabısıdır. Kendisini geçtim gerçek adını bile bilmiyorum. Tek bildiğim evlenmek üzeri olduğu, evlilik hazırlıklarında çektiktikleri ve şu anda çalıştığı firmaydı. Tweetleşmeler sonucunda adımı ayakkabısına yazacağını söylemişti ve yaptı. İşte Twitter tam da böyle birşey. Kim olduğunu, statünü bilmeden insanlarla paylaşmaktır!

Hala bir Twitter’ınız yoksa eğlenceyi kaçırıyorsunuz.

Hilal Cebeci ve Ünlülerin Sosyal Medyada Parlaması

Twitter aleminde bir Hilal Cebeci fenomeni esip duruyor. Hilal Cebeci Twitter’da anında çekip paylaştığı iç çamaşırlı, üstsüz, seksi resimleriyle ve de hayranlarına “panpa“dan türeme “panpiş” diyerek hitap etmesi ile bir anda 250bin takipçiye ulaştı. Yaptığı bu hareket kimileri tarafından olumlu karşılanırken, kimileri büyük bir Hilal Cebeci düşmanı oldu. Özellikle kadınlar. Ben Hilal Cebeci’nin yaptığı hareketi takdir edip onaylayanlardanım.

ABD ve Avrupa’ya baktığınızda seksiliği ile şöhrete kavuşmuş bir çok ünlünün, mankenin, modelin, aktrisin hatta porno yıldızının Facebook ve Twitter’dan yayınladığı gündelik yaşamdan seksi resimleri olduğunu görebilirsiniz. Yüzlerce yıldız böyle fotoğraflar yayınlayıp hayranlarını artırırken dünya yıkılmıyorsa, Türkiye’de daha bir ilk olan yıldız teşhirciliği ile Türkiye yıkılmaz, batmaz, değerlerini kaybetmez.

Dünya’da bunun en popüler örneği Adrianne Curry tarafından sergilenmektedir. Kadın Twitter’dan yayınladığı üstsüz, çıplak, bikinili ve benzeri seksi fotoğrafları ile pek tanınmayan bir manken iken, bir anda 250bin kişinin takip ettiği seksi bir televizyon yıldızına dönüştü. Şanı o kadar arttı ki, TİB tarafından internette kullanılması tehlikeli ve yasaklı kelimeler arasına girdi ismi memleketimizde. (Bkz.Bir Yasak Hatun: Adrianne Curry)

Gelelim bizim Hilal Cebeci’ye. Bence Hilal Cebeci de diğer birçok seksi yıldız gibi saf rolüne bürünmüş çok zeki kadınlardan biri. Yaptığı hareketi daha önce kimsenin aklına getiremediğini, getirse bile cesaret edemediğini düşünürsek zeki olduğu kadar cesur da. Yaptığı tamamen kendi reklamı. Bunu o da kabul ediyor. Yaptığı harekete de Panpişizm diye bir isim verip marka yaratıyor, panpişlerinin herşeyden çok sevdiği tatlıları olarak görüyor, halk ile yakınlaşıyor.

Değişen ve gelişen medya düzeninde Hilal Cebeci yerini ilk kapanlardan. 90’lı yıllarda mankenler yıldızları sönmeye başladığında ne yapıyordu? Podyumda “yanlışlıkla frikik verip memelerini” gösteriyor ve bir anda bütün magazin dünyasında adlarını konuşulur hale getiriyordu.  Peki ya aktörler, şarkıcılar ne yapıyordu? Yalandan bir aşk yaşayıp, popüler biriyle sosyetik bir mekanda basılıp yine yıldızlarını parlatıyordu. Günümüzde bunlara gerek kalmadan insanların gözü önünde yerini almak sosyal medya ile mümkün!

Hilal Cebeci şu anda Türkiye’nin en çok konuşulan kadını. Panpiş markası iç çamaşırları yakıdna piyasaya sürülecek. Kısa sürede televizyon programlarına çıkma oranı arttı, yakında bir albümü patlar, konserler ile yürür gider. Benim anlamadığım şey insanların bu kadına verdiği tepki! Kardeşim, Twitter’da sen birini takip etmek istemiyorsan etmezsin ve görmezsin. Ama sen hem takip ediyorsun, hem de kadına ileri geri saydırıyorsun. Takip etme, onun ne dediğini, neler paylaştığını görmezsin bile! Bunu yapanların çoğunun kadın olması ise kadınların o hep savundukları “kadın hakkı ve kadın özgürlüğü“nü baltalamalarından başka birşey değildir. Hilal Cebeci 10 Temmuz’da bununla ilgili çok güzel tweetlerde bulundu. Olduğu gibi aktarıyorum;

bana yazan kadınlardan ve sürekli namustan bahsetmelerinden sıkıldm kmbilir gizli saklı neler çeviriysunz burdada namus abidesi kesiliysunz

girmeyin sayfama bakmayın başka işiniz gücünüz yokmu size teker teker cvp verip prim yaptırcamı sanıyosanız yanılıyounuz

neden kızlık zarı operasyonları çoğaldı çünkü herşeyi yapıyosunuz sonrada evlenmeden zar operasyonu bumudur nams sıkıldım nams triplerinizdn

biskolata reklamındaki çıplak adamlar için neler yazıyodunuz içiniz eriyodu çıplak erkek sizi etkiliyo binlerce twitt atıyosunuz şimdi nolyo

eleştirininde bir sınırı vardır girmeyin sayfama bakmayın işinize gelmiyosa gidin başkalarını takip edin bune yaa bi mahalle baskısı

panpişlerim işin suyunu çıkardılar onlara ne herkes istediğini yapmakda özgürdür bune böle bu kadar yobazsan twittrada girme sokağada çıkma

yok reklam için napıyomuşum yok utanıyolarmış siz niye utanıyosunuz kapatın bilgisayarı yatın uyuyun ilgilenmeyin

evde kalmış kıskanç kızlar gibi gözüküyosunuz haberiniz olsun

panpişlerim ben susuyorum siz gereğini yapın çok daraldım çünküü tatlılarımm..

facebookda bikinili resimlerini paylaşıyolar alalala hiçbişey anlamıyorum panpişlerim

panpişlerim neden bukadar gerildimki benim kimse umrumda diil sizden başka, seviyorummm siziii ballarım benimm:)aşkımsınız:)

panpişizm demek sevgi demektir beni eleştirenleride seviyorum çünkü hayat birşeyleri sevmemek için çok kısa,herkesi çok seviyorum yaşasınn

Hilal Cebeci’nin paylaştığı bazı arşivlik resimler;