Mental Facebook

Mental Twitter

Mental Twitter

    Twitter'ıma Gel

    Arşivler

    Bir Başka Ukrayna Kadın Eylemi Daha

    Daha önce de Ukraynalı kadınların kadınlık haklarını savundukları ilginç bir eylemi sizlerle paylaşmış ve tam da bu yüzden Türk halkının Ukraynalı kadınları çok sevdiğini sizlere anlatmaya çalışmıştırm (Bkz.)

    Ukraynalı fıstıklar beni haksız çıkartmadı ve gene seksi bir eyleme imza attılar. Ukraynalı feminist grup, üniversitelerde son günlerde meydana gelen cinsel taciz ve ayrımcılıklara karşı Ukrayna Eğitim Bakalığı önünde resimlerde görmüş olduduğunuz eylemi gerçekleştirmiş.

    Hatunlar seksi çıtır bir öğrenci olarak giyinip erkekler tarafından şaplaklanıp okşanmış. Ne düşünyorlardı ki? Çivi çiviyi söker mi sandılar?

    Onu bunu bilmem ama Ukraynalı hatunları işte tam da bu yüzden seviyoruz. Türk halkının başına gelmiş en güzel şey Ukrayna ve Rusya’nın komşu olmasıdır :)

    Popularity: 1%

    Heykeller ve Heykeller ile Verilen Komik Pozlar

    Heykel Türk kültüründe çok yaygın bir kültür değildir. İslam kültüründe heykel haram sayıldığı için Osmanlı döneminin en parlak dönemlerinde resim ve heykel sanatı hiç varlık gösterememiştir. Bu yüzden Osmanlı sanatında, hattat, minyatür ve çinicilik gibi minimalize resimler ya da geometrik – pastoral şekillerin resmedildiği sanatlar ön plana çıkmıştır.

    Resim Osmanlı’nın son döneminde asker kökenli ressamlar sayesinde varlık göstermeye başlamış, (misal Osman Nuri Paşa, Şeker Ahmet Paşa ve Ressam Halil Paşa) ancak heykelcilik 1800lerin sonunda ufak kıpırtılarla başlasa da, Cumhuriyet’in ilk yıllarına kadar pek bir ilerleme gösterememiştir.

    Heykeller şehirlerin, semtlerin ya da sokakların simgesi olabilecek nitelikte önemli sanat eserleridir. Ancak ülkemizde bu tip sembolleşmiş heykeller çok azdır. Heykel denince akla hemen hemen her şehirde minimum 2-3 tane bulunan Atatürk heykeli geliyor. Türk heykelciliğinin sembolik sanat eserleri yaratamamasının acısebeplerinden biri de budur. Türkiye’de 100binden fazla Atatürk heykeli bulunmakta ve yerel yönetimler, halktan tepki görme ve kabul edileme korkusuyla Atatürk heykeli dışında sanatsal heykelleri dikmeye cesaret edemiyorlar.

    Haklılar da aslında. Yüzyıllarca heykelcilikten uzak kalmış ve cumhuriyet döneminde de o sığ zihniyetten kurtarılamamış Türk halkı, heykellerde en göze batmaması gerek noktalara hep takılır ve o heykelin ya yeniden düzenlenmesine ya da tamamen indirilmesine sebep olur.

    Halkım, heykel eğer kadınsa çıplaklık istemez. Çıplak değilse de üzerinde göğüslerini belli edecek darlıkta elbise istemez. Heykel eğer erkek ise kesinlikle çıplak istemez. Çıplak ise de hadım olmasını ister, bilik taşak görmek istemez :) Sürrealist heykelleri de anlamaz ne yazıkki. Hatta bu tip heykellere karşı  Ankara Belediye başkanı bile tükürüverir.

    Heykele o kadar uzak bir toplumuz ki, cumhuriyet döneminin önemli insanları anısına aydın belediyeler tarafından dikilen heykeller, kim olduğu belli olmayan insanlar tarafından tahrip edilip, yıkılıp yakılmaktadır. Bunun en son örneği büyük karikatür üstadı Oğuz Aral’ın heykelinin tahribatıdır.

    Atatürk’ün bir sözü vardır; “Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuştur” diye. Doğru demiştir.

    Ne yazıkki bütün dünyaca tanınan bir anıt, sembol heykelimiz bulunmamaktadır.

    Yurtdışında heykeller öyle kolay kolay tahrip edilmez. Heykeller şehir yaşamının rengidir. Her yerde bir sanat eseri bulabilirsiniz büyük Avrupa ve Amerika kentlerinin. İnsanlar o kadar içiçedirki heykellerle poz verirler onlarla, eğlenirler. Bu pozlar da heykellerle seks poziyonları başlığı altında toplanabilecek eğlenceli pozlardandır. Bunlar pek de saygısızlık değildir kanımca. Heykelleri canlı tutar, eğlenceli kısmını ortaya çıkarır onların…

    Popularity: 1%

    Medya Herşeyi İstediği Gibi Gösterebilir

    Manipülatiftir medya. İstediği haberi yayınlar. İstemediğini yayınlamaz. Olan olayları kendi çıkarları doğrultusunda da gösterebilir takipçilerine. Özellikle de Türkiye’de. Benim Türkiye’de ne bir televizyona, ne de bir gazeteye inancım var. Her yazdıklarının arkasında kendi gruplarının çıkarlarını koruyan ve bizleri de o doğrutultuda yönlendirmeye çalışan hinlikler arıyorum. Doğan grubunu kendi çıkarları ve zenginlikleri için çalışan bir grup olarak görüyorum. Çalık grubunu ise kendinin ve cemaatinin çıkarlarını gözeten bir grup. Nurcuları saymıyorum bile onların rengi zaten belli. Yeşil…

    Medyanın gücünü yukarıdaki resim çok da güzel anlatmıyor mu?

    1984′te gazeteler halkın neyi işleirne geliyorsa onunla dolduruluyordu.

    Bu yüzden internetin özgürlüğü, sosyal medya kanallarının serbestliği bu tip medya bazlı manipülasyonları önlemek ve kanmamak için çok önemli.

    Ben haberleri twitterdan takip etmeye çalışıyorum. En azından medya gruplarının yazdıklarını değil de, oradaki birey yazarların yazdıklarını takip ediyorum.

    Günlük gazetelerde tek okuduğum şey ne yazıkki magazin… O da tuvalette…

    Popularity: 1%

    Boyama Kitapları

    Şimdiki nesilin çocuklarını bilemem ama benim çocukluğumda bir sürü boyama kitabım ve pastel olsun, kurşun kalem olsun, sulu boya olsun bir sürü de boyam vardı. İçi boş çizgileri renklendirerek hayal gücümüzü genişletmeye çalışırdık biz ufakken. Çok da becerikli değildim ben resim konusunda. Hiç bir zaman da olmadım. Benim boyalarım hiç bitmezdi. Kuzenim aynı anda aldığımız boyaları hemencecik bitirirken, benimkiler benden sonraki nesillere bile kalabilirdi :)

    Sulu boyada fırçayı temizlemek için su bardağına su koyardık, fırçayı batırıp çıkarıp o suyu pisletirdik. Bir de pastel boyalarda, daha önce başka renk ile boyanan bir noktaya dokunduğunuz anda elinizdeki boyayı kirletme olayı vardı. Çok pis birşey olurdu, diğer pastel boya üzerine yapışırdı. Sulu boyada da suyu çok kaçırırsanız, kağıdı sırılsıklam edip deforme etme şansınız çok yüksekti.

    Ama gene de güzel, dertsiz tasasız günlerdi.

    Peki şu yaşımızda bizim önümüze bir boyama kitabı koysalar ne olurdu? Gene o aynı saflığı yakalayıp, neşeli renkler ile mi süslerdik o kitabı? Yoksa görmüş geçirmiş bir birey olarak hayatın pastel renklerde olmadığının farkında olduğumuzu mu yansıtırdık? Şirin suratlar yerine asık, sinirli, bunalımlı suratlar mı yapardık muzurca?

    Valla yapan yapmış. Hem de çok fena yapmış, vahşet dolu, öfke dolu doldurmuş boyama kitabını :) Komik de olmuş hani. Aslında kafası rahat bir adam olsam böyle bir proje yapardım. Yetişkinler tarafından doldurturdum boyama kitaplarını. Bir de çocuklara doldurtur, boyatırdım. Aradaki fark görmeye değer…

    Popularity: 1%

    Şişme Değil Silikon Bebek

    Bay ve bayanlar arasında hep bir şişme bebek espirisi vardır. Erkekler birbirlerine yapar, kadınlar kendi aralarında yapar. Erkekler motor kızlar için kullanabilir, kadınlar da buna dahil olur. Şişme bebek çirkin birşeydir, insanlar ne kadar dibe vurmuşlardır ki bu şişme deniz botu gibi kadın şeklindeki plastiklere halvet olurlar.

    İşte bu yüzdendir ki sapkınlıkların başkenti Kaliforniya’da bir firma gelişen plastik ve silikon sanayinin nimetlerinden de yararlanarak, bu şişme bebek mantığını geliştirip silikon bebekler üretmeye başlamış. Çok gerçekçi bu silikon bebekler pahalı olsa da, gerçek bir kadına görüntü ve hissiyat olarak çok benzediği için çok tutmuş.

    Güney Kaliforniya’nın San Marcos kasabasındaki Abyss Creations firması dünyadaki en iyi silikon bebekleri üretmekte. Birebir gerçekçi kadın boyutunda ve detaylarındaki bu bebeklerin fiyatı 7000$’ı buluyor. 1996 yılındaki ilk kuruluşundan beri bu 100% el yapımı bebeklerden yaklaşık 4000 adet satmışlar. 10 farklı model kadın, anatomik olarak birebir insanın bütün detaylarını içeriyor.

    Ben Türk’üm. Bir Türk olarak da, istediği kadar gerçekçi olsun 7000$’ı verdikten sonra afedersiniz ama yediğim önümde, yemediğim arkamda kalır şu İzmir çukurunda diye düşünüyorum :D

    Popularity: 1%

    5 / 198« İlk...34567...Son »