Bir Erkek Playstation 3 Yerine Neden Wii Almalı?


Cevabı bu video da gizli :). Playstation kızları böyle oynatamaz. Ama Wii oynatır… :D

Meşhurluk: 1%


Notebook’um ve Vista’m Yeni Değişmezlerim

Söylemesi ayıp iş için Asus bir notebook aldım (Asus X51R186DR). İş için acilen gerekiyordu, artık kullandığım bilgisayar benim hızıma yetişemediğinden sürekli kitleniyordu ve sonunda olan oldu bu kitlenmeler sonucu sabit diskinde tamir edilemeyen bozuk kısımlar oluştu :)

Genel olarak notebookları seven bir insan değildim. Masaüstü adamıydım ben, evime ve işime alırsam masaüstü bilgisayar alırım diyordum. Hele hele Vista’yı hiç kullanmama rağmen hayatta istemezdim. XP yeterliydi, Vista sorunluydu benim gözümde…

Ama noldu Fahrettim diymi diymi?

Her zamanki gibi önyargılarının yanlışlığını görüp, büyük konuşmalarını yuttun yaladın bitidirin :)

Şimdi notebookumun ve Vistamı o kadar çok sevdim ki, işten eve giderken bazen yanımda taşıyorum. Hızı bana mükemmel geliyor, masaüstünü beğenmez oldum, TV karşısında kullanmanın zevkine vardım. Şu an bütün isteklerimi karşılıyor olması, istediğim yerde istediğim şeylere ulaşıyor olmam beni maksimum tatmine ulaştırdı. Demekki neymiş insan rahata çabuk alışıyor!

Bir de söylemesi ayıp ve suç itirafı olsa da, ilk orjinal lisanslı Windows kullanmanın rahatlığı hiçbir şey de yok. Korkusuzca basıyorum güncellemelere geliyor, giriyorum her türlü Microsoft hizmetine, nasılsa para saydık, orjinal yararlanmak çok güzel hizmetlerden :)

Eskidendi o Windows 98′e verilen paraya acırdım. Ama şimdi verilen para, internet güncellemeleri ile hakkını çıkartıyor, bir kere verdiğiniz para süresiz destek ve hizmet almanızı sağlıyor…

Meşhurluk: 4%


Bunlardan İstiyorum!

Bunlardan İstiyorum

Evet evet bunlardan istiyorum. Hepsinden birer tane istiyorum.

Vakti zamanında internet aleminde keşfettiğim I Want One Of Those adlı Geek alışveriş sitesine çok özenmiştim. Pound üzerinden pahalı bir alışveriş olmasına rağmen insanın aklına şeytan giriyordu Türkiye’ye getirtmek için.

Şimdi girişimci bir arkadaşımız, bu ürünleri yavaş yavaş Türkiye’ye getiriyor. Bunlardan İstiyorum.com adresi aldında. Arkadaşlarıma ufak birer hediye olarak aldım bu siteden birkaç birşey. Ama kendime istediklerim için daha gözümü karartıp o kadar masrafa giremedim.

Ama sorun değil, eğer 20-40 yaşları arasında güzel bayanlar bana bu sitedekilerden alacaklarsa eğer, köleleri olmam karşılığında seve seve kabul edebilirim :)

Evet bunlardan istiyorum!!!!! İdare edemem :)

Meşhurluk: 10%


Ne Güzel Chat Programıydın Sen ICQ

Ne Güzel Chat Programıydın Sen ICQ 1

İnternette muhabbet, sohbet olaylarına IRC ve ICQ ile başlayan bir adamım. İnternet geçmişim 1997′ye kadar uzanır, yurdumda dial-up ile ilk ICQ kullanan güruhtan biriyim. Pardon biriydim… Diğer gençler gibi benim de ICQ’yu bırakalı yaklaşık 4 sene oluyor.

ICQ numaram ezberimdedir hala. 20131133. Az çok o dönemleri yaşayanlar bilirler, çok önemli bir etkendi numaranın ufak olması. 20milyonlu bir numarada ICQ’nun çok öncelerden beri kullanıcısı olduğunuzu ispatlayan birşeydi.

Ben ICQ’daki tadı hiçbir zaman MSN’de bulamıyorum, bulamayacağım da. Çok güzel özellikleri vardı. Ancak insanlar yavaş yavaş MSN’e geçmeye başlayınca, bir anda ıssızlaştı. ICQ’da yalnız kaldım ve sonradan farkettim ki MSN’deymiş meğersem herkesler :)

Neydi peki bence ICQ’yu süper kılan? Bunlardı…

Ne Güzel Chat Programıydın Sen ICQ 2

  • Mesajlaşma şansınız vardı. Eğer isterseniz MSN’deki gibi chat mode’da da yazışabiliyordunuz, ancak ben mesaj modunu daha çok severdim. Gelen mesajlar birikirdi teker teker açıp okurdun.
  • İnsanları bulmak daha kolaydı. Aranıp da bulunmak isteyen kişi adını soyadını ve ya eposta adresini infosuna yazardı, arayıp bulurduk.
  • Info vardı! Daha ne olsun. İnfoya ne geyikler, ne espiriler yazılırdı, ne aşk şiirleri, şarkılar… İnfoların dili vardı, info update edilirdi…
  • Random Search ile dünyanın her yanından rastgele insanlar bulup gerçek anlamda Chat yapabilirdik.
  • File Transfer’ında MSN’in eline verirdi.Konuşma ekranı ile alakası olmazdı, MSN’deki gibi eğer birinden dosya alıyorsanız, onun penceresini açık tutmak zorunda değildiniz. Ayrıca yarım kalan transferler daha sonra Resume edilebiliyordu.
  • Status denilen durumları daha gelişmişti. Bir kere Invisible olmak dert değildi. Invisible takılıp, kendinize bir Visible List oluşturuyordunuz ve kalabalık listenizde beliri kişilere görünür yaparak kendinizi kabuğunuza çekebiliyordunuz. Ayrıca MSN’deki gibi Çevrimdışı Görün modundaki sorunlara benzer sorunlar yoktu. Ne yazıkki MSN’de mesajlar kimi zaman iletilemiyor görünmeyen kişiye.
  • Arkadaş ekleme talepleri açılır açılmaz belirirdi ancak bir anda önünüze zorla bir tercih yaptırtmazdı. System Messages bölümünde sizin onaylamanızı beklerdi uslu uslu.
  • Offline iken mesaj göndermek daha başarılıydı, açılır açılmaz bir sevinç oluştururdu, “Aaa mesajım gelmiş” gibisinden :)
  • Windows’un kenarına cük diye oturtabiliyorduk, böylelikle normal surf işlerine devam edebiliyorduk.
  • Kızlara numaramızı veriyorduk. Telefon numarası ister gibi ICQ numarası istemek için çabalıyorduk :) Hatta ICQ numaraları derslerde ufak kağıtlara yazılıp birbirine verilirdi. “Ben seni akşam eklerim” denirdi :)
  • Ayrıca istediğimiz renge bürüyebiliyorduk kendilerini. Arkaplan rengini, online, offline kişilerin renklerini vs. vs.
  • Seslendirmeleri güzeldi. Ah-oh mesaj sesi hafızama kazılmıştır :)

Hiç bana MSN Plus yükle, bunun gibi bazı özellikler zaten onda da var demeyin. Bana çare üretmeyin :) Yok vermiyor aynı tadı vermiyor bana hiçbiri :)

Meşhurluk: 8%


Mouse’un Tarihçesi

Anadolu Ajans’ından geçmiş bir haber, ilgimi çekti, ben mouse’u da Microsoft’un Word için geliştirdiğini bilmiyordum. İnsanlar Microsoft’un tekelciliğine kızıyorlar ancak bugün evlerimizde bu kadar gelimiş bilgisayarları rahatlıkla kullanabiliyorsak Microsoft’un payı inanılmaz boyuttadır.

25 yıldır ‘tıklıyoruz’

İlk fare 25 yıl önce Word’ün çeşitli özelliklerinden daha iyi faydalanabilmek için geliştirilmişti.

ilk fareKutlama dolayısıyla düzenlenen toplantıda, grubun 25 yıllık tarihi ve Microsoft Türkiye’nin donanımdaki vizyonu hakkında bilgi verildi. Microsoft Donanım Grubu Ürün Müdürü Barb Schwabe ve Ürün Pazarlama Müdürü Carla Forester’in de hazır bulunduğu toplantıda, Microsoft Türkiye Genel Müdürü Çağlayan Arkan bir konuşma yaptı.
Haberin devamı

Arkan, 25 yılda önemli ilklere imza attıklarını, bu süre zarfında Microsoft olarak Ar-Ge çalışmalarına 7 milyar dolar yatırım yapıldığını ve yüzde 60′lara varan pazar payıyla sektörde önemli bir noktada olduklarını belirtti. Arkan, şunları kaydetti:
“Microsoft önce bir yazılım şirketi olarak tanındı. Fakat daha sonra birçok üründe ilklerin ve en çok satılanların altına imza atan Donanım Grubu da, Microsoft’un bilişime getirdiği en önemli katkılardan biri oldu. Tüm Microsoft donanım ürünleri insan-makine ilişkisini zenginleştiriyor, bilişim teknolojilerinden en rahat, kolay ve etkili bir şekilde yararlanmak amacıyla tasarlanıyorlar. Bu ürünler insanların bilişimle yaşadıkları deneyimi daha eğlenceli, daha hızlı ve daha verimli kılıyorlar.”

Donanım Grubu, bundan 25 yıl önce ilk defa word programının özelliklerinin daha iyi kullanılabilmesi için bir farenin geliştirilmesi faaliyetlerine başladı. Ardından klavyeler, optik ve lazer fareler, web kameraları, oyun konsolları ile yazılımların daha iyi değerlendirilmesine yönelik ürünleri piyasaya süren Donanım’ın her yeni tasarımı, bilişim teknolojileri kullanıcıların beklentilerini değiştirdi.

Donanım, ABD’nin en çok satan klavyesi, milyonlarca satan ilk Comfort Curve (Konfor Kıvrımlı) ergonomik klavye, ilk optik fare, ABD’de en çok satılan fare, masa üstünde en çok satılan kamera gibi ürünler üretti.

Microsoft Donanım, son yıllarda Xbox video oyun sistemini, Zune dijital medya oynatıcısını ve çok noktadan dokunma ile komut alma özelliği bulunan Microsoft Surface’ı sundu.

Microsoft Donanım grubu ürün seçenekleri bugün 28 fare, 6 oyun, 8 internet iletişim aracı, 36 klavye ve masa üstü cihazı kapsıyor.

MICROSOFT DONANIM’IN KİLOMETRE TAŞLARI

  • 2007 Microsoft en iyi oyun faresi SideWinder mouse ile SideWinder serisini yeniden canlandırdı.
  • 2006 İnternet iletişimini LifeCam serisi ile yeni bir aşamaya çıkardı.
  • 2005 Natural Ergonomic Keyboard 4000 pazara çıktı ve ABD’de en fazla satılan klavye oldu.
  • 2004 Microsoft ergonomistleri tarafından geliştirilen Comfort Curve kullanılmaya başlandı.
  • 2002 Bluetooth uyumlu ilk masaüstü cihaz piyasaya sürüldü.
  • 1999 İlk optik fare pazara sunuldu.
  • 1995 SideWinder serisi ileri düzeyde joystickler ve direksiyonlar ile piyasaya çıktı.
  • 1994 İlk ergonomik ve her yerde bulunan ergonomik klavye piyasaya sürüldü.
  • 1993 Microsoft ilk ergonomik fareyi tanıttı.
  • 1983 Fare üretimini başlattı.
  • 1982 Microsoft Donanım grubu kuruldu.

Kaynak: AA

Meşhurluk: 24%


Yeni Net Trendinin Adı: Facebook

Facebook Logo Facebook‘a yaklaşık olarak 5-6 aydır üyeyim. Zaten daha topu topu 11 aydır bütün dünyanın kullanımına açıldılar. Facebook ilk olarak Amerika’da sadece üniversite öğrencilerini kabul eden bir sosyal ağ idi. Bu ağa sadece üniversite e-posta adresiniz ile katılabiliyordunuz. Daha sonra bu ağı Amerika’daki lise öğrencilerini de kapsayacak şekilde öğrencilere açtılar. Geçtiğimiz Ekim ayında ise bütün dünyanın kullanımına açıldı Facebook.

Ne olduysa da bundan sonra oldu. Facebook’un durdurulamaz yükselişi böyle başladı. Tüm dünyaya açılmasından birkaç ay sonra Facebook yönetimi kodlamasını herkese açtı ve Applications adı verilen bu ufak ufak atraksiyonları kullanıma açtı. Evet o applicationslar Facebook yönetimi tarafından değil, programcılığı bilen kullanıcıları tarafından yazılmakta ve yaratıcılıkta sınır tanımayan bu kullanıcılar Facebook’a her gün yeni ve ilginç onlarca uygulama eklemekteler.

FaceBook Main

Facebook’un Türkiye’de son birkaç ayda hızlı bir şekilde yayıldığını gözlemliyordum. Hoşuma da gidiyordu, eski ve yeni, uzun süredir görüştüğüm ya da görüşemediğim bir sürü arkadaşımla yeniden muhabbet etme, irtibata geçme şansı tanımıştı bana. Ayrıca Yonja gibi kalitesiz bir ortamda yoktu, insanlar daha nezihti ve kimse siz istemediğiniz sürece ne sizin resimlerinizi ne de profilinizi görüntüleyebiliyordu.

Time dergisinin Ağustos ayındaki sayılarından birini okuyunca bu durumun sadece Türkiye’de hızla gelişmediğini öğrenmiş oldum. Time derginin makalesine göre Facebook, internetin gelişim sürecinde Netscape Navigator, AOL, Google, Myspace ve YouTube gibi bir devrim olarak görülmekte, getirdiği kullanıcılar tarafından geliştirlen bir sistem olma yeniliğiyle bir miltaşı sayılmakta.

Ancak Facebook yöneticileri YouTube gibi aceleci davranmamaktalar. Netekim Yahoo’dan gelen milyar dolarlık satın alma teklifini hiç düşünmeden reddetmişler. Ben olsam 1 dakika düşünmez ve satardım, hayatımı yaşardım :)

Son söz olarak, bu internet trendlerinin çabuk eskidiğini belirtmek isterim. Yonja yıprandı bitti kimseler takılmıyor artık, YouTube o ilk hızını kaybetti, Myspace doğal bir olay oldu, Navigator ile AOL’un artık esamesi okunmuyor.

O yüzden sizde hazır Facebook bir trend iken yerinizi bu trendin içinde alın.

Umarım Facebook’ta Yonja gibi zaman içinde hızlı bir yozlaşmaya girmez :)

Facebook’ta beni bulun bulabilirseniz bulamazsanız yardımcı olurum mesaj atın :)

Meşhurluk: 28%


Shell’den Herkese Agfaphoto Digital Görünümlü Çakma Fotoğraf Makinesi

Shell’den Agfaphoto Digital KameraShell’in 199 litre benzin alana 40 YTL’ye Agfaphoto Digital Kamera kampanyası var reklamlardan takip ettiyseniz eğer. Babam da şirketin tükettiği benzinlerden yararlanarak alıvermiş bir tane özenip, getirdi eve.  Agfaphotodur, ne kadar kötü olabilir ki bir digital kamera diye geçirdim içimden. Çok çok çok çok berbat olabiliyormuş bir digital kamera bana bunu öğretti Shellve Agfaphoto elele.

Siz siz olun sakın almayın bu kamareyı, 40YTL’nize yazık. Bedava verseler inanın almam ben bu makineyi. Aşırı berbat.

  • Şarj edilebilir değil, 3 adet kalem pille çalışıyor.
  • Kasası bildiğiniz dandik plastik, düğmelere bastığınız zaman dandikliği hissediyorsunuz, takır tukur sesler geliyor, kaba.
  • Ekran görüntüsü çok kötü kalitede.
  • 5MP yazsa da aslında 3MP, yazılım ile 5MP’e çıkıyor.
  • Ve bomba, flaş otomatik değil, flaşı açtığınız zaman ekran görüntüsü kapanıyor ve ince bir vınnnnn sesi ile aşağı yukar 5 saniye kadar bir süre flaşın şarj olmasını bekliyorsunuz. Çok beklerseniz şarj olduktan sonra fotoyu çekmek için şarjı boşalıp gene ekran kapanıyor ve flaşı yeniden şarj ediyor.

Babam nesi var çok güzel 5MP diye diretiyor, ama ben ona yakıştıramadığım için alıvereceğim hediye olarak şöyle güzel bir Sony Cybershot. Siz siz olun, sakın almayın bu makineyi!

Meşhurluk: 16%


Fotoşap ile Gelen Güzellik Allah’tan Gelsin

Bu Photoshop olayı çok gıcık birşey oldu. Artık gördüğüm hiçbir fotoğrafın gerçekliğine inanamaz ve sorgular oldum. Fotoğraf stüdyoları işi o kadar abarttı ki, makyajsız, sakal traşsız fotoğraf çekimine gidip, photoshop ile bu detayları halledebiliyorsunuz.

Bir de Yonja ve MSN fotoğraflarına güvenemez oldum. Kızı görüyorsunuz çok taş bir hatun ancak kendisini birebir yüzyüze tanıyorsunuz o fotoğrafı görmeden önce ve biliyorsunuz ki alakası yok! Bu fotoşap olayı erkeklerin güzellik beklentilerini de artırıyor. Gazetelerde, dergilerde, kataloglarda o kadar güzelleştirilmiş hatunlar görüyoruz ki gerçek hayatta karşımıza çıkanları onlarla karşılaştırıp, beğenmez olabiliyoruz.

Şimdi çıkıp siz bana asıl güzellik iç güzelliğidir diyebilirsinz. Tamam ben biliyorum onu ama ilk intiba denilen olay güzellik ve çirkinliğe dayalı olur.

Bu aşağıdaki fotolar photoshop’ın nelere kadir olduğunun ufak bir göstergesi sadece. Daha hilkat garibelerini pamuk prenseslere çevirmek mümkün tabi ki :)

Bifor Fotoşap

Bifor Fotoşap

Aftır Fotoşap

Aftır Fotoşap

Meşhurluk: 14%


Turkcell-im Benimle Her Yerdeyim

Turkcell-im Benim

Turkcell-im Benim Turkcell’in yeni bir hizmeti bildiğiniz üzere. Bu hizmetle birlikte cebinizden MMS’le ya da bilgisayarınızla, cep telefonunuz ile  çektiğiniz fotoğrafları internete koyup ister diğer insanlarla paylaşıyor, isterseniz kendiniz için yedekliyorsunuz.

Ben bu hizmetin reklamlarında Kenan Doğulu’nun yaptığı gibi 20 tane kızla fotoğraf çekilip internete koyacak değilim. Ancak işte bu aralar gittiğim yerlerden güzel görüntüler, manzaralar çekip yollayacağım bu Turkcell-im Benim’e.

Peki bana sorabilirsiniz neden böyle boş bir işle uğraşacaksınız MeGu Bey diye? Hemen sıralayayım;

  1. Yeni telefonum N80′i almadan önce böyle bi hayalim vardı, bir yere gidip güzel bir foto çekip onu hemen internete koyabilmeliydim. Bunu Flickr’da yapacaktım ama daha sonra Flickr’a PaintShop’da renkleri düzeltilmiş, efektlenmiş fotolarımı koymaya karar verdim. Bu hizmet ile birlikte çeker çekmez fotoyu nete koyabileceğim.
  2.  31 Ağustos 2007 tarihine kadar 4040′a MMS yollayarak yayınlayacağım bütün resimler bedava hatta BELEŞ olacak.

Ben de hemen üye oldum, ilk MMS’imi attım. İşteydim ve etrafta çekecek ilginç birşeyler yoktu. Dayanamadım avuç içimi çektim, en yakın ve ilginç şey o geldi :D . Hem yabancı değil kendisi, her erkeğin olduğu gibi benim de ilk sevgililerimdendir :)

Meşhurluk: 16%


Nokia N80 IE Sahibi Oldum

Evet doğru, nurtopu gibi bir N80 sahibi oldum. 3,5 senedir kullandığım rahmetli 6600‘ın artık tuşları dökülmeye, ekran ışığı yanmamaya ve kontrol çubuğu çalışmamaya başlayınca artık yeni bir telefon almanın gerekli olduğu kanısına vardım.

Nokia N80 Internet EditionAradım baktım. İlk önce kafamda PDA almak vardı. Cepten nete girmenin keyfini yaşamak ve ofis programları kullanıp, MSN’e rahat rahat girebilmek için. Sonra N80 İnternet Edition‘ı gördüm. Kendisi Smartphone sınıfından. Ofis dosyalarını açabiliyor, 3 Megapixel kameraya sahip ve en çok sevdiğim özelliği Wireless olarak internete girebilmesi.

En çok cazip gelen özelliği bu oldu zaten. Tam bir günce sahibinin bulundurması gereken telefon. Kafedesiniz, ya da bir restoranda, aklınıza çok güzel bir yazı geldi, çıkart telefonu, bağlan mekanın wireless’ı ile internete, gir güncene yaz yazını çık :)  Daha henüz yazı yazmadım ama yazıcam cep telefonumdan yakın zamanda :)

Henüz kullanamadım bir diğer özelliği ise çektiğiniz fotoları Flickr’a direk olarak atabiliyor olmanız. Yani yakında kendime çektiğim fotolardan bir Flickr albümü yapabilirim.

Henüz elime oturmadı telefon, alışamadım 3.5 senedir kullandığım telefonun üzerine, garipsiyorum. (Telefonda böyleyse sevgili de kim bilir ne kadar zorlanır insan) Bir de yeni olduğu için el bebek gül bebek fazla sıkmadan canını tutuyorum elimde :) . Özenle cebime koyuyorum, çizilebilecek ortamlara bırakmıyorum. Tabii bütün bu özen ilk düşüşe kadar. Bir kere düşürüp kızlığı bozduktan sonra bu kadar dikkatli olmam :P .

Meşhurluk: 10%