Siz defne ağacının hikayesini bilir misiniz? Bilmezseniz önce okuyun…
Daphne ve Apollon Destanı
Destana göre Apollon, Yunan deniz tanrılarından biri olan Peneus’un kızı Su Perisi Daphne’ye aşık olmuştur. Daphne’ye umutsuzca aşık olmasının nedeni, aşk tanrısı Eros’un oklarından birine hedef olmasıdır.
Apollon aslında çok iyi bir okçudur ve kendiyle övünmeyi çok sever. Birgün kendisi gibi iyi bir okçu olan Afrodit’in oğlu genç Eros ile karşılaşır ve onun okçuluk kabiliyeti ile ilgili alaycı sözler söyler. Buna karşılık, Eros öç almak ister ve iki ok hazırlar. Biri altın suyuna batırılmıştır ve saplandığı kişiye tutku ve sonsuz aşk verecektir. Diğer ok ise saplandığı kişiyi aşk ve tutkudan tamamen uzaklaştıracaktır. Altın ok Apollon’un kalbine saplanır ve Daphne’ye umutsuzca aşık olur. Fakat ne yazık ki diğer ok Daphne’nin kalbine saplanmıştır. Dafni, Apollon’dan sürekli kaçar ve aşkını reddeder.
Bir gün Daphne yine kaçarken Apollon’la karşılaşır ve kaçmaya başlar. Bu sefer yakalanacağını anlayan Daphne babası Peneus’dan yardım ister. Peneus, Daphneyi Defne ağacına dönüştürür ve Apollon ona ulaştığında kalp atışları halen duyulmaktadır. Daphne sonsuza dek defne ağacı olarak kalacaktır. Ama içinde aşk ateşi yanan Apollon onu unutmayacağına ve unutturmayacağına söz verir. Ve onu zaferlerin simgesi bir tac olarak hep başlarda bir simge olarak bunu gerçekleştirir.
Tüm Apollon heykellerinin başında gördüğümüz defne yapraklarından yapılmış tacın sebebi budur.
İşte budur defne ağacının hikayesi. Gerçek hayatta da böyledir. Bir hatun erkeklerden kaçıp durursa bir ağaca döner ve kurur gider. Ona tek konan kargalar olur
Bu hikaye nereden çıktı şimdi diye soracaksanız, sebebi Kenan Yarar’dır. Kenan Yarar’ı zamanında Lemanyak’tan beri takip edenler vardır. Kendisi çok uçuk hikayeler çizen, mitoloji ve sapkınlık karışık, çizgileri çok estetik, özenilmiş olan bir çizerdir. Ben kendisini L-Manyak döneminden beri sıkılmadan ve merakla okurum. Gene birgün nette dolanırken kendisi aklıma geldi. Ulan madem seviyorum ben bu adamı bir kitabı vardır elbet dedim.
Kenan Yarar’ın 1997 yılında çıkmış olan ve HBR Maymun’da yayınlanmış çizimlerinin toplandığı Melankomik adlı bir kitabı olduğunu öğrendim. Nette arandım tarandım ancak bir türlü bulamadım kitabı. Tükenmiş bir daha da basılmamış. Durum böyle olunca da imdada ya eski kitapçı yetişir ya da Gittigidiyor. Aldım üçüne beşine bakmadan bu kitabı ve bir solukta bitirim okumayı.
İçinde de bu ilginç Defne hikayesi vardı. Sizinle tarayıp paylaşmak istedim, hem bu mitolojiyi öğrenmeniz, hem de Kenan Yarar’ı bilmiyorsanız öğrenesiniz diye…
Ey Defne, sen kaç Apollon gibi güneşin oğlu, filinta gibi adamdan. Kuru bir ağaç ol. Git şu Allah’ın tipsizine, siki çıplak abazasına ver! Kadın milleti işte
Karikatür de burada!
Popularity: 11%

















Meşhur Yazılar