Bundan 2 sene önce, 2008 yazında Çeşme’de Discorium açılacaktı. Ontur Otel’in sahilinde olan mekanın açılında Bedük sahne alacaktı. Biz de o sene kışın Bedük’ü yeni keşfetmenin heyecanı ile atladık arabaya potansiyel yengeniz kızlarla tuttuk Discorium’un yolunu. Saat gece 12 olmasına rağmen bir gariplik vardı, otoparka girdik ve tek araba bizim araba. Olduğu gibi tornistan yapıp o senenin gözdedi Babylon’da sıkıcı mı sıkıcı bir Pink Martini konserine kaymıştık. Sonradan duyduğum kadarıyla çok az kişi olduğu için Bedük o gece Çeşme’de sahne alamamıştı.
O sene İstanbul’de Bedük coşuyordu, mekanları dolduruyordu ama İzmir ve Çeşme seyircisi daha o kapasiteye sahip değildi. Gel zaman git zaman Bedük İzmir’de de sahne alarak Ooze Venue’yü doldurmaya başladı. Ve yıl 2010 yazı, bu sefer Babylon sahnesinde seyirciyi coşturdu Bedük.
2 senedir Bedük’ün tüm albümlerini seve seve dinlememe rağmen onu canıl izleme şansına yeni kavuştum. Ben uzun zamandır böyle eğlenmemiştim. Her şarkıya elim havada sözlerini söyleye söyleye, salak salak dans ederek eşlik ettim. Gerçi kafamın güzel olmasında da bunun etkisi vardı tahminen ama Bedük hem kendi şarkıları hem de Black Eyed Peas vb popüler şarkıları da kendi tarzı ile söyledi.
Kışın İzmir’e gelince de gitmeyi düşünüyorum. Teşekkürler Bedük…
Son 1-2 gündür Hadise’nin Amerika’da Milli maçımızda söylediği İstiklal Marşı gündem oluşturuyor. A Milli Futbol takımımız Güney Afrika’daki 2010 Dünya Kupasına katılmaya hak kazanamadıkları için ödül olarak Amerika’da hazırlık kampına katılıyorlar. Az çok Amerikan kültürüne aşikarsanız bu tip stadyum ortamında ülkenin milli marşı mikrofonlu bir sanatçının öncülüğünde söylenir. Bizimki gibi arkada çalan playback kasetinden değil canlı canlı, ruhlu bir şekilde milli marş okurlar.
Bizim Türk kafilesi de bu iş için Hadise’yi seçmiş. Tamam Hadise Alamancı olduğu için biraz kırık bir Türkçe’ye sahip olabilir ama bugüne bugün ülkemizi Örovizyon’da bile gururla temsil etmiş bir sanatçıdır.
Yılmaz Özdil ve benzer bir çok ahkam kesen köşe yazarı Hadise’nin Milli Marşı söyleyiş şekline çemkirmiş durmuş. Yok efendim milli marş değiştirilemezmiş, yok efendim bozulmuş yozlaşmış pop şarkısı gibi olmuş.
Beyefendiler sorunun kendisi İstiklal Marşı’nın sözleri değil bestesidir. Burada daha önce de yazmıştım İstiklal Marşı’nın en büyük prozodi hatalarından birine örnek olduğunu.(Bkz.Prozodi Hatası) Bestesi fenadır marşımızın ve solo olarak kendi kendinize söylemesi zordur, saçmalar ve karıştırabilirsiniz.
Bence Hadise’nin söyleyiş tarzı güzel olmuş. Belki de istemeden yaptı, zorlandı söylerken. Ama bundan olay yaratacak kadar aykırı bir harekette bulunmamış. Hatta Amerika’nın havasından mıdır nedir biraz da R&B’ye kaçmış bizim İstiklal Marşı
Hiç Binnaz isminde bir tanıdığım olmadı. Arkadaşım, öğretmenim, çalışanım, akrabam hiç olmadı. Tek bildiğim Binnaz, Ciguli’nin esnaf karısı Binnaz’ıydı. Binnaz ismi Farsça kökenli, çok nazlı, cilveli manasında bir kız ismi. Çok sıkça karşımıza çıkan bir isim olmamasına rağmen Türk müzik tarihinde 2 tane Binnaz şarkısı var. Biri bildiğimiz Ciguli’den. Diğeri ise Türk rock tarihinde önemli bir yeri olan Whisky grubuna ait. Ne çok Binnaz sever varmış
Ciguli – Binnaz
Bari Binnaz sen bu gece,
Kudurdun mu, delirdin mi, şaşırdın mı?
Binnaz, Binnaz..
Çalgıcı karısı Binnaz,
Esnaf karısı Binnaz,
Kumarcı karısı Binnaz,
Binnaz, Binnaz..
Binnaz seni cesur kadın,
Gördüler, gördüler..
Bütün alem cümlem seni sevdiler, sevdiler..
Çalgıcı karısı Binnaz,
Esnaf karısı Binnaz,
Kumarcı karısı Binnaz,
Binnaz, Binnaz..
Whisky – Binnaz
o gördüğüm andan beri kalbim sanki bir deli
uçup giden bir bulut kanat çırpan kuş gibi
parıldayan bir güneş masmavi gökyüzü
bir sen olsan bir de ben
başka birşey istemem binnaz
haykırmak istiyorum duyuyor musun beni
bütün şarkılarım sana binnaz
yeni açmış bir gül gibi
koklasam hergün seni
doyasıya sarılsam binnaz
o gördüğüm andan beri rüzgarlar bile değişti
yalnız olan duygularım yağmurlarla birleşti
Kurban grubunun Sahip albümü Eylül 2009′dan beri ha çıktı ha çıkacak dendi durdu. Albümün çıkış tarihi sürekli ertelendi. Bir Kurban grubu geleneği olan Kurban Bayramı çıkışı beklentileri de albümüm çıkmamasıyla hayal oldu. Nette ve Narbuk.com’da isyanlar çıktı, alay konusu oldu. Ama beklemeye değdi be geçtiğimiz hafta Kurban’ın Sahip albümü raflarda yerini aldı.
Orjinal olarak aldığım albümü daha CD’den değil de MP3′ten dinleme zevkine ulaştım Kurban her geçen albümde daha sert bir sounda kaydı. Bu da onların en sert albümleri. Sözleri dini, siyaseti ve mitolojiyi kırbaçlıyor. Vokalist Deniz zaten bir iki yüzyıl önce doğmuş olsaydı bir Aşık, bir Neyzen olur edebiyatta yerini alırdı. Ozan ruhlu Deniz’in sözleri sivri.
Kimileri çok beğenmiş albümü, kimileri de yerden yere vurmuş, yabancı gruplara dönmüş benzemiş diye. Birisi Metallica gibi olmuşlar, süper olmuş demiş Ekşi Sözlük’te. Birisi de albüm çok güzel ama akılda kalıcı ağza yapışan şarkıları yok demiş. Bu doğru bir yorum, albüm sert bir sounda sahip ama 10 kez dinlemeden sindirilemiyor. Arka arkaya dinleyip sindirince daha bir tatlı oluyor şarkılar.
Benim şu aralar albümdeki favori şarkım Misafir. Hayat, ölüm ve azrail üzerine. Dinleyin…
Ahanda şarkı;
Ahanda şarkı sözleri;
“çok eski bir dostuyum”
diyen bir adam
gün gelir, kapımı çalarsa
benim için ”öldü” deyin
güzel yüzlü
sert bakışlı
zor bir kadın
derse ”geldim anılarla”
“seni çoktan gömdü” deyin
eskiden büyük bir kapı vardı
şimdi duvar olan yerde
artık ben insana
dost değilim
gelse son misafir
misafirim azrail
can dolaştı, döndü geldiği yere
bir durakta indi, vardı evine
anladı o an hayat bir gezidir
can emanet, ruh misafir
Twitter’da keşfettim bu şarkıyı. Sonra merak ettim kimdir bu Saltuk Erginer araştırdım. Soul deniyormuş bu yapılan müziğe. Albümü var Sisifos Hikayeleri diye. Edindim hemen ve daha ilk dinleyişte bir kaç harika şarkı olduğu kanısına vardım gibi. Onlar hakkında bilahere yazarım.
Bu Neyzen T şarkısı beni benden aldı. Bu gerçekten Neyzen Tevfik’in bir şiiri mi bir bilgim yok bazı kaynaklar onun adıyla yazıyor sözleri. Saltuk Erginer’in ağzına da yakışıyor küfür. Okkalı okuyor şarkıyı…
Ahanda şarkı sözleri;
Meşhur Yazılar