Eski İzmir Fotoğrafları

Eski İzmir Fotoğrafları

Bu fotoğraflar geçti elime eposta ile geçen gün. Daha önce hep bildik ayn fotoğraflar dolanıp dururdu epostalarda. Ama bunlar yeni taze… Daha önce hiç görmemiştim…

Ne güzel şehirmişsin sen İzmir. Keşke Kordon’un eskisi gibi kalsaymış, yalılarla denize içiçe. Keşke o arnavut kaldırımlı yollarını söküp hiç asfaltlamasaydılar, keşke o köşkleri, iskeleleleri ve deniz banyolarını hiç yıkıp 7-8 katlı apartmanlar yapmasalardı.

Artık denize sıfır neredeyse hiçbiryer yok İzmir’de. Oturup bir kahve içebilececeğiniz cafe falan hak getire. Ya bir yürüyüş yolu, ya bir bank var. Ya da deniz kenarı ve üstünden yol geçiyor, arabalarımız sürüyor sefesını. Kim ne derse desin İzmir denize küsmüş bir şehir!

Fotoğrafların yılı 1929. Fotoğraflar da altı tramvaylar, faytonlar bulunmakta. Dönemin kadınları modern İzmir kadınları. Kordon var Pasaport var.

Eski İzmir Fotoğrafları 1Eski İzmir Fotoğrafları 2Eski İzmir Fotoğrafları 3

 

Eski İzmir Fotoğrafları 4Eski İzmir Fotoğrafları 5Eski İzmir Fotoğrafları 6

Eski İzmir Fotoğrafları 7Eski İzmir Fotoğrafları 8Eski İzmir Fotoğrafları 9

Meşhurluk: 1%


İzmir ve Expo Hayali

İzmir ExpomuşBirbirmizi kandırmayalım, kendimizi hiç kandırmayalım. İzmir Expo Mexpo alamaz, rüyasında belki görür.

“We want Expo in İzmir” flamalarını dağlara taşlara asarak bu iş olmaz. Bu iş yoğun çalışma, özveri ve altyapı gerektirir.

İzmir’e fuarlar ve kongreler kenti izlenimi yaratmaya çalışıyoruz, ancak yeni yapılmasına rağmen ufak sayılan bir fuar alanı, yeteriz otel ve konaklama imkanı, olmayan ulaşım ağı ile İzmir bir fuar ve kongreler kenti olamaz. Hele hele fuarların fuarı diye abartılıp, İzmir’in kurtuluşu olarak lanse edilen Expo organizasyonunu da alamaz. Kanımca…

Öncelikle Expo Nedir? konusuna girelim. İzmir Expo sitesinin belirttiğine göre Expo;

Dünyanın kültür, tarih ve eğitim olimpiyatları olarak nitelendirebileceğimiz EXPO’lar, ülkeleri uzmanlaşmış oldukları konulardaki bilgi birikimlerini daha yaşanır bir dünya için paylaşmak üzere bir araya toplar. Burada ürünler değil fikirler, kültürler ve dünyanın geleceği için projeler sergilenir.

EXPO, Exposition’ın kısaltmasıdır. Exposition’ın Türkçe karşılığı “Sergi”dir. EXPO’lar, “Dünya Sergisi” ya da “Dünya Fuarı” olarak da adlandırılır.

EXPO’lar birer ticari fuar olmaktan öte eğitsel amaçlı birer tema ve kültür etkinliği olarak anılmaktadır. Bu tema ve kültür etkinlikleri; teknoloji, yenilik ve doğaya uyum gibi evrensel konuları hedef alarak tüm dünya ülkelerinin kültürel mirasları ile geleceğe yönelik beklentilerini harmanlamaya yöneliktir.

1851’de Londra Kristal Palas’ta düzenlenen sergi ile temelleri atılan EXPO’lar, BIE (Uluslararası Sergiler Bürosu) tarafından organize edilmektedir, BIE’ye 98 ülke üyedir.

Sosyal, kültürel ve eğitsel yüzüyle insanlığın gelişimine ve hoşgörüyle bütünleşmesine öncülük eden EXPO’lar 5 yılda bir kez düzenlenerek en az 3, en çok 6 ay sürerler. Kapladıkları ortalama 1 milyon 500 bin metrekarelik alanda dünyanın dört bir yanından on milyonlarca ziyaretçiyi kucaklarlar.

Böylelikle EXPO’lar, gerçekleştirildikleri kentlere, dünya halklarını bir araya getirerek yeniliklerin ve sürdürülebilir gelişmenin kapısını uyum içinde aralamada rol oynama fırsatı verir, kent kimliğine hafızalardan silinmeyecek bir itibar kazandırmış olurlar.

EXPO tarihine göz attığımızda, bir kente kalan EXPO mirasının nitelik ve niceliğinin ne kadar zengin olduğunu görmek mümkündür. İlk dünya fuarı, 1851 yılında Londra’da düzenlenirken kente ünlü Kristal Palas’ı kazandırmıştır. Eyfel Kulesi ise, 1889 Paris EXPO’su için inşa edilen, 100 yılı aşkın süredir Paris’e hem maddi getiri sağlayan hem de şehrin hafızalardaki yerini sağlamlaştıran eşsiz bir yapı olmuştur.

 

EXPO 150 yılda tam 63 kez düzenlenmiş, ancak, BIE’ye üye olmadığımız için bunların hiçbiri Türkiye’de gerçekleştirilememiştir. Ülkemiz, 2004 yılı Ekim ayında BIE’ye üye olmuş ve EXPO’ya ev sahipliği yapma yolumuz bu gelişme ile birlikte açılmıştır.

Milanoda tarih boyunca bu organizasyon 2 kere yapılmış, şimdi 3üncüsünü istiyorlar. Ve yetenirce isterlerse hiç zolanmadan alırlar. Neden? Çünkü İzmir’in böyle bir organizasyonu kaldırması için gerekli olan altyapısı yok. Neler eksik peki İzmir’de?

  • Konaklama eksikliği. İzmir’de her ne kadar son 1-2 yılda yeni oteller açılsa da halen yetmemekte. Sektörel fuarlarda bile oteller dolmakta ve gelen katılımcılar Çeşme gibi sayfiye yerlerde kalmakta.
  • Ulaşım yetersizliği. İzmir’in henüz gelişimini tamamlamış bir ulaşım ağı bulunmamakta. Otobüsler tıklım tıklım, kimi zaman doluluktan durakları es geçiyor. Vapurlar iyi, ancak Karşıyaka, Alsancak ve Konak arasında yoğun, Üçkuyular arabalı geçişler için, Göztepe ise durgun. Metro denen olay sadece tek hat üstünde Bornova ve Üçyol hattını rahatlattı. Şimdi eski tren yolunu hafif raylı sisteme çeviriyorlar, o da Karşıyaka, Gaziemir, Alsancak’ı birbirine bağlıyarak rahatlacaksa da, ulaşımın hiç bir şekilde planlanan İzmir Expo Fuar Alanına ulaşmasını geçtim, yürünecek uzaklıkta olmaması da bir komedi.
  • Dış hatlar ulaşımı. İzmir’e kaç tane dış hatlar uçuşu geliyor? Ya da kaç tane dış hatlar uçuşu gerçekleşiyor Adnan Menderes Havalimanı Dış Hatlar Terminali’nden? Yurtdışından gelecek katılımcılar, İstanbul üzerinden yurtiçi uçuş ile İzmir’e ulaşabilecekler.
  • İzmir Expo Alanı, İzmir’in yakınında kalan son yeşil alan. Villalar tarafından her ne kadar tecavüz edilsede, mandalin bahçeleri ve çiçek bahçeleri ile İzmir’de yapılaşmanın yoğun olmadığı en yakın çevre, fuar alanı olarak düzenlenmesi büyük bir kamulaştırma ve çevre katliamı olacak.
  • Yeterli özveri ve deneyim yok. Expo’yu almak için çalışır gibi görünen İzmir Ticaret Odası ve İzmir Büyükşehir Belediyesi. İkisinin de bu konuda deneyimli oldukların sanmıyorum. Mesela aldığım bir duyuma göre, yurtdışındaki ilk sunumlardan birinde Milano ekibi, 2 bayan 2 bay, güzel takım elbiselerle güzel bir sunum yapmışlar seçici komiteye. Bizimkiler ise sanki bir tatildeymişcesine kot gömlek gitmişler 4-5 erkek olarak sunum falan hakketire… Daha çok toyuz çok…

Ben şahsen İzmir Expo olsa da olur olmasa da olur benim için diyorum. Ancak bunu bir tek ben demiyorum bence. Bu işten, Expo İzmir’de gerçekeştirse de gerçekleştirmese de büyük rant sağlayan insanlar var. Ancak ne olur? Expo İzmir’e gelirse bu kesim, daha da çok rant sağlayacaklar, çünkü bunlar çoktan Expo alanını parselleyip kamulaştırılması için beklemektedirler. Gerçekleşmese de genede bir çok paralar harcandı bu tanıtımlar için. Alan alacağını aldı…

Gördüğünüz üzere çok da inancım yok benim bu tür bir organizasyona…

5 yıl önce Universiad da sanki çooook büyük bir olaymış gibi lanse edildi İzmir’e. Yapıldı, başarılı da sayılırdı bir kaç ufak tefek şeyler hariç. Ancak dünya basınında bir satır bile yer almadı bu organizasyon. Televizyonlarda gösterilmedi bile… İzmir güzel spor tesisleri kazanmış oldu…

Demekki Expo İzmir’de olursa, haftasonları gezmek için güzel bir park ve alan kazanmış olucaz… Başka birşey değil…

Son olarak da Expo sitelerini sunayım size bir bakın bakalım:

Milano Expo Sitesi

İzmir Expo Sitesi

Meşhurluk: 4%


IF Wedding Fashion 2008 İzlenimlerim

 İzmir IF Wedding Fashion 2008 Posteri

Evet şu son 1 haftadır doğru düzgün buraya yazı yazamamın sebebini açıklıyorum. İzmir IF Wedding Fashion 2008!  Şirket olarak bu fuara katılma kararı almıştık, gün yaklaştıkça da telaşı arttı. Fuar öncesinden 3 gün boyunca yoğun bir hazırlık, 3 gün süren yoğun bir fuar ve ancak kendime gelebildim bugün.

17-19 Şubat arasında gerçekleşen bu fuardan bahsedeceğim biraz. Bu benim ilk fuar katılım deneyimim olduğu için heyecanlıydım, ancak insan çabuk öğreniyor, kapıyor bazı şeyleri.

Fuar Stand İnşaatları 1Fuarın stand kurulumu 2-3 gün öncesinden başlıyor olmasına rağmen, genelde mimarlık şirketleri son gün, son dakikaya bırakıyor gibi. Fuar alanında fuardan önce inanılmaz bir çalışma var. Arabalar giriyor çıkıyor, heryerden inşaat sesleri, ustalar, fuar alanının fuardan önceki gece saat 12′de temizlenmeye başlamasına kadar bu çalışmalar sürüyor. Hatta ilk gün fuar açılından önce bile ince rötuşlar yapılıyor standlara.Fuar Stand İnşaatları 2

Şunu anladım ki, firmanızın prestijini sergilemek, rakipleriniz karşısında güçlü durmak ve ben buradayım diyebilmeniz için, iyi bir holde, iyi ve büyük bir alanda, güzel paraya kıyılmış bir stantla katılmanız gerekiyor. Biz yaptık valla, bir zararını görmedik.

Standınızın size teslim edileceği vakit, sizin buna hazır olmanız gerekiyor. Yoksa fuardan önceki gün sabahlamak zorunda kalırsınız. Fuarın açılış vakti gelip çattığında o stand tamamen hazır olacak, yoksa insanlar size geldiğinde hiç de hoş olmayan, fırsatları kaçırabileceğiniz bir durum söz konusu olur.

Nedir peki bu hazır etmeniz gerekenler?

  • Öncelikle tabii ki sergileyeceğiniz ürünler, kataloglar, kartelalar, posterler.Fuardan Görüntüler 1
  • Görüşmelerinizde gerekli notları alacağınız not defterleri, görüşme şablonları, sipariş föyleri, kağıt, kalem ve markörler.
  • Gelen ziyaretçilere sunmak üzere hazırda ufak şekerler, çerez, Ofis 3-5, çay, kahve, meşrubat, sigara içenler için sigara, küllük ve çakmak. Alkol pek tercih sebebi değil, ne de olsa bir iş ortamı var, içen var içmeyen var, günah diyen var  olsun diyen var…
  • Bol bol bol kartvizit.  Yanıma deneyimsizce 20-30 kartvizit aldım ve 2 saate kalmadan bitti. Bol derken abartmıyorum 500 adet ideal.
  • Fiyat listeleri. İnsanlar ürünlerinize bakmakla kalmayacak fiyatını da soracaklar. Bilmiyorum verilemeyecek bir cevap….
  • Laptop da iyi olur. Wireless olarak internete bağlanıp bazı bilgilere, epostalara ulaşmak lazım olabilir.

Fuardan Görüntüler 2Biz hazırdık, pek bir eksiğimiz yoktu valla. Kartvizit eksiğimiz olacağını anladığımız anda hemen takviye aldık, merkezimizin İzmir’de olmasından yararlanarak.

İzmir’de yapılan bu fuara, gelinlik imalatçısı bir firma olmamamıza rağmen, İzmir’in sayılı firmalarından olduğumuz için öncelikle prestij amaçlı katılmıştık, firmamızın eski müşterileri ile ara ısıttık, bizleri tanımayanlara kendimizi tanıttık, rakiplerimize de kendimizi hatırlatmış olduk. Fuarın zararı olmaz, katılanların ortak kanısı bu yöndeydi…

Fuar organizasyonu ile ilgili birşeyler de belirtmek isterim;

  • Fuar bence kısaydı. O kadar hazırlığa 3 gün az bir süreydi. En azından 4 gün olmalıydı ve sadece pazar gününü değil cumartesi gününü de kapsamalıydı. Haftaiçi işinden ötürü gelemeyecek olanlar cumartesi ya da pazar ziyaret edebilirler.
  • Fuar’a sadece profesyonel katılımcıların alınması çok doğru bir karardı. İlk gün, Pazar gezmesine gelen nişanlı çiftler kapıda kaldılar ne yazıkki. Ama doğrusu da bu. İçerideki herkes üretici, perakendeye vakit ayıramazlar. Gelinlik almak isteyenlerFuardan Görüntüler 3 doğru çarşıya gitsinler :)
  • Hava şartları çok talihsizdi. İstanbul ve Ankara civarından İzmir’e gelecek olan ziyaretçiler birgünlerini yolda geçirmek zorunda kalmışlar. Bazı misafirlerimiz Susurluk’tan İzmir’e 3.5 saatlik yolu 10-12 saatte katedebilmişiler. Bir o kadar ziyaretçinin de, uzaktaki şehirlerden hava şartları nedeni ile yola bile çıkmadan, gelmekten vazgeçtikleri söyleniyor.
  • Yabancı ziyaretçileri az buldum. Bir Alman grup vardı dolanan, rastlaştıklarımdan bazı Ruslar, İtalyanlar, Lübnanlı ve Bosna Hersekliler vardı. Kosovalı kardeşlerimiz de vardı. Ama yeterli değildi bence. Fuarların en güzel yanı kolayca dışa açılabilme imkanı tanıması olmalıdır. Yurtdışı tanıtımına biraz daha önem ve özen gösterilirse bence bu iş olur.
  • Her gün bir defile ile modacı şehri havası yaratılmaya çalışıldı. Güzel bir deneme bence… Ben en son kapanış defilesine katıldım ve ilk defile deneyimimi de yaşamış oldum :)  Hanife Çetiner’in Sultans defilesiydi, hoştu valla ne diyeyim…

Fuar Hanife Çetiner DefileGelelim fuarın başka bir yönüne. İş gelinlik fuarı olunca, başrolde Güzel İzmir’in Güzel Kızları da vardı. Sağolsun bir çok güzel İzmirli kızımız, ajanslarının yönlendirmesiyle birlikte firmalarda görev alıp gelinlikler ve abiyeler giydiler. Giymekle kalmayıp güzel güzel ortalarda dolandılar. MeGu’nuzda çekmişti takım elbisesini, valla kapıvericektim bir gelini, doğru Fuar Evlendirme Dairesine… Ama beni bir tanesi de kesmezdi :) O yüzden vazgeçtim :P

Kabul ediyorum fuarda görev alıp saat sabah 10′dan akşam 7′ye kadar ayakta dikilmek, her gelene bir tanıtım yapmak yorucu bir iş ama ama ama… Hergün fuar olsa her gün katılırım,  üretimin stresinden uzak, eğlenceli bir ortam. Hatta kafamda pazarlama alanına yönelme fikrini daha da bir şekillendirdi bu fuar benim…

Seneye bu fuarda olamayabilirm askerlikten dolayı ama başka fuarlarda görüşmek dileğiyle millet :)

Meşhurluk: 5%


Halk Plajı Manzaraları

Bilmiyorum belki kulağınıza çok züppe gelebilir ama ben bu yaşıma kadar hiç halk plajına gitmemiştim. Ee çocukluğumdan beri denizle iç içeyim, yazlıkta doğmuşum, denize de hep yazlığın plajından girmişim çocukken, yaş ilerledikçe de paralı mekanlara takılmaya, clublara takılmaya başladık, hiç halk plajı maceram olmamıştı.

Taaki yazın Koreli misafirlerim gelene kadar. Kendileri denize girmek istedi, e ben de adamları Çeşme’ye götürüp yaşatmayacağıma göre en yakın olan Seferihisar’daki Akkum plajına götürdüm bir pazar. Teos da deniyor oraya. Benim içinde ilginç ve bir o kadar değişik bir deneyim oldu :)

Temmuz ayının sonunda halk plajı tıklım tıklım, kumlarda oturanlar, şezlonga uzananlar, gölgede mangal yapıp kafayı çekenler, çoluklar çocuklar seyyar satıcılar heryerde bir hareket var :) Deniz olarak da gerek çocukların tuvaletini yapması, gerekse denizin tıklım tıklım olmasından dolayı su bulanıktı, denizin dibi kabarmış suyu bulanıklaştırmıştı :) Çıplak dolanan ufak bebekler, yeni bikini ile tanışmış utangaç yeni yetme kızlar, güç gösterisinde bulunan yeni yetme oğlanlar, kıyafetiyle basmasıyla denize giren neneler, romatizmalarına iyi gelsin diye gömülen teyzeler, tesettürlü bacılar ve daha neler neler :)

Bir de yanımda Koreliler olunca plajda ufak çocukların ilgi odağı bizim şezlongtu. Sanki uzaylı görmüş gibi karşımıza dikilip adamlara bakıyorlardı, bir ara ayağa kalkıp kovalıcaktım ama Allah’tan bizim elemanlar sempatikti de anlaştılar çocuklarla, rahatsız olmadılar :)

Meşhurluk: 13%


Radyo Dokuz Eylül Dinleyin

Radyo Dokuz EylülBir Dokuz Eylül öğrencisi olarak, okulla ilgili en büyük aktivitem olsa olsa üniversitenin radyo kanalını dinlemek olmuştur :) . Arabamda favori kanalım 107.9 Radyo Dokuz Eylül’dür. Çok güzel çalıyor valla, kendini kanıtlamış şarkılar çalıyor, çok cıvık pop yok, eğer İzmir’deyseniz ve gerçek ve kaliteli müzik dinlemek istiyorsanız kesinlikle 107.9′u radyo kanallarınıza kaydedin. Eğer değilseniz de ya da bilgisayarınızdan dinlemek istiyorsanız da internetten dinleme şansınız bulunuyor. Radyoda emeği geçenleri tebrik ediyorum, dinlemeye devam ediyorum :)

Winamp ile dinlemek için buraya;

Windows Media Player ile dinlemek için de buraya tıklayınız.

Meşhurluk: 11%


Meşhur Çeşme Kumrusu

Evet efendim Ramazan şerefine açlığın verdiği azimle yeme içme bölümüne yazılarıma devam edeceğim :)

Çeşme Kumru

Bir İzmir’li olarak Meşhur Çeşme Kumrusundan bahsetmeden edemeyeceğim. Özellikle Çeşme’ye gelen her dünya vatandaşının bu nimetten yemesi gerekiyor. Muhteşem bir lezzet bu kumru denen olay. Günün her vaktinde yenebiliyor olması mucize, ister kahvaltı niyetine, ister öğlen ya da akşam yemeği niyetine isterseniz de gece alkollü mekan çıkışında ayılıp açlığınızı bastırmak için birebir.

Öyle sakın İzmir dışında yediğiniz Çeşme Kumrusu adı altındaki İzmir Sandviçleri (ya da benzerlerini) kumru olarak sanmayın. Ben bugüne kadar İzmir ili sınırları dışında kumrunun hakkıyla yapılabildiğini görmedim. Bir kere ekmeğini bulmaları mümkün değil, çünkü Çeşme ve İzmir’deki fırınlarda yapılıyor bu meredin ekmeği :) Size Çeşme Kumrusu diye vericekler sandviçi, siz de kanacaksınız.

2 tür kumru bulunmakta.

1- Soğuk Kumru - Bu genelde İzmir’de gevrekçilerde (simitçi :) ) bulunan bir tür kumrudur. Gene bildiğimiz kumru ekmeğinin içine peynir, domates, isteğe göre üzerine taze biber eklenir, tuzlanır ve afiyetle yenir. Doyurucudur, tadı da güzeldir.

2- Çeşme Kumru - Meşhur çeşme kumrusudur, kömür ateşinde pişirilen sucuk, salam gibi etlerin gene ateşte eritilen peynir ve domates ile birlikte ekmeğe doldurularak yanında turşu ile servis edilişidir. Sadece sucuk-sayas, sucuk-kaşar şeklinde yenilebildiği gibi Yengen adı verilen karışık ve yeni moda her kumrucun Çılgın, Süper, Piskopat gibi farklı adlar verdiği Yengen + Sayas peynirli olarak da yenilebilir.

Yanında biber ve kornişon turşusu servis edilir, içecek olarak da ayran iyi gider ama kola da güzel oluyor :) Çeşme’ye yolunuz düşerse eğer iyi bir kumru yiyebileceğiniz kumrucular Kumrucu Şevki, Kumrucu Erol, Kumrucu Rıza, Kumrucu Hüseyin ve Kumrucu Aykut’tur.

Meşhurluk: 27%


İzmir Konak Belediyesi Beni Allah’a Havale Etti

Seçimden önce yazlıktan kışlık eve indiğimde başımdan kaynar sular dökülmüşe döndüm. Sağolsun Konak Belediyesi, bütün ara sokağımızı kazımış, güzelim beton kaldırımla asfaltın yerine parke taşı döşeme işine girişmişti. Bu da yetmezmiş gibi apartmanımızın 15 araba parkedilebilen (ki İzmir Alsancak gibi yerde bu bulunmaz nimet) bahçesine de giriş vermeyerek önünden kaldırım geçirmeye kalkışmış. Şehirde büyük bir otopark problemi varken varolan otoparkı da kapatmayı uygun görmüş benim bana hizmet etsin diye seçtiğim belediyem. Ayrıca o kadar para harcanarak özenle yapılan bu yollar, 2 ay sonra doğalgaz projesi için tekrar kazılacak, her yer delik deşik olacak.

Çok ayar oldum. Girdim Konak Belediyesi websitesine posta atacak adres aradım. Direkt olarak belediye postasına ve İmar ve Şehircilik Müdürlüğü’ne şu postayı yazıp yolladım.

Sayın Muzaffer Tunçağ’a ve Şehircilik Müdürlüğüne Bir Soru

Alsancak Mimar Sinan Mahallesi sakiniyim, TRT binasının etrafına ve bağlantılı sokaklara
döşenen parke taşları sonucunda yol kenarlarında kısıtlanan araç parkı sonucunda,
gerek duyulacak olan yeni park yerleri acaba yapıldı mı? Yapılmadıysa arabalarımızı
nereye parkettirmeyi düşünüyorsunuz?

Ayrıca en geç 2 ay içinde Alsancak’a gelecek olan doğalgaz projesi ile birlikte
İzmirGaz yetkilileri özene bezene yaptırttığınız bu parke taşlarını yeniden söküp
doğalgaz hattını döşemeyecekler mi? O zaman yazık ve günah değil midir bu kadar masrafa?

Seçim döneminde böyle popülizme sizce gerçekten gerek var mı?

Saygılarımla

MeGu

Yazdım yolladım, demokrasinin bana vermiş olduğu yetkiye dayanarak, duyarlı bir vatandaşlık örneği sergileyerek. Sağolsunlar, Konak Belediyesi o websitesini süs olarak kurmamış, bir gün sonra cevap geldi.


Sayın Me Gu

Belediyemiz internet sayfasına yapmış olduğunuz başvurunuz ilgisi nedeniyle İzmir Büyükşehir Belediyesine havale edilmiştir.Konunun sonucu hakkında ayrıca bilgi verilecektir.

Bilginizi rica ederim.

Özel Kalem Müdürlüğü

(Protokol ve Halkla İlişkiler Birimi)

Trajikomik bir şekilde sallandım. Beni İzmir Büyükşehir Belediyesine havale etmişler, ancak kanımca yanlışları var. Tahminen beni Allah’a havale ettiler :) Çünkü üzerinden 3 hafta geçti, ne ses var ne haber. İzmir Büyükşehir Belediyesinden bir mesaj beklemiyordum açıkcası çünkü bu konu onları ilgilendirmiyor. Ara sokaklara Konak Belediyesi bakıyor, caddelere ise Büyükşehir Belediyesi. Ayrıca çalışmaların önüne yazılan yazıda bu çalışmaların Konak Belediyesi tarafından yapıldığı yazmakta. Sen, hem diyorsun bu işleri ben yapıyorum diye, hem de sonra diyorsun bu konu Büyükşehir Belediyesini ilgilendiriyor.

Bir dahaki seçimde bu belediyeye oyum yok!

İşte bu konu Konak Belediyesini değil Büyükşehir Belediyesi’ni ilgilendiriyor denilen çalışma :)

Konak Belediyesi Tarafından Dilenen Özür :)İşte Çalışma

Meşhurluk: 14%


Ay Lav Çeşme

Çeşme’deydim. Tamam buradan yazıyorum, çok böyle gezenti gibi duruyorum kabul ediyorum. Tüm okuyanlar benden nefret edecek yakında Ankara, Didim, Bodrum derken Çeşme :) Ama ben 22 yıldır yazları geçiririm Çeşme’de, turistik değil orası benim için, ne de olsa İzmir’liyiz biz :) Aya Yorgi Koyundan Masmavi…

Bu sene geçen seneye göre daha erken açtım sezonu. Denize de girdim söylemesi ayıp sonunda biraz serin ama ayıltıyor adamı yaşadığını hissettiriyor :)

Bodrum çok özel bir yerdir kabul ediyorum. Amaaaa…

Ama Çeşme’nin de kendine has bir havası vardır. Bir kere İzmir’deki herkesi farklı bir halde, farklı bir ortamda görürsün. Her ne kadar son 3-4 senedir magazin programlarının pompalamasıyla İstanbul ve Ankara piyasasını da görseniz de, İzmir havası vardır Çeşme’de. Fiyatlar İstanbullular sağolsun  uçsa da her keseye uygun birşey bulabilirsiniz.

Germiyan Yalısı Evimden Bir Görünüm…Denizi güzeldir Çeşme’nin. Her koyunda güzel bir plajı, beachi vardır. Karadan rüzgar alanı, denizden rüzgar alanı, testis çatlatan soğukluğundaki suyu, imamın abdest suyu sıcaklığındaki suyu olan her türlü koy var :) Aya Yorgi Koyundan Eller Havaya…

Sezonu kısadır, Haziran 15 okullar kapanır ve başlar, Ağustos 15 insanlar göçmeye başlar 1 Eylül dendi mi havası bile değişir ve terkedilmiş bir şehir olur. Alaçatısı, Ilıcası, Şifnesi, Germiyanı, Reisderesi, Dalyanı, Çiftlikköyü, Merkezi, Yıldızburnu vardır vardır dahası vardır.

Gece eğlencesi ise aratmaz İstanbul’u, Bodrum’u.

Uğrayın bir ara pişman olmazsınız :)

Meşhurluk: 6%