Düğün Dernek
Evet bir hafta kendime tatil verdim, dinlendim ve geldim… Organizasyonun çoğunu ben üstlenmesem bile, o düğün günü hem fiziksel hem ruhsal olarak insanı yoruyor. Çünkü düğün gününde joker oluyorsunuz, unutulan, ilgilenilemeyen bütün işlere can havliyle koşturuyorsunuz.
İnsan ailesinde bir düğün düzenlemeden, bu işin ne kadar zor, yorucu olduğunu bilemiyor. Ama işin en tatlı yanı da bu kadar zorluğun üzerine gelen o tatlı eğlence.
O anın provasını kafanızda o kadar çok yapıyorsunuz ki, Prision Break’teki Michael Scofield gibi kim nerede olacak, kiminle oturacak, hangi masada kimler var, kimler geldi, gelmedi, kimin kimin ne akrabası, herşey kafanızın için oturmuş oluyor.
Düğün dernek aslında çok masraflı birşey. İnsan bir yandan acıyor o kadar paraya, çünkü ağzınızı açsanız para oluyor. Misafirlerinizi yedirmek içirmek, mekan ayarlayıp süslemek, kendini şıkça giydirmek, organize etmek olağan masraflar. Ancak ağzınızı açsanız para çıkıyor cepten. Türk adetinde evlenen adamın hiçbir işi rast gitmez, o yüzden sürekli para saçarsınız. Berberin bıçağı kesmez, arabanın gazı basmaz, çiçekçi çiçeği bırakmaz, şefin pasta bıçağı kesmez, kuaförün eli titrer vs vs…
Evlenen adamın evlendiği yetmiyormuş gibi, bir de bunlarla uğraşır. Allahtan bizde fazla bu tip atraksiyonlar yoktu.
Genel olarak eğlenceliydi, insanlar uzun süredir böyle eğlenmediklerini belirttiler. Artık bilmiyorum, tribünlere oynayıp gönül mü fethettiler yoksa samimi miydiler Allah bilir. Ama masaların eğlenceye yönelik bir şekilde, gençler bir arada ve sahneye yakın tutularak organize edilmesi ve sınırsız alkol, en mutsuz düğünü bile bir şenliğe çevirebilir kanımca.
İnsan kendi ailesinden bir birey evlenince, düğünlerde hiç oynamadığı kadar oynuyor, hiperaktif oluyor. Gelin ile damattan sonra masaları en çok gezip hal hatır soran kanımca bendim. Her zaman iyi bir ev sahibiyimdir. Ancak bu yüzden aç kaldım, antre tabağı ve ardından gelen sıcak krepten sonra ne yemeği yemeye, ne de pastadan tatmaya fırsat bulabildim. Ama insanlar yemiş beğenmişler, bir gün gider ekstradan tadına bakarız o yemeğin artık ne yapalım.
Damadın bekar kardeşi olunca, düğün artı nikahta çağırılıp ağırlanan yaklaşık 500 kişinin her birinden “Darısı başına” temennilerine verebilecek bir çok alternatif cevabınız olmalı. Ben iyiydim bu konuda. “İnşallah“, “Nasipse“, “Zamanı gelince“, “Benden önce başkaları var“, “Önce abim“, “Sıramı bekliyorum“, “Darısı sizin de başınıza“, “Yok ben almayayım“, “Sıramı bekliyorum” vs… gibi kişisine göre eğlenceli espirili ya da ciddi…
Ayrıca anladım ki düğünde oturan insanları ayağa kaldırıp sahneye çekmek çok zevkli. Nazlanıyorlar, istemiyorlar ama “Damat sizi sahneye çağırdı bekliyor, ayıp olur“, “Gelin özellikle sizi istedi, bekliyor” gibi yalandan cümleler ile kişileri itinayla sahneye çıkarttım oynattım. Sahnedeki kişi sayısı 20′den aşağıya düşmedi uzun bir süre
Her ne kadar evlenmeyi düşünmesem de, evlenirsem de düğün dernek düzenlemeyi düşünmeyip, o parayla bir güzel dünyayı gezer görürüm desem de, iş başa düştü mü her insan bu olaya girişiyor. Yakışmaz bize diyor düğünsüz evlenmek, bir kez evleniyoruz diyor ve yapıyor. O yüzden ben şimdi büyük konuşup yapmıyagım diyorum ama ileride kesin tükürdüğümü büyük yalayacağım…
Düğünden sonra ağzıma Pinhani’nin Düğün Dernek şarkısı da takıldı, onu da burada paylaşmak istedim, şarkı burada; sözleri de burada;
bir düğün bir tören yine başladı aynı şölen
kınalar yakılır boyanır gözü yaşlı gelin
bitince bu mutlu düğün gelin ile damat kalır bir köşede
olur yine başka bir gün geliriz oynarız hep birlikteanalar babalar otururlar bir masaya
yenilir içilir takılır paralar yakaya
bitince bu mutlu düğün gelin ile damat kalır bir köşede
olur yine başka bir gün geliriz oynarız hep birlikteMeşhurluk: 1%
Bu yazıya yapılan yorumları RSS 2.0 beslemesi ile takip edebilirsiniz. Ayrıca bu yazıya yorum yapabilir, ya da kendi siteniz üzerinden geri izleme yapabilirsiniz.

15 Kasım 2008 @ 14:47
Zamanı gelince insan tükürdüğünü yalıyor, ben de ne gerek var düğüne diyordum. Yazık o masrafa diyordum. O kadar koşuşturma, telaşın ortasında insan kendi düğününden bi şey anlamıyor. Düş gibi aklında kalıyor insanın aklında.
En güzel yorum kardeşimden gelmişti “Kuaförde geçirdiğin sürenin yarısı kadar sürmedi düğün” diye. :p
Kardeşlerim(kardeşim ve kayınlarım) evlense de ben de bir keyfini çıkarsam.
Allah mesut etsin evlenenleri