Categories

A sample text widget

Etiam pulvinar consectetur dolor sed malesuada. Ut convallis euismod dolor nec pretium. Nunc ut tristique massa.

Nam sodales mi vitae dolor ullamcorper et vulputate enim accumsan. Morbi orci magna, tincidunt vitae molestie nec, molestie at mi. Nulla nulla lorem, suscipit in posuere in, interdum non magna.

Kıspetin İçinde Neler Oluyor

Erkekliğine laf kondurmayan 2 meslek grubu var. Biri pehlivanlar bir diğeri ise tellaklar. Fiziki olarak olabildiğince erkek görünmeye çalışır bu iki grup da. Bıyıklı, kıllı, kaslı, yapılı, heybetli. Hiçbir şekilde onların erkekliğine laf edemezsiniz.

Yağlı güreş hiç izlememiş yabancılar için çok ilginç bir spordur. Genelde biliyorsunuz yağlanmış ya da çamura bulanmış kadınlar batı kültüründe birer seksi objedir. Ancak bu bir çimende, kaslı yapılı erkekler tarafından güreş amaçlı uygulandığında çoğu yabancı bunu gay bulabiliyor. Tabii bu yağlı güreş kültürü çocukluktan beri bizde mevcut olduğu için bize hiç garip gelmiyor.

Yağlı güreşi kısaca özetlemek gerekirse kıspet adı verilen deriden yapılmış “kapri” bir şort giymiş pehlivanın üzerine litre litre yağ dökülerek bütün vücudu yağlanır. Böylece kaygan vücutlara sahip olurlar ve rakibini tutup yerden yere vurmak zorlaşır, ellerinden kayar giderler. Yağlanan deri kıspetlerin 10kglık bir ağırlığa sahip olduğu söylenir. Pehlivanın kıspeti yırtılırsa yenilmiş sayılır.

Vücutlar yağlı olunca bir pehlivanı al aşağı etmenin yolları da zorlaşıyor. Bu yüzden geleneksel bir hareket olan kıspetin’in içine el sokma taktiği uygulanır hep. Ancak bu görünüş açısından çok fena espirilere ve fesatlıklara fırsat veriyor. Kıspetin içine el sokulmasını “Gıllı kolun yağlı göte temas ettiği an” olarak komik bir şekilde betimleyenlerin yanı sıra nereden tutup kaldırıyorlar, bir yere bowling topu gibi parmak sokup mu kaldırıyorlar gibi sapık espirilere de maruz kalıyor ata sporumuz olan yağlı güreş.

Ekşi sözlükte “golden state warrior” bu olayın nasıl gerçekleştiğini bir güzel açıklamış.

Beli saran ve dikişlerle dolu olan kısıma kasnak denir. Dize kadar gelen düz deriden yapılan bölümse oyluktur. Kıspet, bizim giydiğimiz normal pantolonlar gibi tek parça değildir. Kasnak ve oyluk, kalın dikişlerle birbirine bağlıdır ve ikisi arasında sertlik farkı vardır. Bir pehlivan elini rakibin kıspetinden içeri attığında, yumuşak olan oyluk kısmına parmaklarını yaslayıp destek alarak kasnak bölümünün dikişlerini tutar. Böylelikle oyun yapabilir.

Yani öyle aşağıdaki resimde olduğu gibi  cinsel organdan tutmak, parmak atmak gibi ayıp olaylar dönmüyor. Zaten öyle birşey olsa pehlivan abimiz o adamın gider ağzını burnunu kırar! Yağlı güreş bir anda pankreas dövüşüne dönüşür =)

Bir de kıspet ile ilgili çok sevdiğim bir atasözü vardır.  Göt kıspetten çıkınca taliplisi bağdattan gelir!

 

Şampiyon Fenerbahçe

Ben dün akşam anlayamadım kim şampiyon oldu diye. Google’a Şampiyon Fenerbahçe yazdım ve karşıma bu site çıktı.

Meğersem tarih tekerrürden ibaretmiş. Meğersem Fenerbahçe’nin kendini şampiyon sanıp sevinç çığlıkları atışı ilk değilmiş. Fenerbahçe dün Trabzonspor’a berabere kalıp, üstüne bir de şampiyon olmadığı halde şampiyon olmuş gibi kutlamalara başlamasıyla çok rezil oldu. Bu olay 20:45 Denizli olayından da daha beter, daha efsanevi bir olay oldu.

O kadar efsanevi bir olay ki, yıllardır beklenan Anadolu Şampiyonu olarak Bursa çıktı ancak bu olay onun başarısını bastırır gibi oldu.

Şimdi bütün Fenerliler “Size ne, bizimle dalga geçecekse Bursasporlular” geçebilir diye saçma sapan kendilerini savunuyorlar 🙂

İşte size 1970-71 sezonunda yaşanan benzer hikayenin Tuğrul Yenidoğan tarafından Şampiyon Fenerbahçe sitesinde  aktarılan hikayesi;

1970-71 Sezonu.. Ezeli rakipler Galatasaray ve Fenerbahçe ligin son haftasına kafa kafaya girerler…
29. haftanın sonunda Galatasaray’ın 40, Fenerbahçe’nin 39 puanı vardır…
30. ve son hafta Galatasaray Ankara deplasmanında PTT ile karşılaşırken, Fenerbahçe kendi seyircisi önünde Beşiktaş’la karşılaşacaktır..

Büyük gün gelir çatar…
Pazar günü maçlar aynı saate başlar…
Şampiyonluk umudunu son haftaya ve Galatasaray’ın kaybedeceği puana bağlayan Fenerbahçe taraftarı heyecan içindedir…
Aksilik bu ya, TRT radyosunun link hatlarında beklenmedik bir arıza yaşanmakta, Ankara’ya bir türlü bağlanılamamaktadır…
Fenerbahçe gol için bastırmakta, ancak kalesinde devleşen Beşiktaş kalecisi Şükrü’yü geçememektedir…

Karşılaşmanın ilk yarısı golsüz beraberlikle sonuçlanır…

İkinci yarıda heyecan daha da artmıştır…
Son 20 dakikaya da golsüz beraberlikle girilir…

İşte o sıralarda Ankara’dan gelen haber dalga dalga Mithat Paşa stadyumuna yayılır:
“GALATASARAY ANKARA’DA 2-0 YENİK DURUMDA…!”

Haber Fenerbahçe taraftarını daha da gayrete getirir…
“Fener… Fener…” tezahüratları iyiden iyiye yükselir…

Beşiktaş takımının da bu haber karşısında direnci zayıflamış gibidir…
Ve beklenen o gol kısa bir süre sonra gelir:
Dakikalar 81’i gösterirken topu kapan Ogün Altıparmak, Beşiktaş defansından Mehmet Özcan ve Barbu’nun arasından sıyrılır… Topu, kaleci Şükrü’nün solundan Beşiktaş ağlarına yollar… 1-0…
Fenerbahçe taraftarı sevinç içindedir…
Stat “Şampiyon…Şampiyon…” sesleriyle inlemektedir…
Geriye kalan birkaç dakika geçmek bilmez…

Ankara’dan yeni bir haber de gelmemiştir…
Fenerbahçe Başkanı Faruk ILGAZ da heyecanını yenemeyerek sahaya iner… Yedek kulübesinin yanından futbolcularına eliyle kalan dakikaları işaret etmektedir:
“Dayanın çocuklar… Birkaç dakika kaldı…!”

Asbaşkan Emin Cankurtaran da yerinde duramamakta, kenardan futbolculara bağırmaktadır:
“Az kaldı… Az… Şampiyonuz… Galatasaray hâlâ 2-0 mağlup…”

Hakem Ertuğrul Dilek’in bitiş düdüğüyle saha ana baba gününe döner…
Sahaya giren taraftarlar Fenerbahçeli futbolcuların formalarını “şampiyonluk hatırası” olarak almak için yarışmaktadır…

Başta golü atan Ogün ve takım kaptanı Nedim, Fenerbahçeli futbolcular bir bir omuzlara alınmaktadır…
“Şampiyon Fener… Şampiyon Fener…” tezahüratlarıyla şampiyonluk turu atılmakta,
ŞAMPİYONLUK KUTLANMAKTADIR..


Sonunda link hatlarındaki arıza giderilmiş, TRT İstanbul Radyosu ile TRT Ankara Radyosu arasında bağlantı sağlanmıştır.
Ankara Radyosu’nun spikeri her zamanki heyecansız, resmi ses tonuyla PTT-Galatasaray karşılaşmasının sonucunu anons etmektedir:

“Az önce Ankara 19 Mayıs stadyumunda sonuçlanan karşılaşmada PTT’yi 7-1 mağlup eden Galatasaray futbol takımı 1970-71 sezonu lig şampiyonu oldu!!! Galatasaray’ı Metin (2) Ahmet (3), Büyük Mehmet ve Ergün’ün ayağından gelen goller şampiyonluğa taşırken, PTT Haydar’ın ayağından tek golünü kaydetti…”

Fenerbahçe İstanbul’da şampiyon olmadan şampiyonluk turunu atarken, aynı dakikalarda Galatasaray’da Ankara’da şampiyonluk turunu atmaktadır…

“Aradan 38 yıl geçmiş… Durup dururken, nereden aklına geldi de bu hikâyeyi kaleme aldın?” diye sorabilirsiniz…

Aradan 38 yıl geçti geçmesine de, pek bir şey değişmedi de ondan…
Önce bir başkanımız çıktı, imzasız-pulsuz olsa da kapı gibi “sözlü” senet verdi:
3 YIL ÜST ÜSTE ŞAMPİYON OLACAĞIZ!

Öteki başkanımız durur mu?…
Hemen açık arttırmaya katılıverdi:
“5 YIL ÜST ÜSTE ŞAMPİYONLUK VAAD EDİYORUM!”


Eeee, nasıl olacak?
Bu iki takım da aynı ligde mücadele ettiklerine göre ikisi birden nasıl şampiyon olacak?
Olacak… Olacak…
Burası Türkiye… Geçmişe baksanıza, verdiğimiz örnekleri hatırlasanıza, her şey olur…

Olmazsa, biri şampiyon olur, öbürü tur atar…

Bakarsınız ikisi birden tur atarken, üçüncüsü şampiyon oluvermiş…

Burası Türkiye…
Her şey olur…
Değil mi?

Tuğrul YENİDOĞAN

Ve de o günden kalma gazete küpürleri;

Sumo Sporu Kadına Yakışmayan Bir Spordur

Kadınlara çok yakışan, yapan kadınları çok seksi kılan kimi sporlar vardır. Voleybol ve tenis bu sporların başında geliyor. Bu sporlar kadını daha feminen kıldığı için ve vücutlarına onları daha seksi kılan artılar getirdiği için kadında beğenilen sporlardır. Mesela futbol ve basketbol yapan kadınlar daha erkeksi oldukları için bu kategoriye pek girmezler. Ancak Sumo bir kadına kattiyen yakışmayan bir spordur.

Sumo denince akla ilk ne gelir? Şişman tanga giymiş Japon erkeği gelir. Hatta çok şişman insanlar için sumocu gibi yaratıcılıktan uzak lakaplar takılır. Bu spor dalının bir gereğidir kilolu olmak. Netekim karşınızdaki adamı kilonuz ile saha dışına itmeye, atmaya çalışıyorsunuz. Geleneksel bir spordur kuralları zor değişir.

Bu durumda sumo yapan bir kadınında iri yarı, bir erkeği tek hamlesi ile yere indirebilecek bir yapıda olması gerekir. Bu da libido öldürücü, erkeksi bir özelliktir, spor sahalarında görülmesi istenmeyen bir olaydır 🙂

Galatasaray Formalı Rıdvan Dilmen

Rıdvan Dilmen Galatasaray Forması ile

Son günlerin gündemi Mehmet Topuz’un önce BJK forması giyip, daha sonra FB klübüyle sözleşme imzalaması oldu. Kimileri Türkiye’deki profesyonel futbolcu temsciliğinin eksikliğinden yakındı, kimileri birbirini ezik olarak nitelendirdi, kimileri kendini BJK’li duruşu arkasına sığdırdı, kimileri ise transferi gerçekleştirdiği için göğsünü gere gere gezdi ortalıkta. Belki de Mehmet Topuz hayatınının hatasını yapıp kariyerini sonlandıracaktı. Rıdvan Dilmen hak verdi, olabilir dedi, hepimizin başına geldi dedi.

Doğrudur zamanında Fenerbahçe’ye Boluspor’dan transfer olmadan önce Galatasaray’da prensipte anlaştığı bir şehir efsanesidir belki. Ama geçen günlerde medyada hiçbir yerde bulunmayan Rıdvan Dilmen’in Galatasaray formas ile çekilmiş bu forması yer aldı. Fenerbahçeliler fotoşap diyip öyle olduğuna inanmak isteselerde bu fotoğraf gerçek. Zamanında Ergun Gürsoy ile anlaşan Rıdvan, daha sonra Fenerbahçe’den de teklif gelince taraftarı olduğu takımı tercih etmişti. Galatasaray bunun öcünü daha sonra Tanju Çolak ile alacaktı!

İri Göğüslerle Tenis Oyuncusu Olamazsınız

iri-memelerle-tenis-oynanmaz

Her sporun gerektirdiği çeşitli fiziksel özellikler vardır. Eğer basketbolcu olacaksanız kısa olamazsınız, jokey olacaksanız uzun olamazsınız. Sumocu olacaksanız zayıf, atlet olacaksanız kilolu olamazsınız. Eğer iyi bir tenis oyuncusu olacaksanız da iri göğüsleriniz olmayacak. Resimde gösterildiği gibi 🙂 Resimdeki iri göğüslü, kortlara yeni yeni yüzünü gösteren genç oyuncu Simona Halep. 1991 doğumlu genç Rumen oyuncu şimdiye kadar kazandığı çeşitli turnuvalarla gelecek vaad ediyor, ancak tek handikapı iri göğüslere sahip olması. O da bunun farkında ki, Haziran ayının yaptığı bir açıklamada hızını yavaşlattığı gerekçi ile ameliyat ile göğüslerini ufalta kararı almış.

Ee Allah kimine fındık kadar verir, onlar büyütmeye çalışır, kimine kavun kadar verir, onlar da küçültmeye çalışır. İnsanoğlu doyumsuz 🙂