Öncelikle Ultima Online nedir? Ultima Online, günümüzde Multiplayer Karakter oyunlarının atası ve başlangıcı sayılabilecek, Britania adında bir fantazi dünyasında, meslek sahibi ya da savaşçı olabileceğiniz karakterlerle oynadığınız, rol yaptığınız bir oyundur.
Ultima Online oynarkenden kalma bazı SS’ler buldum. SS ne bilmeyenler için Screenshot oluyor, yani erkan görüntüsü, oyun oynayanlar iyi bilir.
“SS aldım seni GM’e ÅŸikayet edicem, bittin olm sen!”
Lisemde bir anda çok meÅŸhur olmuÅŸtu Ultima Online. ÇocuÄŸun biri Amerika’dan orjinal Ultima Online CDsi getirtmiÅŸti. Sınıf Lise 1, yıl da kanımca 2000 olmalı. Bütün lise bu CD’nin kopyasını edindi, onu da geçtim KarataÅŸ ve Mektupçu’daki bilgisayarcılar da bu CD’nin kopyalarından kendilerine kopya alıp, tezgahlarında satmaya baÅŸladılar. Yani İzmir’in büyük bir çoÄŸunluÄŸu tek CD’den kaptı bu Ultima Online hastalığını zamanında
O zamanki adıyla Sanane, Türkiye’nin ilk Ultima Online shardını (dünyasını) kurmuÅŸtu. Çok eksikleri, bugları ve hataları vardı ancak oynaması çok zevkliydi. Hatta bir süre sonra yeni kullanıcı alımını durdurdular ve beta test’in bitmesini bekleyin dediler. Ancak bu test hiçbir zaman bitmedi ve en sonunda sunucuyu kapattılar
Ultima Online hastalığı bütün arkadaşlarımı sarmışken, ben oynamamak için 3 ay direndim
Ancak sonunda dayanamadım ve ben de daldım bu sanal dünyaya.
Cidden bu oyun hastalık yaratmıştı. ArkadaÅŸlarla haftaiçi okuldan sonra evimizde Dial-up internetimizle sürekli oynardık. Haftasonları ise dışarıya çıkıp gezip tozup kız kovalıyacağımıza hep birikte internet kafelerde toplanıp en az 8 saat Ultima Online oynardık. KarataÅŸ Kokpit Cafe‘nin tozlu ve pis klavyelerinde az parmak izimiz kalmamıştır
O dönemki sosyal hayatımı nereyse 0′a indirse de, çok eÄŸlendiÄŸim bir dönemdi. Apayrı bir dünyada bir karakter oluÅŸturmak, onun gibi konuÅŸmak, onu yükseltip, oyun dünyasında saygın ve adı bilinir biri haline getirmek eÄŸlenceliydi.
Karakter adım spartakuse‘ydi, ve Fallen Crows adında efsanevi bir lonca üyesiydim, hatta bir döneminde lonca baÅŸkanıydım. Çok geyik anlarımız oldu.
SNN kapandıktan sonra HardGamer ve Elan Realms sunucularında da bulunmuş oldum, ancak hiçbir zaman o ilk acemilik anlarındaki SNN tadını yakalayamadım. Elan Realms hikaye olarak çok iyi bir sunucuydu, onda da güzel anılarım olmuştu.
Eğer o döndemden beni tanıyanlar var ise, onlara bir selam çakmayı borç bilirim. Selam
MeÅŸhurluk: 7%



Bu ara boÅŸluktan bu oyuna sardım. MSN’in oyunları genelde hiç çekici gelmez bana. Sıkıcıdır ama bu oyun farklı bir oyun. BildiÄŸimiz Pis Yedili’nin farklı bir versiyonu. Kuruyorsunuz arkadaşınızla oyunu 2 kiÅŸi siz, 2 de bilgisayar oluyor baÅŸlıyorsunuz oynamaya.


sayar sahibi olup, bilgisayar oyunlarına saran nesil için oyun dergisi dendiğinde akla iki şey gelir. Gameshow ve
cunda dergi sona erdi. Son sayının şerefine de ciddi bir zam yaparak son voleyi de vurdular 1998 yılının Eylül ayında. 41. sayıları Game Over olarak çıktı. Herkes çok üzüldü, kaliteli ve sevilen bir derginin zirvede bırakması alışıldık birşey değildi.
rı çıktığında eski tadı kalmamıştı. BirÅŸeyler eksikti. O aradaki zaman birÅŸeyleri, belki de amatör ruhu alıp götürmüştü. Tabii bunları kendi adıma söylüyorum çünkü dergi Ekim 2001′e kadar yayınına devam etti. Ancak ben yeniden piyasaya çıktıklarından 4 sayı sonra Gameshow’u terkettim. Eski günlerden aradığım tadı yakalayamadım.