Categories

A sample text widget

Etiam pulvinar consectetur dolor sed malesuada. Ut convallis euismod dolor nec pretium. Nunc ut tristique massa.

Nam sodales mi vitae dolor ullamcorper et vulputate enim accumsan. Morbi orci magna, tincidunt vitae molestie nec, molestie at mi. Nulla nulla lorem, suscipit in posuere in, interdum non magna.

Group Text ile Iphone’da Toplu SMS Gönderimi

Iphone ve ios4’ün en göze batan eksiklerinden biri topluca SMS atmanın çok zahmetli bir iş olması. Orjinal olarak ekranda SMS atmak istediğiniz kişileri tek tek her seferinde rehbere girerek mesaj alıcılarına eklemeniz gerekir. Bu bizim milletimizin 10larca kişiye kandil, yılbaşı ve bayram SMSi atma adetini imkansız kılan bir eksiklik.

Beni bilen bilir, yakın olduğum veya dini geleneklerimize uzak insanlara her kandil coşkulu bir SMS atmayı gelenek haline getirdim. Yaklaşık 5-6 senedir her kandil sektirmeden 50-60 talihli kişiye kandil mesajı atarım. Alanlar kendini şanslı hissetmeli!

Geçtiğimiz kandil de benim Iphone ile geçirdiğim ilk kandildi ve toplu SMS’e bir çözüm bulmam gerekiyordu!

İmdadıma Group Text isimli bu bedava uygulama yetişti. Bu program ile rehberinizden istediğiniz sayıda kişi ekleyerek SMS grupları oluşturuyor, daha sonra bu gruplara istediğiniz mesajı yazarak gönderiyorsunuz. Bu uygulamada sizi zahmetten kurtarıp Iphone Mesajları kullanarak teker teker mesajı iletiyor.

Bilgisayara Uzaktan Kumanda

Resmini görmüş olduğunuz PC uzaktan kumandası benim evdeki tembel hayatıma tembellik kattı. Evde DVDler olsun, DivX dizi ve filmler olsun masaüstü PC’imden izlemeyi tercih ediyorum. Yatağımın karşısında duran PC sayesinde akşamları yatağımda şekilden şekile girerek izliyorum izleyeceklerimi.

Ancak işin en can sıkıcı kısmı, bölüm bittiğinde, ya da izlediğimi durdurup, kapatıp, full ekran yapmak için sıcak yatağımdan kalkıp PC’nin başına geçerek bu işlemleri yapmak. Çok üşeniyorum iki saniyelik mouse-klavye işi için yerimen kalkmaya. Git kendine kablosuz klavye-mouse al diyenleri duyar gibiyim. Napıcam yatakta onlarl mı takılıcam sıkıcı birşey o aletler hiç sevmem =)

İşte imdadıma birgün sürekli alışveriş ettiğim Hong Kong Çin sitesi olan DinoDirect yetişti. Posta ücreti dahil 8,99$’a sattıkları USB 2.0 PC Computer Remote Media Center Control ile yerimden kalkmadan bilgisayardaki bütün işlerimi hallediyorum.

Alet çok kolay, en salak insanların kullanabilmesi için yapılmış. Kumanda alıcısını USB’nize takar takmaz kendini kuruyor. (En azından Windows Vista’da) Alıcınızı kumandanın göreceği bir yere sabitleyip, kumandanızla İnternet-Eposta açabilir, farenizi 4 yöne hareket ettirebilir, sol-sağ tıklmaları yapabilir, açık pencereyi kapatabilir, Media Player’ı açıp play-pause-tam ekran işlemlerini tek tuşla yapabilir, filminizi ileri geri sarabilir, sesi artırıp azaltıp kapatabilir, masaüstünü görüntüleyebilip, istediğiniz klasör ve sürücülere kolaylıkla ulaşabilirsiniz.

Tam bir Bezgin Bekir buluşu. Tavsiye ediyorum, Hong Kong’dan sipariş ettiğiniz takdirde PTT ile 8,99$’a 3 hafta içinde evinize teslim edilecektir.

Nokia ile Foursquare Kullanmak

Foursquare denilen olay ülkemizde henüz yeni yeni yayılmakta. Bilmeyenler için açıklamam gerekirse, gerçek hayatta gittiğiniz kafe, restoran, tiyatro, park, alışveriş merkezi gibi yerleri elinizdeki GPS destekli mobil aygıt yardımı ile işaretleyerek hem arkadaşlarınıza Twitter ya da Facebook üzerinden duyurmanızı, hem de mekanların “Mayor”ı denilen en sadık ziyaretçisi olmaya çabaladığınız bir tür yoklama sitesi.

Bu uygulamada hile yapma şansınız az çünkü sadece GPS’iniz ile olduğunuz noktadaki mekanlara “Checkin” denilen yoklamalarda bulunabiliyorsunuz. Türkiye’de henüz uygulamaları olmasa da Amerika’da Foursquare’de o mekanın “Mayor”ılığını haketmiş en sadık müşterilerine özel indirimler ve ikramlarda bulunan kafe ve restoranlar bulunmakta.

Türkiye’de yeni yeni yaygınlaşan bu eğlenceli platform İzmir’de biraz zayıf. Ben elimden geldiğinde Alsancak ve Çeşme’de kafe, restoran ve barlar ekliyorum ve bu uygulamayı zenginleştiriyorum. Ama önceden eklenen adresi eksik, yanlış yerde etiketlenmiş ya da birden fazla etiketlenmiş mekanlar için ne yazıkki birşey yapma yetkim yok.

Foursquare şu anda resmi olarak 3 mobil platformda uygulama desteği veriyor. Android, Iphone ve Blackberry’lerde bunu rahatlıkla kullanabilirsiniz. Ancak benim gibi bir Symbian işletim sahibine sahip Nokia’nın sadık kullanıcıysanız başka yöntemler uygulamak zorundasınız.

Bunun için Waze adlı uygulamayı kurup, üye olmanız gerekiyor. Merak etmeyin üyelik ücretsiz. Waze aslında benim 3-4 sene önce aklıma gelen bir proje. Gene GPS destekli bir yazılım ile bulunduğunuz bölgedeki radarları, polis çevirmelerini, kazaları ya da tehlikeleri harita üzerinde işaretleyerek diğer Waze kullanıcılarının bu gibi tehlikelere yaklanmaması için yardımda bulunuyorsunuz. Yani bir nevi araba ile giderken karşı şeritteki adamı selektör yaparak radara karşı uyaran adamın karmasını alıyorsunuz =)

Ancak Waze’in haritaları Türkiye’yi desteklemiyor. Sizi program GPS’te bulduğunda karşınıza sadece beyaz bir ekran ve araba resmi çıkıyor. Olsun önemli olan sizi GPS ile bulması zaten Foursquare’de yoklama yapmanız için. Waze programında GPS ile bulunduktan sonra Report’a basıyoruz ve  en alttaki Foursquare’e tıklıyoruz. Kurulum sırasında yazdığımız Foursquare bilgilerimize göre önümüze bize en yakın mekanlar çıkıyor. Birini seçerek Foursquare üzerinde yoklamamızı gerçekleştirmiş oluyoruz.

Eğer Foursquare hoşunuza gidiyor ama Nokia sahibisiniz diye kullanamıyoranız Waze uygulamasını buraya tıklayarak indirebilirsiniz http://world.waze.com/

Çöken Laptopu Kurtardıktan Sonra Kaldığımız Yerden Devam

13 Nisan’da ani bir kararla gidilen bir tiyatro oyunundan sonra, eve geldiğimde o laptobu hiç açmamalıydım. Hadi açtım diyelim, şarjı takmayıp pilde çalıştırmamalıydım. Hadi çalıştırdım diyelim, pil bir anda elektrik kesip de laptopu kapatınca gene mal gibi şarja takmayıp yeniden açmamalıydım. Açtım ve Windows Vista tam başlarken tak diye yeniden elektrik kesti laptobun pili. Olabilir 3. senesine doğru emin adımlarla yol alıyor Asus Notebook’um. İşte bu inadımın bedeli olarak Windows’un başlangıç dosyaları tamir olamayacak şekilde hasar gördü ve makina kaput oldu.

Çok tadım kaçtı anlatamam. Yıllardır bilgisayarım çökmüyordu, çok iyi korunuyordum. Ama pille inatlaşında pil galip geldi ve çökertiverdi sistemi. Ertesi gün iş yerinde Recovery Disc’i taktım bir umut başlangıç dosyalarını onarır diye. Hemen DVD’den boot ederek çalıştırdım recovery’yi ancak adamlar hiç kasmamış adına kanıp Recovery yapmaya, direkt olarak formatlayıp yeniden Windows ve sistem kurmaya yönelik yapmışlar diski.

Durum böyle olunca kafam attı. Laptopta yılların emeği var. Backup’ım da çok eski, 5-6 ay öncedendir. Bilgisayar aleminde en çok nefret ettiğim şey “Veri kaybetmektir”. Hemen Saving Private Ryan operasyonu gibi bir operasyon planladım. Açtım laptopu (fiziksel olarak tornavida ile vidalarını sökerek), söktüm mini minnacık 120GB’lık hardiskini ve bilgisayarcılarda kolaylıkla bulunabilen, bu iş için icat edilmiş bir harici hard disk kutusuna monte ederek, bir başka bilgisayar aracılığı ile 1TB’lık Toshiba Harici Hard Diskime bütün laptopun içini yedek aldım.

Burada bunu böyle yazması kolay ama bütün yedeği almam 7-8 saat sürdü. Yedekleme işlemim tamamlanınca da taktım geriye, ait olduğu yere laptopun hard diskini ve Recovery Disk ile yeniden kurdum Vista’yı. Kurulduktan sonra da ilk iş bütün verileri yeniden aktardım harici diskten.

Tabii kurulu programlar eksik kaldı her ne kadar back up alsam da. Onlardan acil ve ivedi olanları yeniden netten yükleyip kurmak durumundayım. Şimdi en acilleri Firefox, AVG Free, Winamp, Winrar, MSN ve MS Office 2007 idi. Onları da 2-3 saat gibi bir sürede edinip kurdum.

Daha bir çok eksiğim var ama zamanla. Paint Shop’ım yok, Quick Time’ım, ITunes’um, Frontpage’im eksik. DivX oynatmak için son ve en düzgün çalışan codecleri yüklemem gerek….

Her format birşeyleri götürür, onları geri getirmek de 2-3 haftayı alır 🙂

Shazam ile Adını Bilmediğiniz Şarkı Kalmayacak

Turkcell’in Eylül 2004’te meşhur Portofino reklamı ile Türk halkına tanıttığı teknoloji o dönem için inanılmaz bir rüyanın gerçek olması idi. Radyoda ya da başka bir yerde çalan bir şarkının ne olduğunu o şarkıyı Turkcell’e dinleterek öğreniyordun. O dönemde de Shazam vardı ancak biz bunu keşfedemeyecek kadar mobil hayatın dışındaydık.

Shazam Turkcell’in 6 SMS ücretlendirerek yaptığı Ne Bu Çalan hizmetini bedava olarak cep telefonlarımıza getiren bir program. Hem IPhone, hem Blackberry, hem S60 hem de Android işletim sistemlerine uygun olan Shazam’ın ücretsiz deneme versiyonu ile ayda birkaç tane şarkıyı etiketleme hakkına sahipsiniz.

Eğer aylık hakkınızı doldurursanız da yaşam boyu kullanıma 4 Euro gibi cüzzi bir rakam ödeyerek erişiyorsunuz. Bence uygun bir fiyat bu 4 Euro aşağı yukarı 8,5TL. Turkcell’e bir şarkıyı 6 SMS ile yani 1,8TL ile sorarken, 8,5TL’ye sınırsız şarkı sorma hakkınız oluyor.

Sistem basit işliyor. Tek gereken şey Shazam ve mobil internete girebilen bir cep telefonu hattı. Açıyorsunuz Shazam’ı, bana şarkı etiketle diyorsunuz, hemen mikrobonunuzdan 10-15 saniye gibi bir süre boyunca ortalıkta bangır bangır çalan şarkıyı dinliyor, veritabanına GPRS ile gönderip eşleştirerek size çalan şarkının adını, söyleyenini ve hangi albümda olduğunun yazılı olduğu bir ekran çıkartıyor. Ve etiketlemiş olduğunuz şarkı olarak listenize kaydediyor.

Ekran görüntülerinden bu adımları teker teker görebilirsiniz.

Shazam’ı Nokie E71 için Ovi Store’dan ya da kendi sitesi Shazam.com‘dan elde edebilirsiniz.