Bir Ev Lazım

 

Evet bana lazım… Finansmanını ayarladığım gibi kendime bir ev alıcam ya da kiralayacağım… Åžu anda hayatımdaki bazı eÄŸlencesizlikleri buna baÄŸlıyorum. Dışarda gezmekten sıkılıp, arkadaÅŸlarla toplanabilecek bir bekar evi… En geç askerden dönünce olacak. Planlıyorum…

Arada bir bakıyorum kiralık ve satılık evlere. Åžu anda parayı ayarlasam alacağım çok güzel 1-2 ev var Alsancak’ta. Bir tanesi hele rüyalarıma girdi, süper bir teras evi, ankastre mutfak, hilton banyo, terasta barbekü, PVC kapalı balkon…

Olacak bu iÅŸ olacak olmalı….

MeÅŸhurluk: 1%


En Ufak Olmak

Ufak olmak

Bilir misiniz siz hiç en ufak olmanın nasıl birşey olduğunu?

Ben bilirim… Çünkü ben 4 çocuklu bir ailenin en küçük oÄŸlu olan bir babanın sonradan çıkıp gelmiÅŸ en küçük 3 numaralı oÄŸluyum. SoyaÄŸacında altımda bir nesil daha olsa da, o nesil benden yaÅŸca büyük. Yani demeye çalışıyorum ki, kuzenlerimin çocukları bile benden büyük, hatta evlendiler… Baba tarafında en büyük kuzenim 50′li yaÅŸlarını çoktan geçti, en genci ise 35′ini geçti…

Yani demek istiyorum ki kast sisteminin en altındayım… Tamam kabul, en ufak olmanın zamanında çok büyük yararları olmuÅŸ olabilir. Ama bu benim insanların gözünde hiçbir zaman büyümeyeceÄŸim gerçeÄŸini ne yazıkki deÄŸiÅŸtirmiyor. Ben her zaman ufak kalacağım…

Ben hiç benden ufaklara angarya iÅŸ yükleme tadına varamadım. Hiç sırf canım sıkkın diye ufaklarıma çatamadım. Hep çatıldım, hem angaryalandım…

O yüzden diyorum ki siz en ufak olmayı benden iyi bilemezsiniz :)

MeÅŸhurluk: 3%


Yeşil Ördek Gibi Daldım Göllere

Yeşil Ördek Gibi

Sen çok yaÅŸa Müzeyyen Senar, ebedi ol! Çünkü senin sesin gibi etkileyemiyor beni hiç kimse… Åžu sözleri kimse senden daha iyi okuyamazdı ve okuyamayacak bu dünyada…

Yeşil ördek gibi daldım göllere
Sen düşürdün beni dilden dillere
Başım alıp gidem gurbet ellere
Ne sen beni unut ne de ben seni

Sevdiğim cemalim güneşim mahım
Seni seven aşık çeker ezvahın
Getir el basayım kelamullahın
Ne sen beni unut ne de ben seni

Gel seninle bir ahduman kuralım
Bağlanalım bir karara varalım
Verdiğimiz sözde hemen duralım
Ne sen beni unut ne de ben seni

Biliyor musunuz ben de ördektim bir zamanlar :) Kara ördek… Öyle denirdi, kalmadı artık öyle ÅŸeyler, son ördek diyeni de kendi ellerimle öldürdüm çünkü… GeçmiÅŸten bir hatıra, bir tebessümden baÅŸka birÅŸey kalmadı. O artık ben deÄŸilim çünkü… Ya da hala benim ama burayı terkettim… Güneylere göçtüm, kim bilir bahar gelirse birgün geri dönerim…

MeÅŸhurluk: 3%


Changes

Bir çok ÅŸarkı var Changes adıyla… En bilineni 2Pac’ınkidir… David Bowie’nin de var bu isimle bir ÅŸarkısı… Emin olun daha araÅŸtırısanız çıkar, çünkü var ben buldum ama yazmıyorum…

Benim bahsettiÄŸim ÅŸarkı Black Sabbath’ın Ozzy Osbourne tarafından seslendirilen Changes ÅŸarkısı. Çok hüzünlü bir ÅŸarkı aslında… Geçen gün Zen‘imde rastgele geldi Mp3′ü. DeÄŸiÅŸtirmedim, bağıra bağıra söyledim nakaratını. I’m going through changes… DeÄŸiÅŸiyorum…

DoÄŸru bir söz. Åžarkı en iyi arkadaşım dedi bir kızı kaybetmenin acısını anlatan bir ÅŸarkı… Mesela ben de 11 yıllık bir arkadaşımı gömmek zorunda kaldım bu yaz… Ama en acı kısmı, bu gömdüğün arkadaşın eksikliÄŸini hayatında hissetmiyor olmak… Gömdüm ve geçtim… Aklıma bile gelmiyor… Acı deÄŸil mi peki? Biri ile hayatınızı ayıracaksınız, ve hatırlanmayacak, eksikliÄŸi hissetmeyeceksiniz? Çok yazık…

Teoman’ın yazıp Aylin Aslım’ın ondan daha güzel söylediÄŸi Bazı Yalanlar ÅŸarkısında çok güzel anlatılmış bence bunu. DemiÅŸ ki “BirÅŸey sevmeye deÄŸerse ölmeye de deÄŸer mi?” Bir dostluk bitince aranmıyorsa, o dostluÄŸu yaÅŸatmaya deÄŸer mi?

Neyse bu zor bir dönem benim için. Aslına bakaranız zor ve uzun bir dönem… Aylardır kıvranıyorum bu dönemde… DeÄŸiÅŸiyorum. Bir deÄŸiÅŸim yaşıyorum… Okul hayatım bitti ama hala okulun sancılarını çekiyorum. Okula gidemiyorum, içim almıyor, midem bulanıyor kaçıyorum… Ama sınavlara gidiyorum… Öğrencilik bana artık uzak… Zaten nereye gitsem okulda, bana yabancı, tanıdık birÅŸey yok… Heryer hatıra ama hatırlamak isteyen kim?

DeÄŸiÅŸiyorum… İşim var çalışıyorum… Sosyal hayatım tamamen deÄŸiÅŸti. O eski gezip tozan adam yok. Çünkü o adamın gezip tozmaya vakti yok. AÅŸk desen yok, içim bir boÅŸ… Tahminen olmayacak da. BoÅŸluÄŸu rahatsız ediyor aÅŸkın, ancak varlığı da sıkıyor beni… Yapmacık oluyorum, monoton oluyorum, aÅŸk denilen olayı hissedemiyorum… İnanmıyorum da artık… Gene büyük konuÅŸuyorum, bir gün gene popo olabilirim :)

DeÄŸiÅŸiyorum… DeÄŸiÅŸiyorum… 2006-2007-2008 apayrı modeller MeGu‘ydu. Aslında özümde aynıyım, ama deÄŸiÅŸiÄŸim. Öyle hissediyorum… Buna olgunluk mu deniyor? Yoksa kütükleÅŸiyor muyum? Hayatta heyecan duyamıyorum, en büyük eksik bu. Beni çok mutlu eden birÅŸey yok. Hayatım güzel ama beni mutlu edecek birÅŸey yok!

DeÄŸiÅŸiyorum… DeÄŸiÅŸtikçe güzelleÅŸiyor muyum yoksa çirkinleÅŸiyor muyum? Bazen tanıdık gelmiyorum kendime, bazen de ulan hala aynısın diyorum… Dengesizim… Evet dengesizim, ne olduÄŸumu bilmiyorum, buna da deÄŸiÅŸim diyorum…

Değişiyorum, dengesizim ama olgunlaşıyorum da. Bu sitede yazdığım eski yazılara bakıyorum da, ne kadar toymuşum, ne kadar fevri, ne kadar kolay sinirlenip kin duyan biriymişim. Sinirlerim alınır gibi oluyor ya da tepkisizleşiyorum

Neyse fazla düşünmemek gerek… Okul bitsin, bir askere git-gel yapayım, bitsin bu Metamorfoz, kim olacaksam olayım artık, ona göre yaÅŸayayım… Gençlik çaktırmadan geçip gidiyor çünkü… Çok vakit kaybettim!

i feel unhappy
i feel so sad
i lost the best friend
that i ever had

she was my woman
i loved her so
but it’s too late now
i’ve let her go

i’m going through changes
i’m going through changes

we shared the years
we shared each day
in love together
we found a way

but soon the world
had its evil way
my heart was blinded
love went astray

i’m going through changes
i’m going through changes

it took so long
to realize
that i can still hear
her last goodbyes
now all my days
are filled with tears
wish i could go back
and change these years

i’m going through changes
i’m going through changes

MeÅŸhurluk: 3%


Bir Rüyam ve Psikoanalizi

Evet sonunda olanlar oldu, MeGu’cuÄŸunuz kafayı kırdı, devreleri yandı. Yok yok abarttıyorum, altı üstü bir rüya gördüm :). Genelde rüya görmem, ya da görsem de hatırlamam. Bunun eksikliÄŸini çok hissediyorum, rüya görmek güzel… Bu eksikliÄŸimi de genelde gündüz rüyaları (daydreaming) ile kapatıyorum, hayallere dalıp gidiyorum…

Rüya aÅŸağı yukarı şöyle… ÇeÅŸme’de yazlıkta sitedeyim, ama site biraz daha deÄŸiÅŸik farkında olmadığım yollar var, bir kaç arkadaÅŸ görüyorum hatırladığım kadarıyla. Sonra eve giriyorum annem var… Bunda da sorun yok… Üst kata çıkıyorum, bir odada amcam uyuyor ancak amcam kim? Corrado “Junior” Soprano :) Evet, uykusundan uyanıyor ve o huysuz ihtiyar modunda sayıklanıyor bana… Sonra odama giriyorum Kavak Yellerin’den Su. Önümüzde çeÅŸitli baharatlar ve mezeler var, mükemeller bir karışımla mükemmel bir içki mezesi yapmaya kalkışıyorum. En sonunda herÅŸeyi karıştırıyorum birbirine… Olmuyor, ama olsun diyip Su’ya dudaklardan yapışıyorum :) Peki sonra o ne diyor bana? “Neden kısa kısa öpüp çekiyorsun kendini?” diye sorup sorguluyor beni :)

Eveeett kırdım kafayı galiba… Ama profesyonelce yaklaşırsak, yazlık görmem yazlıktan bir çocukluk arkadaşımı askere yollamanın bende yarattığı etkiye, Corrado Soprano’yu görmem çok fazla Sopranos izleyip, hayatımda eksik bir Junior Amca modeli hissetmeme, Su’yu görüp yapışmam ise Kavak Yelleri’ni izleyip, hayatımda yapışacak Su gibi eÄŸlenceli, huzurlu bir hatunun eksikliÄŸine yoruyorum :P

Çok fazla dizi izliyorum kabul, sinema hayatım bitti. Acaba biraz ara verip sinemay geri dönüş mü yapsam?

MeÅŸhurluk: 2%


NeÅŸeliydik Bir Zamanlar

NeÅŸe

NeÅŸeliydi bir zamanlar… Noldu bize böyle?

Bu aralar kime sorsam mutlu deÄŸil çevremde. Özellikle de üniversite ve öğrencilik hayatından çıkıp da iÅŸ hayatına girenler arasında çok yaygın bu benim kuÅŸağımda. Benim gibi… Ben de dahilim buna. NeÅŸem yook…

Çok canım sıkılyor, mutlu deÄŸilim” diyen 1 deÄŸil 2 deÄŸil 3 4 5. Farklı farklı kiÅŸilerden, mesleklerden, okullardan insanlar diyor.

Evden iÅŸe iÅŸten eve… İnsanın iÅŸten çıktıktan sonra gezip tozacak hali kalmıyor ki. Saat 7′de çık iÅŸten, eve gidip, birÅŸeyler ye, soyun dökün duÅŸ al, uzan TV karşısına ve sız kal uyu. Sonra sabah gene kalk gene koÅŸuÅŸturmaca.

Böyle miydik peki biz? Üniversite yıllarında neÅŸem(iz) çok güzel yerindeydi. Okula git, geyik çevir, bir iki derse gir ya da girme, öğle yemeÄŸi için o restoran senin bu kafe benim gez, sonra çık okuldan atla git alışveriÅŸ merkezlerine, Alsancak’a, gez toz piyasa yap, kahveler içip, milleti okul çıkışında yakala, dön gele eve akÅŸam, dinç ol, keyfini yap….

KeÅŸke daha çok gezip tozup daha çok ÅŸey yaÅŸasaydım diyorum, ama ne yaparsan yap bunu zaten diyecektin diyorlar…

Bir çıkış yolu lazım hepimiz için… Gene neÅŸelenmek için… İşten eve evden iÅŸe rutinini kırmak için…Mutlu olmak için…

Kafamda var bir planlar projeler ama önce bi askere gitmek gerek :D

MeÅŸhurluk: 2%


İsviçre İzlenimlerim

 Gittim gördüm geri geldim… Gözlemledim de… Ee yazmadan da olmaz…

İsviçre İzlenimlerim

Havalar

Havalar buz gibi olur orada daÄŸ havası falan diyerekten gittim, ancak buralar gibiydi ilk günlerde. 14-17 derece arasında dolanıyordu, hatta bazen İzmir’den bile sıcak zannetim. Ancak sonra olanlar oldu ve kar yaÄŸdı. Bir İzmir’li olarak tabiiki bu kar olayı bana ters :) Gece bir anda eksilere düşen hava ile karşılaÅŸtım. Peki sonra ne oldu? O soÄŸukta kalın kalın kabanlarla giyindim, bindim uçaÄŸa ve İzmir’e bir indim, gecenin saat 12’sinde hava 21 dereceydi. İnsanlar bana tip tip bakıyordu :D

İnsanlar

Para var huzur var. EÄŸitim var huzur var. Güzel ÅŸehirler var huzur var. Her bir ÅŸekilde huzur var. Huzurlu insanlar valla. Saygılı, yardımcı olmaya çalışanlar, bizim de bir zamanlar sahip olduÄŸumuz çoÄŸu ÅŸeye sahip insanlar vardı… Hatun kiÅŸilerden de güzelleri de vardı, özellikle sarışın ve renkli gözleri olanlar :) Tamam kabul yurdumda da var böyle hatun kiÅŸiler ama onlar bu nadir bulunan özelliklerinden ötürü şımarı veriyolar :D İsviçre’de bu bir şımarma sebebi deÄŸil standart :)

Trafik 

Toplu ulaşım diz boyu. Benim kaldığım yer ufak bir kasaba olmasına rağmen ulaşım çok kolaydı. Otobüslerin hangi durakta saat kaçta olacağı belli olduktan sonra ve bu saatlar tuttuktan sonra istediğn yerde gecikmeden olabilirsin. Trafik olarak bir tek iş çıkışlarında biraz kalabalık oluyordu o da her yerde olur değil mi? Ha bir de beni şımartan şey her medeni ülkede olduğu gibi, bu ülkede de yayalara duyulan saygı. Kardeşim ayağımı yola atınca hemen mi durulup yol verilir? İnsan kornaya basar, yaya geçidinden geç ulan diye anama avradıma söver değil mi? Şımardım valla herkes bana yol verince kendimi matah bi poh sandım :)

YaÅŸam

İşte tek eksikleri bu. YaÅŸam olarak çok birÅŸey yok. Dükkanlar Pazar kapalı,  haftaiçi birgün hariç 6.30′a kadar açık, Cumartesi ve o bir diÄŸer gün ise sadece 9.00′a kadar açık. KardeÅŸim olur mu böyle ÅŸey? Dükkanlar hiç kapanır mı ÅŸehir içinde 6.30′da? Hele alışveriÅŸ merkezileri? Tek yapabileceÄŸiniz açık bir kafe, hotel restoranı bulup oturmak. İşten 4.30-5.00 arası çıkıyorlar ok ama gece uzun. Zaten benim gibi insanların en büyük derdi de can sıkıntısı. Huzur var ama eÄŸlence yok. Yok dediÄŸime bakmayın çok yok :)

Ama ÅŸu da bir gerçek, İzmir’deki gibi kafam atım da gecenin 11′inde hadi bir Kordon’a gidip iki bira çakayım deme ÅŸansı yok… Herkes evlerinde…

Alışveriş

Ehh dediÄŸim gibi saatleri kısıtlı, belirli günler açık, o günlerde de büyük bir yoÄŸunluk var. Özellikle Cumartesi. Zürih yıkılıyodu yaÄŸmura raÄŸmen. Ama pahalı geldi bana maÄŸazalar. Giyimler özellikle, yurdumda daha uygun. Ancak teknolojik ÅŸeyler belki daha hesaplı. Ama onlarıda zaten yurdumun yabancı bankalarının kartları ile istediÄŸimiz taksitte alabiliyoruz. Orada bir anda para ödeyerek kendimizi sıkmaya hiç gerek yok…

Yeme - İçme

İçki içen biri olarak dinen uygun hareketlerde bulunmasam da domuza karşı bir antipatim olduÄŸu için kaçındım. Ama onun dışında zaten hemen hemen herÅŸeyi Türkiye’de yemiÅŸliÄŸim var. İsviçre’nin kendine has bir mutfağı yok. BildiÄŸiniz İtalyan yemekleri, sebze yemekleri karma karışık bir mutfak. Fıçı biraları güzel, içimi kolay, Efes Pilsen’imiz gibi yormuyor bünyeyi.  Kahve desem, zaten sütlü kahve ve cappucino maymunu oldum. Ama Türk Kahvesi burnumda tüttü. Yapamadıkları birÅŸey kesinlikle pilav. Bir pirinç, insanın aÄŸzında nasıl oluyor da katır kutur sesler çıkartarak çiÄŸneniyor anlamıyorum :) Anlayamadım da. Yemeklerde genellikle ana yemekten önce çorba ya da French Dressing denilen o beyaz sos ile bezenmiÅŸ salata ikram ediliyor. Vitamin bu onlar için. Salatayı yemekle deÄŸil de yemekten önce yiyorsunuz. Åžaraplar ise genelde İtalyan ve Amerikan ÅŸarabıydı. Tabii Fransız ÅŸarabı istesek onu da getirirlerdi belki de :)

Ha bu arada Zürih’te Erzincanlı yurttaÅŸlarımızın iÅŸlettiÄŸi bir döner kebapçıda da tavuk döner dürüm yemeyi de ihmal etmedim :) Nasıl desem? Güzel deÄŸildi valla, oradaki malzeme ile kebap olmuyor :)

Ne demişler yurtdışına gitmenin en güzel tarafı nedir diye sorunca? Yurda geri dönmektir!

MeÅŸhurluk: 3%


Meme Uçlarım Acıyor

 Meme Ucu Gibin :D

Çok gereksiz bir detayını paylaşıyorum şu anda hayatımın ama ne yapayım acıyorlar :) Bayanlarda oluyor mu bilmem ama erkekler anlarlar. Hani böyle bir soğuğa maruz kalınca, ya da bahardan ötürü hormonlar coşunca meme uçları böyle kızarıveriyor, çok hassas oluyor sanırım. Tshirtün sürtmesi ile bile bir acı veriyor ondan var şu anda :)

Ahhh ahhh eskiden uçlarımla ilgilenenler olurdu, yalnız kaldılar belki ondandır… Ben galiba iyi deÄŸilim, gerçekten :P

 

MeÅŸhurluk: 3%


Çalışarak Kurtuluyorum

Kenan abi demiÅŸ ya “Unutarak Kurtuluyorum” diye…

Ben de çalışarak kurtuluyorum… Kurtuldum. KurtulmuÅŸum.

Çok huzurluyum iÅŸ yerinde. Anlatamam kelimelerle. İş zevki, stresi, koÅŸuÅŸturması dışında aklıma hiçbir dünyevi arzu, özlem ve problem gelmiyor. Sabah 8′den akÅŸam 8′e kadar… Yoruluyorum, koÅŸuÅŸturuyorum elimden geldikçe. Eve pestilim çıkmış bir ÅŸekilde geldiÄŸim oluyor bazen. Yiyorum akÅŸam yemeÄŸimi, geçiyorum ya TV, ya monitör karşısına… 12-1′e kadar takılıyorum… Yorgunluk hiç dert tasa bırakmıyor adamda :)
Bazen düşünüyorum da şöyle, ben eğer haziran ayından beri çalışmıyor olsaydın, aylak aylak, boş boş geziyor olsaydım ne olurdu diye? Tek bir kelime geliyor aklıma: Meczup

Olacağım tek şey meczupluk olurdu. Çünkü ben tanıyorum kendimi, ben boş kaldım mı kafayı kıran bir adamım. Benim kafamın asla kendi kendine kalmaması gerekir. Kaldığı anda kurmaya, sorgulamaya, düşünmeye, hatırlamaya başlıyorum. Bu da bir bunalım girdabı oluşturuyor, öyle bir girdap ki, içinden kendi kendine çıkması güç olan, dışardan birilerine birşeylere tutunup kurtulmaya bel bağlamama sebep olan cinsten. Şu bir gerçekki, benim kadar kendi kendini bunalıma kolay sokabilen bir insan yok. Kapkaramsarım!

Şöyle bir laf var, ne kadar da doğruymuş, çok hak verdim. Çalışmak en iyi terapidir.

Åžarkısı da var gerçi bunun, hem orjinali hem çakması olarak. Orjinali Amii Stewart’dan Working Late Tonight. Çakmasını ise çok iyi biliyorsunuz, bir sürü çakma coverı var :) Ajda Pekkan - Uykusuz Her Gece

Dip Not: İroni midir nedir? Bu yazı akÅŸam 8:30′da hala iÅŸte çalışırken yazıldı, döktürüldü, paylaşıldı :)

Daha Dip Not: Bu yazı 8.30′da yazıldı ama o zamanlar soÄŸuk Åžubat geceleriydi, yayınlanmayı bekledi hep bu sırada yazı :) 

MeÅŸhurluk: 3%


Korsan Gözlü Megu

Korsan Gözlü Megu 1

Bundan 5 sene önce ehliyeti almak için saÄŸlık ocağından saÄŸlık raporu alırken geçemedim göz testinden. Liseden beri biliyordum, farkındaydım uzağı göremediÄŸimin… Ama meÄŸersem sorun daha da büyükmüş :D Sol gözüm de göz tembelliÄŸi denen olaydan varmış meÄŸersem… Çok ufakken saÄŸ gözümün yakını bozulmuÅŸ, farkında olmamışım, bu yüzden de vücut saÄŸ göze yüklenmiÅŸ.

Korsan Gözlü Megu 3

Ve sonuç, fazla yüklenilmeyen göz %40 seviyesinde görüyor olmuş.

Çok sallamadım, bunun tedavisi, saÄŸ gözü kapatıp sol gözü çalıştırmak ara ara. Yaptım ilk baÅŸlarda görmeyi kısa sürede %50′ye çıkardım ama daha sonra sallamadım da çok… Üstünden de 4 sene geçti :D

Bu aralar gene rahatsız oldum sol gözümün durumundan, batmaya başladı bna. Bazı fotolarda Hayko Cepkin gibi sol gözümün daha kısık çıktığını farkettim. Her ne kadar deli bir Hayko Cepkin hayranı olsam da, iş o kadar da uzun boylu değil, iki gözüm de tam açılsın!

Korsan Gözlü Megu 2Hemen baÅŸladım gene saÄŸ gözü kapatmaya :D Bu korsan kostümünden fırlama göz kapağını da annem dikmiÅŸti benim isteÄŸim üzerine 5 sene önce :) Çok rahat oluyor böyle gözü kapatmak :D Korsan gibi geziyorum evde, hatta Lost’taki Mikail gibi :D

Şaka bir yana %50 gören bir gözle 2-3 saat görmek zor oluyor. Mesela monitörü zor okuyorum, gözüm karıncalı karıncalı bozuk bir tv gibi ve daha karanlık gördüğü için bazı objeleri seçmekte zorlanıyorum falan. Bazen komik ve eğlenceli oluyor, mesela bir keresinde ilk başlarda sürahi ile su doldurmaya çalışırken bardağı tutturamamştım :D

Ama böyle her gün 1-2 saat gözü çalıştırarak, o gözü tembellikten çıkartıp aktif iş hayatına sokarak, hem fiziksel olarak, hem de görsel olarak maksimumu yakalayacağımı umuyorum :D Doktorum da öyle umuyodu vakt-i zamanında :)

İnanmayanlara foto kanıtlar herhalde…

MeÅŸhurluk: 2%