Mental Facebook

Mental Twitter

Mental Twitter

    Twitter'ıma Gel

    Mental Formspring

    Arşivler

    pornomadokunma.blogspot.com

    Kuzey Kore’de Hayat

    Çin’in dünyaya açılması, Sovyet Rusya’nın yıkılması, Küba’nın Lost Adasına dönmüş bir kara parçası olduğu bu dünyada Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti, yani Kuzey Kore dünyada komünizmin son kalesi olarak kalmıştır.

    Soğuk savaş döneminde, Kore, komünist taraf Rusya ve Çin ile kapitalist taraf ABD ve İngiltere’nin arasında tarafsız kalmıştır. Her iki taraf da Kore’yi kendi safında görmek ister. Bu da Kore’yi binlerce kişinin ölümüyle sonuçlanan Kore Savaşı’na sürükler ve Kore ortadan ikiye çatlar. Kuzey Kore ve Güney Kore olarak adlandırdığımız bu iki ülke iki farklı yönde ilerler. Güney Kore ABD desteği ve Kore halkının gecesini gündüzüne katarak dünyanın ilk 10 büyük ekonomisi arasında yer alan bir ülke olur. Kuzey Kore ise Rusya ve Çin’in desteği ile kapılarını dünyaya kapatarak kendi yağında kavrulur.

    Sosyalist bir düzen ile insanlara eşit refah ve sağlık sağlanmak istenir. Ancak Kuzey Kore’nin kurucu lideri Kim Il Sung gayrisafi milli hasılanın büyük bir bölümünü askeri alana ayırır ve Kuzey Kore dünyanın en büyük ve tehlikeli ordusu haline gelir. Kuzey Kore koca bir askeri ülke olmuştur. Sıkı ve baskıcı yönetim ile halk ezilmiş, özgürlükler ve insan hakları gözardı edinmiştir. Komünist düzende Rusya’da gördüğümüz ne varsa Kuzey Kore’de de görülmüştür. Düşünce özgürlüğü yoktur. İnsanlar tek tiptir. Kadınlar bile kadınlıktan çıkmıştır. Her vatandaş bir asker disiplini ile yaşar. Sisteme karşı gelen, hata yapan cezalandırılır. Kendini devlete karşı savunman mümkün değildir.

    Hatta Dünya Kupası’na katılan Kuzey Kore, rezil sonuçlar alarak memlekete geri döndü. Kuzey Kore televizyonunun haberleri sansürleyerek sanki Kuzey Kore milli takımının Brezilya’yı yendiğini halka duyurduğu haberi yayıldı internette. O gerçek miydi değil miydi bilemiyorum. Hatta bir rivayete göre Kuzey Kore futbol takımı teknik direktörü, başarısız sonuçlar yüzünden saatlerce sorguya alınmış, en sonunda da bir inşaata işçi olarak atanmış. Korkunç bir şey bu. Bana 1984 filmini anımsatıyor.

    Sovyet Rusya’nın yıkılışı, Çin’in dünyaya açılışı ile Kuzey Kore’nin ekonomisi zayıfladı ve gelirleri çok azaldı. Fakirlik iyice arttı, devletin ihtiyaçları karşılaması daha zorlaştı.

    Güney Kore’ye gitmiş biri olarak ilginç bulduğum kısım ise, Güney Korelilerin Kuzeylileri kardeş olarak görmemesi. Kuzeylilerden korkuyorlar, gelecekte bile olsa asla birleşmek istemiyorlar.

    Açıkcası Kuzey Kore halkına üzülüyorum. Fotoğraflara bakınca giyim kuşam ve binalar açısında 1980lerden kalma sanabilirsiniz. Ama ne yazıkki bu fotolar 2010 yılından…

    Popularity: 1%

    Post to Twitter Tweetle

    Fidel Castro Ölmeden Kübayı Görmek Lazım Geyiği

    Bu geyik öldürür beni ama her geyikte olduğu kadar bu geyikte de gerçeklik payı vardır.

    Küba devrimden bu yana zamanı durdurmuş bir ülke. Sanki Lost adası Küba! Castro devrimi ile birlikte Küba dünyaya ve dünyadaki gelişmelere sınırlarını kapattı. ABD’ye liberalliğe ve yeniliğe bu kadar fiziksel olarak yakın olmasına rağmen zihinsel ve ideolojik olarak uzak kalmış bir ülkedir.

    Bana hiç kimse Küba devrimini savunamaz. Devrim bu mudur arkadaş, Küba halkı aç sefil, geri kalmış, hepsi 1950lerden kalma bir hayat yaşıyor. Devrim buysa sıçarım böyle devrime… Küba halkı akın akın ABD topraklarına yasa dışı yollardan ayak basmaya çalışıyor. Adamlar yüzen araba bile yaptı ABD’ye ulaşabilmek için.

    Fidel Castro ölmeden Küba’yı görmek lazım geyiği bir bakıma doğru. 2010 yılında 4 bir yanımız teknoloji ve modernlik ile çevrelenmişken, Küba’ya gitmek zamanda yolculuk etmeye benziyor. Dünyanın başka hiçbir yerinde 1950′li yılları yeniden yaşama şansına erişemezsiniz =) LCD Tvler, şaşalı vitrinler, lüks arabalar, cep telefonları yok Küba’da. Küba’da hayat analog!

    Castro ölür ölmez “devrim” bitecek. Castro hariç devrimi haklı bulan kimse kalmadı gibi. Kardeşi bile liberallikten yana. Ölür ölmez komünizmden çıkmış Sovyetler gibi olacak Küba. Önce Coca Cola girecek, sonra McDonalds açılacak, Amerikan firmaları bir anda piyasaya girerek Küba’yı baştan inşaa edecekler, yepyeni oteller, apartmanlar, rezidanslar yapacaklar, sahilleri dünyaya açılacak, turist akına başlıyacak. Kübalı halk iş sahibi olacak, emeklerinin hakkını alacaklar, toprak sahipleri rant sağlayacak, zengin olacak. Bu öngördüğüm hali ile de fena olmayacak gibi değil mi Küba?

    Demek ki neymiş? Küba’yı hem şimdi, hem de gelecekte de görmek gerek =) Gidip bir elinde Küba Romu, bir elinde Küba purosu, kucağında Küba dilberi ile hayatı yaşamak gerek. Hayat bu, bir kere geliyorsun =)

    Popularity: 1%

    Post to Twitter Tweetle

    Üstsüzlük Günü – Go Topless Day

    Her yıl Ağustos ayının 4.pazarı “Go Topless Day” yani Türkçe’ye çevirirsek “Üstsüzlük Günü”  düzenlenmektedir. Bu bir protestodur. Go Topless organizasyonu kadınların da erkekler gibi kamusal alanda üstsüz gezmelerinin engellenemeyecek bir anayasal hak olduğunu savunmaktadır. Bu anayasal hakkın da sağlanması için çeşitli organizasyonlarda bulunmaktadırlar. Üstsüz olma günü de bunlardan biridir.

    Bu organizasyon erkeklerin çirkin memeleri olmasına rağmen parklarda, plajlarda hatta şehir sokaklarında üstsüz gezmeye hakları olduğu halde, kadınların bu rahatlıktan mahrum bırakıldığı iddiası ile, anayasada kadınların ve erkekleri eşit haklara sahip olduğu ilkesinden yola çıkarak kamusal alanda serbestçe üstsüz gezme hakkının kadınlara da verilmesini talep ediyor.

    Protestolarında üstsüz ama meme uçlarında yapay meme ucu ya da bantlar ile bulunmaktadır bayanların. Bunun sebebi Amerikan kanunlarında sadece meme ucu ve meme haresinin görünmesinin yasak olmasıdır. Göğüs açıkta bırakılabilir ama uç ve haresi kesinlikle görünmemelidir. Polis bantla kapatılmış meme uçları olan kadınları protestolarda tutuklayamamakta =) Türkiye’de böyle bir kanun yok polis hem götür merkeze, elletir herkeze =)

    Geçen seneki Üstsüzlük Günü’nden görüntülere bakıldığında bir çok kesimden bay ve bayan bu protestoya destek vermiş durumda. Bu erkeklerin kaçı acaba oraya hatun kaldırıp sevişmek için katıldı Allah bilir, günahları boyunlarına =) Ama bu olay ilginç geldi bana paylaşmak istedim…

    Şahsi fikrimi sorarsanız saçma buluyorum. Meme, göğüs, çucu, hava yastıkları ne derseniz diyin bence bir seks objesidir. Bir bayanın memesini gördüğümüzde biz uyarılıyoruz, beynimize kan gitmiyor. Meme görüp de seks düşünmeyen bizden değildir ibnedir =)

    Popularity: 1%

    Post to Twitter Tweetle

    Swaziland Kralı için 60000 Bakire

    Swaziland Krallığı 4 bir tarafı Güney Afrika Cumhuriyeti ile çevrili bizim Karabük ili büyüklüğünde bir Afrika ülkesi. Bu ülkenin ilginç bir geleneği var. Swazi geleneğine göre Swazi Kralı her sene kendine ülkenin bakire kızları arasından bir eş seçer ve evlenir. Kral bu sene de tahtta oluşunun15.senesi sebebiyle 15. eşini seçmek üzere ülkenin 4 bir yanında 60bin bakire gelin adayının toplandığı topluktan eşini seçti.

    Fakirlikten kırılan halk, her yıl düzenlenen bu etkinlik ile kızlarını krala yamayarak kendilerini fakirlikten kurtarma hayali kuruyor. Kızlar bir güzel yıkanıyor, temizleniyor, vücutlarındaki kıllaradan arınıyor, en güzel geleneksel kıyafetleri ile yola koyuluyorlar. Geleneklere göre ellerinde kamışlar ile kralı etkilemeye çalışıyorlar, çeşitli danslar yapıyorlar. En sonunda da sıraya diziliyorlar ve kralın kendilerini seçmeleri için gözünün içine bakıyorlar.

    Her yıl kral tarafından seçilmeye çalışan 60bine yakın bakire kız bulunmakta. Kral aralarından en güzelini ve en beğendiğini seçiyor. Seçilen kızın hayatı kurtuluyor çünkü ülke fakir olsa da kralın keyfi yerinde, karnı tok, sırtı pek, lükse bir yaşama sahip. Seçilemeyen binlerce kız ise hayal kırıklığı için ellerinde çantaları fakirlikte kırılan evlerine geri dönüyorlar. Resimlerde çok güzel görünmekte.

    Biraz da Swaziland gerçeği hakkında vikipediadan bilgi vermek gerekirse;

    Ekonomi büyük oranda Güney Afrika Cumhuriyeti’ne bağımlıdır. Ortalama yaşam süresi Birleşmiş Milletler verilerine göre 32 yıl (erkek) ve 33 yıl (kadın)’dır. Nüfusun %40′ına AIDS virüsü bulaşmış olduğu tahmin edilmekte olup, ömür süresinin kısalığı bunun bir sonucu olmaktadır. Ülke, kronik olarak fakirlik ve açlık sorunlarıyla karşı karşıyadır.

    Popularity: 1%

    Post to Twitter Tweetle

    4 Mayıs Star Wars Gününüz Kutlu Olsun

    Star Wars hayranları tarafından son yıllarda 4 Mayıs tarihi Star Wars Günü olarak kutlanmaya başladı. Bugünde fanlar, Star Wars’u kutluyor, bir araya geliyor, giyiniyorlar kuşanıyorlar, ışın kılıçlarını da alıp topluca trilojileri izliyorlar.

    Star Wars gününün 4 Mayıs olarak ilan edilmesi aslında bir kelime oyunundan kaynaklanıyor. Filmin klişe Jedi sözü “May the Force Be With You” you “May the Fourth” yani Mayıs 4′e çevirerek Star Wars ile bağlantısını oluşturmuşlar. Fenerbahçenin 1907′den 19 Temmuz’u Fenerbahçe günü ilan etmesinden daha başarılı bence :)

    Star Wars Gününüz kutlu olsun. Kudret sizinle olsun. Işın kılıcınız her daim parlasın!

    Popularity: 1%

    Post to Twitter Tweetle

    1 / 101234510...Son »