Mental Facebook

Mental Twitter

Mental Twitter

    Twitter'ıma Gel

    Arşivler

    Tarihe Geçen Hazır Cevaplar Kitabı

    Tarihe-Gecen-Hazir-CevaplarDaha henüz yazın başıydı, Haziran’da hatta belki de. Daha yeni yeni Çeşme’de gezip tozmalar başlamışken yengegiliniz ve Çinli arkadaşı Wong (Çakma Çinli) ile entel entel Alaçatı’dakii Dost Kitabevinde kitap bakınıyorduk. Bakınıyorduk dediğime bakmayın onlar aranıyorda ben sadece onu bunu elime alıp bakıyordum. Okuyucu değil bakıcıyım yani anlayacağınız. Sonra Epsilon Yayınlarından çıkmış Akın Alıcı derlemesi olan Tarihe Geçen Hazır Cevaplar adlı kitap elime geçti. Gayri ihtiyari “Aa tam benlik kitap, kısa kısa bölümlerden oluşuyor, tuvalette süper gider” dedim. Hakikatten de bayılırım kısa kısa bölümlerden oluşan bu tip kitaplara, tuvalette durur ve 5-10 dakikalık seanslar boyunca okurum ben bu kitapları.

    Yengeniz de bu sözümü duyunca bana çaktırmadan alıvermiş kitabı. Benim gibi kitap okuyamayan bir adama aldığı ikinci kitap bu. İkisini de okudum ama bugüne kadar sevindirici bir şekilde yavaş yavaş da olsa :) Bu 170 küsür sayfalık kitap da 2 hafta önce tuvalette sonra erdi. İçinde bilimadamlarından, filozof ve yazarlar, hükümdarlardan devlet adamlarına kadar onlarca adamın hayatı ve hayatlarında birilerine karşılık olarak yapıştırıverdikleri (oturttukları :) ) hazırcevaplar bulunmakta olan kitabı tavsiye ederim :) Çok eğlenceli olduğu kadar tarihe geçmiş olan bu adamların zekalarını da ispatlayıp, haksız yere onları bugünlerde anmadığımızı da bir güzel ispat etmekte ve güzel örnek teşkil etmektedir.

    Kitaptan internette bulduğum bazı alıntıları kopyala yapıştır yaparak sizleri aydınlatabileceğimi umuyorum kitapla ilgili;

    Ünlü bilgin Albert Einstein’ın bir sözüyle başlayalım:
    “3. dünya savaşının nasıl olacağını bilmiyorum; ama 4. dünya savaşının taş ve sopalarla olacağını biliyorum.”

    Kulakları normalden büyük olan ünlü bilgin Galileo Galilei’ye geveze bir adam, “Üstad kulaklarınız bir insan için fazlaca büyük değil mi?” diye sorar.

    Galileo yaptığı işten başını kaldırarak adamı süzdükten sonra şöyle der:

    “Evet, benim kulaklarım bir insan için biraz fazlaca büyük; ama seninkiler de bir eşek için fazlaca küçük sayılmaz mı?

    Yazar Bernard Shaw, Başbakan Churchill’i “Pygmalion” adlı tiyatro oyununun galasına davet ederek şöyle bir not gönderir:

    “Size iki bilet ayrıldı. Bir dostunuzu da getirin, eğer varsa…”

    Churchill hemen bir not karalayarak ünlü yazara yollar:

    “İlk gece gelemeyeceğim için üzgünüm. Fakat ikinci gece gelebilirim, eğer hálá devam ederse.”

    Bir toplantıda Eflatun’a sorarlar:

    “İnsanlarda gözlemlediğiniz ve sizi en çok şaşırtan davranışlar nelerdir?”

    Eflatun şöyle yanıtlar:

    “Çocukluktan sıkılırlar, büyümek için acele ederler; sonra çocukluklarını özlerler…

    Para kazanmak için sağlıklarını yitirirler, ardından sağlıklarını geri almak için para öderler…

    Yarından endişe ederken bugünü unuturlar, dolayısıyla ne bugünü ne de yarını yaşarlar.

    Böylece hiç ölmeyecek gibi yaşarlar; ama hiç yaşamamış gibi ölürler

    İspanya Kralı, Napoleon Bonaparte karşısında yenilmiş ve esir düşmüştü. Her şeyini yitiren kralın gururu da incinmişti. Fakat kral bunu belli etmeme gayretiyle Napoleon’a şöyle der:

    “Siz yalnızca para, altın ve toprak elde etmek için savaşırsınız. Oysa biz onur ve namus için savaşırız.”

    Kralın içinde bulunduğu durumu anlayan Napoleon şu yanıtı verir:

    “Doğru söylüyorsunuz, kimin neye gereksinimi varsa onun için savaşır.”.

    Ünlü ressam Picasso bir gece evine dönerken kapıda evine girmeye uğraşan bir hırsızla karşılaşır. Yakalamaya fırsat kalmadan hırsız kaçar. Derhal evine giren Picasso, hırsızın resmini çizerek polis merkezine gönderir. Bir hafta sonra ünlü ressama şu bilgi verilir:

    “Sayın üstad! Gönderdiğiniz resim üzerine çoğu sakat olmak üzere yirmi kişi, iki at, bir kedi ve birkaç adet konserve kutusu yakalanmıştır…”

    “Guernica” adlı tablo Picasso’nun en ünlü eseri olarak bilinir. Savaşın acı yüzünü net olarak gösteren bu büyük tabloda 27 Nisan 1937 yılında İspanya iç savaşı sırasındaki Alman bombardımanı sembolize edilir.

    O dönemde Picasso, Paris’te bulunuyordu. Atölyesinde tablosunu tamamlamak üzereyken içeri bir Alman subay girer. Resme uzun uzun baktıktan sonra, “Bu resmi sen mi yaptın?” diye sorar.

    Picasso öfkeli bir şekilde, “Hayır! Siz!..” der.

    Popularity: 2%

    How to Live with a Huge Penis

    83601903

    Kitabın Türkçeye çevirisi Dev bir Penisle Yaşamak.

    Bu kitap pek satmaz.

    Neden mi?

    1- Büyük penisli olup da bundan dert yanacak bir adam yoktur.
    2- Dünyada çok fazla büyük penisli adam yoktur.
    3- Böyle bir kitap yazarak dünyanın yarı nüfusundaki kadın okuyucuyu zaten direk devre dışı bırakıyorsunuz.

    Satabileceği 2 senaryo var.

    1- Ya kitapçı kıza hastasınızdır ve onu büyük penisiniz olduğuna inandırarak yatağa atmak istiyorsunuzdur bu kitabı alıp ona belli edersiniz.
    2- Bekar evinizin baş köşesine bu kitabı süs olarak koyarak gelen kızları daha kolay yatağa atmak istiyorsanız kitabı alıp belli edersiniz :)

    Popularity: 2%

    Ev Tekstili Meraklılarına Homex Dergisi

    homex-dergisi

    Evteks fuarında ücretsiz olarak dağıtılan Daye Yayıncılığın sahibi olduğu Homex dergisinin Mayıs-Haziran 2009 sayısını yayınlıyorum size. Kurumsal olarak ev tekstili üreticileri ve tedarikçileri ile ilgilenenlerin ve arayanların çok işine yarayacak olan bir dergi bu. İçinde perde, havlu, çeyiz, döşemelik kumaş üreticilerinin iletişim bilgilerine rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Severim böyle sektörel dergileri. Bayilerde bulamazsınız. Fuarlarda sırf bu dergileri toplamak için dolana bir çok tip oluyor :) Ben ise sizin ayağınıza getiriyorum…

    Homex Dergisini İndirmek için Tıklayınız

    Popularity: 2%

    Aşk-ı Memnu

    aski-memnu-iliskileri

    Halit Ziya Uşaklıgil’in Aşk-ı Memnu romanını lisede edebiyat dersinde okutuyorlardı bize. Ama ben daha önce de bize okutmaya çalıştıkları, Puslu Kıtalar Atlası, Benden Selam Söyle Anadolu’ya, 8.Hariciye Koğuşu, Yaban ve Hakkari’de Dört Mevsim gibi değerini  o zaman bilmediğim ama daha sonra değerli kitaplar olduğunu öğrendiğim diğer romanlar gibi azıcık ucundan okumuş, sonra bitirilmesi gereken tarihe kadar yarısına bile gelmeden kulaktan dolma bilgiler ile sınavına girmiştim. Bilseydim kimin elinin kimin poposunda olduğu belli olmayan bir roman olduğunu okurdum kaçırmazdım valla :)

    Benim sözlük dağarcığıma aşifte kelimesini katmış olan bu romanın dizisi Kanal D’de deli tutmuş durumda. Ben de arada sırada kahve içerken geniş özetini izleyerek güncel tutuyorum dizi bilgimi, neler olup bittiğini takip ediyorum. Zaten Türkiye’de yayınlanan dizileri yarım saatlik özetler şeklinde baştaki geniş özette izlersek hiçbirşeyden geri kalmamış olur ve anlarız herşeyi.

    Bilmeyenler için öğreteyim Aşk-ı Memnu, Yasak Aşk manasına gelen bir sözdür. Bu eserde zaten yasak olan aşkların her türlüsü var. Hizmetçi şöfere, şöfer evin küçük kızına, evin küçük kızı kuzenine, kuzeni amcasının eşine, amcasının eşi kuzenine, mürebbiye evin beyine, evin beyinin dünürü, yeğeninin nişanlısına, evin hanımın kardeşi evin beyinin yeğenine vs vs. vs. Yasak Aşklar Zincirleme Tamlaması.

    İlişkilerin karmaşıklığı ve çarpıklığı açısından yerli Dallas olarak nitelendiriliyor Aşk-ı Memnu. Bir arkadaş da üşenmemiş ve Aşk-ı Memnu’daki ilişkinin seceresini çıkartmış. Hakkaten bakınca da bayağı karmaşık ve sarmaşık bir ilişki ağacı bu :)

    Beren Saat hangi karakteri oynarsa oynasın yemez de yanında yatarım ben onun, bu da kayıtlara geçsin isterim :)

    Popularity: 5%

    Mercimeği Fırına Vermek

    Mercimeği Fırına Vermek

    Bu resmi görünce aklıma ilk olarak bu deyim geldi. Sonra da bu sürekli kullanılan deyimi gerçekten doğru manası ile mi kullanıyoruz, yoksa sadece kötü bir ünvana sahip yanlış kullanılan bir söz mü diye merak ettim. Bilirsiniz araştırmacıyımdır, araştırır ve paylaşırım.

    Çıkarttım abiden kalma, ciltciye verilip siyah cilt ile kaplatılmış olan, Türk Dil Kurumu Yayınları tarafından Ömer Asım Aksoy’a hazırlatılıp, 1984 yılında Türk Tarih Kurumu Basımevi tarafından 4.baskısı yapılmış olan Deyimler Sözlüğü’nü. Baktım mercimeği fırına vermek deyimine.

    6178 nolu deyim olarak karşıma çıktı: “Bkz. İşi Pişirmek”.

    Pes eder miyim? Asla! Hemen işi pişirmenin peşine düştüm. 5480 nolu deyim olarak iki tane manasını buldum;

    1. İşi olumlu sonuca ulaştıracak hazırlıkları tamamlamak.
    2. Bir kadınla bir erkek sevişmek üzere anlaşmak: Mercimeği fırına vermek.

    Buradan da öğrendik ki, gerçekten sevişmek manasına gelen güzel bir deyimimizmiş bu söz öbeği. Esasında bu elimdeki 25 senelik Deyimler Sözlüğü inanılmaz bir kaynak. Deyimlerde sansür yok, açık açık ne manaya geldiklerini ya da hangi kelime alternatifleri olduğunu çok açıkca belirtiyor.

    Ben çocukken bayılırdım küfürlü deyimleri ve atasözleri bu sözlüklerden bulmaya. Hatta sözlüğün başına bir kaç tanesinin numarasını bile not etmişim o zamanlar…

    Son bir ilginç bilgi daha. Üşenmedim ve saydım, bok ile başlayan 16 tane deyimimiz var :)

    Popularity: 8%

    1 / 212