Stres Yaşlandırır

Stress

Bu abimiz G.Kore’de bir TV kanalının anchormani, haber müdürü. Gördüğünüz üzere abimiz kısa bir sürede stresli işine boyun eğmiş, yüzü çökmüş, saçlara ak düşmüş. O zaman bugün ne öğrendik? Stres yaşlandırıyor!

Stressiz bir yaşamımız olsa, mesela geçim derdimiz olmasa, dededen kalma onlarca ev ve dükkan olsa, kira ile yaşasam inanın çok uzun süreler yaşarım… :)

Meşhurluk: 1%


Koku Unutulmuyor

KokuHerşeyi unutulabilirsiniz… Bir hatıra, bir bakış, bir eşya, bir söz, bir ses, bir sıcaklık, bir tat… Ama unutulmayan tek birşey var o da koku! Eğer bir koku hafızanıza yer ettiyse, üzerinden yıllar geçse de onu unutmazsınız ve bir daha o kokuyu aldığınızda o anıyı hatırlarsınız. Flaeşbek yaşarsınız belki de…

Anne kokusu, eski evinin kokusu, arabanın kokusu, teninin kokusu, eski sevgilinin kokusu, yıllardır görmediğn arkadaşının kokusu, içki kokusu, çiçek kokusu, kahve kokusu, kebap kokusu, deodorant kokusu, şampuan kokusususususu…..

Parfümler de bunu tetikler… Mesela yoldan geçerken birinin parfümü gelir ve irkilirsiniz… Belki annenizin, belki sevgilinizin belki de adını hatırlayamadığınız bir güzelin kokusuydu bu… Başka bir tenden geldi ama size onu hatırlattı.

Ya da geçen gün benim başıma gelen olay gibi, hiç alakasız bir yerde aldığım bir koku bana babaannemin evinin kokusu hatırlattı. Mobilyaların ve o evin kokusunu… Aldı götürdü beni o diyarlara…

En piskopatı da ne biliyor musunuz? Freeshop‘ta insanların kullandığı parfümleri biliyorsanız, o parfümleri teker teker koklayıp onlarla hasret gidermektir :) Yaptım, uzak diyarlarda en azıdan özlediklerinizden bir parça buluyorsunuz…

Meşhurluk: 1%


Olgunlaşmak Dediğin…

Olgunlaşmak Dediğin…Kanımca insanların 13-19 yaş aralığı ergenlik dönemidir. 19 yaşından sonra ise olgunluk dönemi başlar. Ergenlik döneminde insan ergenleşir, olgunluk döneminde de olgunlaşır :) Düz bir mantığım var…

Ayrıca gözlemlerime göre ergenlik döneminde insanoğlu boyuna büyüme gösterirken, olgunluk döneminde ise enine büyüme gösterir :)

Peki ben ne gibi değişimler gözlemledim kendimde bu olgunlaşma evresinde?

  • Attığım SMS sayısı 1000lerden 10lara düştü.
  • Kot pantolonda bedenim bel 31′den 34′e çıktı.
  • Üst giyimde ise M den L’ye geçiş yaptım.
  • Artık daha çok göğüs kılına sahibim. Sivilceler azalırken sakallarda artış gözlemlendi.
  • Geçmişe duyduğum özlem misli bir şekilde arttı.
  • Bir gezmede 10 farklı mekan isterken, tek mekanda sabit sakin durabiliyorum.
  • 90 doğumlulara artık çocuk gözüyle bakmıyorum :)
  • Gezmeye daha az vakit, işe güce sorumluluklara daha fazla vakit ayırıyorum.
  • Evde oturmayı özlüyorum, ama gezmekten değil…
  • Kendimle barış yaptım. Eskiden fiziğimden karekterime hiçbir şeyden memnun değildim. Şimdi memnunum barışığım ve beni kabullenen olduğum gibi kabullensin diyorum.
  • İçki eşiğim de arttı :)
  • Cep telefonumum arkaplanında aptal aptal fotoğraflar yok, hafızasında daha aptal videolar yok.

Meşhurluk: 1%


Huzur

Huzur

Nerede nerede? :) Solda diyor ama ok sağı gösteriyor… Tarifi yok huzurun sağ gösterip soldan çıkabilir…
Hayatımdaki en önemli kelime kesinlikle huzur. Arıyorum… Aradım. Aramaya da devam edeceğim…

Vefa nasıl İstanbul’da bir semt değilse, Huzur da sadece bir gazoz markasından ibaret değil benim hayatımda. (Egeliler anlar… :) )

Meşhurluk: 1%


Liseden Sonra Değere Binen İnsan Modeli

Lise Mezun???????? ????? ????????

Ben lisedeki çizgimi üniversite de kaybetmedim. Neysem o zaman, şimdi de o altyapı üzerine kurulu olarak hala benim. Daha olgunlaştım, deneyim sahibi ve bilgi sahibi oldum hayat hakkında. Zaten hayatın en sevdiğim yanı yaşayarak öğreniyor olmaktır.

Ama lisedeki bazı arkadaşlar çok değiştiler gözlemlediğim kadarıyla, iyi ya da kötü olarak…

Mesela lise dönemlerimizdeyken çok güzel, top, havalı bulduğumuz kızlar ya da erkekler, üniversite yıllarında sıradanlaştılar… Normal birer birey oldular, amiyane bir tabirler havaları söndü….

Bunun tam tersi yönünde, lisede itilen kakılan, çok da sallanmayan baylar ve bayanlar ise, üniversite ortamında kendilerine yeni bir ortamın getirdiği bir boşluk bularak zirve yaptılar, aranan insan oldular…

Düşüş kolaydır yükseliş ise zordur. Lisede zirvede olanlar üniversitede gözden düşünce benim de gözümde düştüler, ama lisede ne idüğü belirsiz takılanlar, üniversitede zirve yapmalarına rağmen benim gözümde hala ne idüğü belirsiz konumdalar :)
Tarz olarak da değişmeler çok oldu, orta okulda metalci, lisede rock ve alternatif dinleyenler, üniversitede eller havayacı oldular… Tam tersi o dönemlerde eller havayacı ya da arabesk takılanlar, üniversitede rockçı ve alternatif oldular :)
Ben mi? Ben ne zirvedeyim ne dipteyim, orta direğim :D

Meşhurluk: 1%


Evlenmeden Önce Tanımak Gerek

Evlenen Çocuklar

Daha önce bahsettiğim, izlemenizi ısrarla tavsiye ettiğim film The Heartbreak Kid tamamen bununla ilgili bir film. Ama komik de :)

Evleneceğiniz, ömrünüzü sonuna kadar birlikte geçirmek için bir araya geleceğiniz bir kişiyi, bu büyük bağlılığa bir adım atmadan önce çok iyi tanımak gerek. Ama nasıl? Bir insan nasıl iyi tanınır ki? İçi dışı bir değildir insanların…

Zor geliyor bana, iş hayatına giriştikten sonra yeni birilerini tanımak. Derlerdi hep en iyi bulabileceğini üniversite yıllarında bulabilirsin diye. Doğru olma ihtimali yüksek. O zamanlar iyisiyle kötüsüyle bir insanı tanıyabilirsin çünkü gününün büyük bir bölümü birlikte geçer. Peki ya şimdi? Sabah 8 Akşam 8 iştesin, sonra halin kalmıyor, buluşuyorsun lay lay lom o insanla bir vakit geçirme. Zaten kimse o kadar kısa geçirilen bir süre içinde kimse gerçek yüzünü göstermez… İyi uyumlu modda olur.

Çok iyi tartmak gerekir. Bu belki sizler için geçerli değil ama ben insanlara güven konusunda zorlanıyorum. Hatta paranoyaklık seviyesinde ilerlemiş durumda bazen bu güven problemim. Her hareketin, her sözün arkasında bir yalan ya da hinlik olabilir diye tartıyorum.

Soruyorum kendime; niye güveneyim ben bu insana? Bu insanı benim arkamdan işler çevirip yalan söylemekten alıkoyacak bir sebep var mı diye soruyorum? Ve genelde bulamıyorum. Sevmek bile yalanların söylenmesine engel olmuyorken hangi sebeple?….

Tek yapabileceğimiz, çabalamak ve ummak. İyi biri karşıma çıksın diye… Onu tanımaya çabalamak, fazla yargılamadan… Çünkü anlaşmalar ortak noktalarda buluşularak oluşur.

Ama unutmamak gerekir, yapılan her seçim, aslında diğerlerinen vazgeçmedir :lol:

Meşhurluk: 5%


Kız Babası Karşısında Rahat Erkek Modeli

Kız Babası Karşısında Rahat Erkek Modeli

Ben bu erkek modellerinden değilim mesela. Bazıları kız arkadaşlarının babaları karşısında rahat rahat oturur kalkar, konuşur, eli kolu durmaz, şakalaşır, laubali bile olabilir. Hatta el kol atar kızına öper falan diye abartabilirim de, ben görmedim ama yapan vardır :)

Ben ise iyi, terbiyeli, saygılı, görgülü, geleneksel aile çocuğu karakterimi ön plana çıkartıp, oturuşuna kalkışına dikkat eden, gerektiğinde kasılıp kalan biri olup çıkıveririm. Köprüyü geçene kadar böyle olmak da mantıklı gelir bana :) Zararsız görüneceksin, sempati kazanacaksın…

Mesela yukarıdaki fotoğraftaki oğlan bu rahat erkek modelinden. Ama canına susamış aynı zamanda. Çünkü kucaklaştığı kız Brooke Hogan, babası ise arkada onları izleyen ünlü pankreas güreşçisi Hulk Hogan’dan başkası değil. Sizce de bu genç erkeğimiz şansını fazla zorlamıyor mu? Hulk Hogan’da birazdan parçalayacakmış gibi bakmıyor mu :)

Meşhurluk: 6%


Paylaşmak İstemek

Paylaşmak İstemek

Hayatın akışı güzel olabilir, normalde aklınızın ucuna bile gelmiyor olabilir, hayatınızda herşey pozitif yönde ilerliyordur, kariyer, sağlık, huzur olarak. Bütün işaretler iyi, yürü ya kulum durumundasınızdır. Ama tek bir eksiklik hissediyorsunuzdur. Paylaşım! Bütün bu olaylara duyduğunuz sevinci kursağınızda bırakır bu. O’nunla paylaşmak isteyip de bütün olanları paylaşamamak ve paylaşamayacak olmak.

Netekim O da öyle dedi… Çok güzel şeyler oluyor ama ben paylaşamıyorum… Anladım O’nu, çok iyi hem de… Adını koyamadım bir duygu kapladı içimi, içim mi burkuldu, kendime mi kızıp tiksindim, yoksa ironiye mi güldüm geçtim?

Ama anladım…

Anladım ama anlamamın bir faydası yok, hiç bir zaman yetmeyecek çünkü…

Ama ne yazıkki yapacak birşey yok… Gitmek istedi ve gitti demiş Sezen Aksu… Ona benzer, gibi gibi, mesala yani…

Meşhurluk: 4%


İnsanlar ve Vahşi Sürü Hayvanları Arasındaki Benzer Üreme İçgüdüsü

İnsan, sosyallik tanımı içerisinde genetiği dahilinde sahip olduğu hormonlarının etkilerini ve içgüdülerini bastırmayı öğrenmiş, sosyal bir hayvandır.

Aslanlarİnsanlar da bir arada dayanışma içinde yaşadıkları için ve kendi yaşamlarını sürdürmek için etobur olarak avlandıkları için vahşi sürü hayvanları sınıfında değerlendirebilir. Ve insanların erkek ve dişi cinsleri arasındaki cinsellik ve sosyal ilişkilerini de, sürü hayvanlarının üremelerindeki olaylarlar ile karşılaştırarak benzerlikler çıkartabiliriz. Örneğin;

Dişi aslanlar yaşadıkları sürü içerisinde üremek ve çocuk sahibi olmak için en güçlü, onu ve yavrularını diğer dış tehlikelerden koruyabilecek erkek aslanları tercih ederler. Üreme dönemleri geldiğinde de, bu tip güçlü alfa tipi erkekleri kendileri ile çiftleşmeleri için çekici olurlar ve çeşitli salgı bezlerinden erkeği etkileyebilecek kokular salgılarlar, naz yaparlar ve erkeği elde ederler.

İnsanların dişisinde durum nasıl? İnsan dişisi de, birlikte olmak istediği erkek tipinde seçicidir, alfa tipi erkek arar. Ona bakabilecek, koruyabilecek, sosyal durumu kuvvetli, güçlü, zengin bir erkek arar, tercih eder. O erkeği etkilemek için de dişi aslan gibi olmasa da çeşitli yöntemlere başvurur. Kendine bakar, güzelleştirir, güzel kokar, çekici olur, naz yapar, dikkat çekici olur…

Erkek aslanlarda da üreme durumunu şöyle özetleyebiliriz. Erkek aslan kendi soyunu ve döllerini devam ettirebilmek için birden çok dişiye sahip olmaya çalışır. Sahip olduğu dişileri korur, diğer erkeklerin yanaşıp atlamasını engeller, gerekirse diğer erkeklerle kavgaya tutuşur öldürür. Alfa tipi erkek olmak için güçlenir, güç gösterilerinde bulunur.
İnsanlarda da durum benzerdir, erkek kadınını sahiplenir, diğer dış erkeklere karşı korur, kısıtlar, sarkıntılıklara karşı kavga eder… Güç ve statü sahibi olmaya çalışır, her mekanda tanıdık oluşturur, şekil yapar, kas yapar, vücudunu ve sosyal statüsünü ve maddi durumunu çeşitli (bazen kıroluk da dahil) yöntemlerle sergiler. Ama uygulayamadığı tek şey çok eşliliktir, sosyal düzenin getirdiği bu anlayıştan ötürü erkek içgüdülerini ve hormonlarını baskı altında tutar. Bu yüzdendir ki erkek çoğunlukla aldatan tarafa düşer çünkü soyunu olabildiğince çok yürütebilmek için içinden sürekli farklı dişileri döllendirmek gelir :)

Bu da benim bilimsel görüşümdür, saygılarımla! :D

Meşhurluk: 6%


Çok Çok Dişi, Çok Az Zaman

Çok Çok Dişi, Çok Az Zaman

Bahardan mıdır nedir?

İki çıkıyorum dolanıyorum… Çok çok çok fazla güzel kız var… Ve ömür çok kısa… Kız başına ayırmak gereken optimum zaman çok uzun… Bir ömür yetmez ki…

Esasında bana ters, çünkü ben monogamik bir erkeğim… Monomu bulurum huzurlu yaşarım… Ama gene de insanın aklına giriyor şeytan :)

Meşhurluk: 5%