Tarzan İngilizcesi
Temmuz ayının sonundan geçen haftanın başına kadar Kore’den gelen misafirlerimiz vardı. Misafiler dediğime bakmayın, şirketimize Kore’den makine geldi, onun montajı için 3 erkek teknisyen geldi. Tamı tamına 23 gün kaldılar, onlara bir de ev ayarladık kendi yemeklerini rahat rahat yapıp yesinler diye, onlar da rahat rahat eğlenceli bir İzmir ziyareti geçirmiş oldular. Kore’ye daha önce gittiğim için onların yemeklerinin nasıl koktuğunu, ve bize nasıl ters geldiğini bildiğimden hiç yadırgamadım. Bana o yemek kokuları Kore günlerimi hatırlattı
Neyse efendim, gelelim konumuza. Bu 3 Koreli adam İngilizce bilmiyorlardı. Biz de Korece bilmiyorduk. İlk geldikleri gün haftasonu tatiliydi ve İzmir gibi bir yerde Korece bilen bir insan bulup tercümanlık yaptırmak zordu. Tek anlaşmamız vücut dili ve arada tek tek ortaklaşa bildiğimiz İngilizce kelimelerdi. Bana “beach” kelimesi kullanarak geldikleri gün plaja gitmek istediklerini belirttiler. Ben de anladım ve plaja götürdüm. Tamamen kendimi “Lost in Translation” modunda hissetim. Bir insan size birşeyler anlatmaya çalışıyor, suratına boş boş bakıyorsunuz, ya da siz birşeyleri tarif etmeye çalışıyorsunuz o anlamıyor boş boş suratınıza bakıyor anlamadığını belirtmek için. Anlamadım dese Korece onu bile anlamıyacağım
. Neyse el kol hareketleri, mimikler ve come, good, bad, go, ok, gibi basit ingilizce kelimelerle anlaştık, anlaşmaya çalıştık ya da. Ama kazasız belasız geçirdik bu 3 haftayı.
Ben bu duruma Tarzan İngilizcesi tabiri kullanıyorum. Aynen Tarzan-Ceyn-Ceyn-Tarzan modu. Nasıl iletişimde basitleşebilirim diye düşünüp durdum, sonra da uzmanı oldum bu tarzan ingilizcesinin
Fabrikada benden iyi anlaşan insan olamadı onlarla
Hatta biraz daha kalsalardı Koreceyi bile sökebilirdim deeermişim
Bir ara o kadar kaptırmışım ki kendimi tarzan ingilizcesine, korktum normal ingilizceyi unutacağım diye
Hatta durdum ve güldüm bir ara kendime. Ulan MeGu dedim, sen git 7 yıl boyunca İzmir Amerikan Kolejinde İngiliz Edebiyatından, Amerikan Edebiyatına her türlü İngilizceyi ye yut bitir, filmleri Türkçe altyazısız izle, akıcı ve anlaşılır aksanlı bir İngilizce konuş, ama gel gör ki sana gerekli olan tek şey Tarzan İngilizcesi. Boşa yılllarca aldığın eğitim, emekler
Neyse bu şekilde çevirmenimizin olamadığı durumlarda çok güzel anlaştık kazasız belasız, güzel de bir dostluk kurdum hatta. İletişimin önemini anladım. Bu arada çevirmeni de Yonja’dan dolaylı olarak buldum. Duyurulur. Benim gibi bir adamın Yonja kullanımı işte bu kadar olur w:)
Meşhurluk: 12%
Bu yazıya yapılan yorumları RSS 2.0 beslemesi ile takip edebilirsiniz. Ayrıca bu yazıya yorum yapabilir, ya da kendi siteniz üzerinden geri izleme yapabilirsiniz.

31 Ağustos 2007 @ 23:40
Haaa, iyi hatırlattın valla. Ne zamandan beri Lost in Translation filmini seyredecektim, seyredeyim barik. Gerçi cinayet filmi değil ama idare edicez artıkın..
8 Eylül 2007 @ 23:18
Hahahaha
8 Mayıs 2008 @ 2:40
:)) tam bizim acemileri ingilizcesi