Categories

A sample text widget

Etiam pulvinar consectetur dolor sed malesuada. Ut convallis euismod dolor nec pretium. Nunc ut tristique massa.

Nam sodales mi vitae dolor ullamcorper et vulputate enim accumsan. Morbi orci magna, tincidunt vitae molestie nec, molestie at mi. Nulla nulla lorem, suscipit in posuere in, interdum non magna.

İnternette Trol

 

Trollük, internet sözlüklerinde, forumlarında ya da bloglarda, gerçek dışı, saçma, insanların inanışlarına ters ya da yanlış bilgiler ve düşünceler paylaşarak, insanların tepkisini çekip, onları rahatsız etmeye verilen addır. İyi bir trol, yaptığı trollükte insanlara düşüncelerinin ve bilgilerinin doğru olduğunu ve dalga geçmediğini ne kadar iyi belirtirse, yani çaktırmazsa,  aldığı tepkiler de o kadar çok ve başarılı olur.

Ben şimdi sizin “manyak mı bu insanlar böyle şeylerden zevk alsın” dediğinizi duyar gibiyim. Açıkcası bir kere başarılı trollük yaptığınızda çok zevkli birşey olduğunu anlarsınız. Bu gerçek hayatta gaz verip çekilmeye benzer. Hararetli tartışmalar içindeki topluluklarda hiç kabul edilemez saçma sapan birşey söyleyip, çekilerek tartışmayı alevlendirir ve dışarıdan izlersiniz ya hani? İşte bu da öyle birşey, bir nevi insanları sazanlayıp, kızdırıp, sonra da olanları izlemektir. Dünyada en iyi örneklerini 4chan topluluğu yaparken, Türkiye’nin tek trol sitesi İnci’dir.

Türk trollerinden bir örnek vermek gerekirse, geçen gün dinci bir Facebook grubunda denk geldiğim ve çarşaflı kadınlarla ilgili muhafazakarları tahrik edecek bir beyanda bulunup, ortadan kaybolarak tepkileri izleyen trol kardeşimi örnek verebilirim =)

Obvious, troll is obvious!

 

İnternette Anonimlik

İnternetin yaygın bir şekilde ilk kez hayatımıza girmeye başladığı yıllarda herkes bir anonimlik arkasına sığındı. 1996-2000’li yıllar arasında internet demek bir nickname (mahlas) demekti. İlk internet deneyimim olan Raksnet Chat odalarında herkesin bir takma adı vardı ve o isim ile ünlenmişlerdi. Hatta Raksnet odalarından birkaç kişi gazeteye çıkmıştı, röportaj vermişti, kendi gerçek isimlerini, kişiliklerini yansıtmadan.

İnternetimizin ilk meşhur sitelerinden olan Zuxxi’nin zuxxi.com sitesi de gazeteye çıkmıştı sahibi ile birlikte. Şu an Zuxxi denen şahsın gerçek ismini hatırlayan yok, ama zuxxi’nin ne ve kim olduğunu herkes bilir. (En internetin eskileri bilirler)

Ancak son 10 sene içinde internette nicklerin yerini gerçek isimler almaya başladı. ICQ’da herkesin bir nicki varken, MSN’e geçtiğimizde takma adların yerini gerçek isimler almaya başladı. Web 2.0’a geçip, internetin içeriği daha çok internet kullanıcıları tarafından belirlenmeye başladıkça ortaya bloglar çıkmaya başladı. Herkes kendi çapında birer yazar oldu. Blog yazarlığında da ilk başlarda çoğunluk takma adların ardına gizlenirken, Facebook ve Twitter gibi sosyal medya alanı genişledikçe insanlar yazılarının altına ya da sitelerine gerçek isimlerini imza olarak atmaya başladılar. Facebook ve Twitter, gerçek isim ile sanal ortamda gezmenin zarardan çok yarar getireceğini, insanların meşhur olmasında yararlı olduğunu bizlere göstermiş oldu.

Anonimlik son yıllarda sorgulanan bir şey olmaya başladı. Özellikle internetin daha çok denetim altına alındığı ve suçlara karşı anonimliğin aşılarak, insanların afişe edildiği bir dönemde gerçekten anonim kalmak mümkün mü? Bu konuyla ilgili Serdar Kuzuloğlu’nun güzel ve çok tepki çekmiş bir blog yazısı var size tavsiye edebileceğim: Yaşamın en doğal formu: anonimlik

Ben de ilk olarak bu Mental Masturbasyon sitesini kurduğumda asla adımı  açıklamama görüşünü savunuyordum. Domain bilgilerinde bile çakma bilgiler kullanmıştım. Ancak yazdıklarınızdan ötürü anonim kalmanız için çok uğraşmanız gerekiyor. Ben her ne kadar bu blogu kurarken kendimi çok güvende hissetmiş olsam da bugüne kadar kaç tane avukattan, kaç tane firmadan yazdıklarımdan ötürü email ve telefon uyarısı aldım. Bir şekilde bulunmanız mümkün. (IP takipleri vs…)

Sonradan ben de anonimlikten çıktım, Twitter’da kendi adımı yayınladım, Facebook’ta aranızda beni kolaylıkla bulabilenleriniz mevcut. Eğer düşündüklerinizin, yazdıklarınızın ardında adınızla sanınızla durmuyorsanız, o düşüncelere ne kadar inanıyorsunuz? Adınızla o düşüncelere savunamadıktan sonra bir manası yok o düşünceyi buradan yazıp empoze etmenin. Anonimlikten çıkışımı yakın dönemde abartıp, bana kolayca ulaşabilmeniz için posta adresimi ve cep telefonumu da buradan yayınlamayı düşünüyorum.

İnternet ile gelen en güzel yeniliklerden biri düşünece sahiplerine, aydınlara ve yetenekli insanlara daha kolay ulaşabilme özelliği bence. Bunda Twitter ve Facebook’un etkisi çok oldu. Twitter sayesinde hayranı olduğunuz, yazılarını, düşüncelerini, işlerini beğendiğiniz insanlara sesinizi duyurma şansınız çok arttı. Aynı şey yeni nesil içerik sağlayan kullanıcılar için de geçerli olmalı bence. Ben burada düşüncemi, işimi, eserlerimi paylaşıyorsam, bunu beğenip takdir edenlerin de bana kolayca ulaşabilmesi gerekli. Bunun için de anonimlikten uzaklaşıp, TC vatandaşı bir birey olarak burada yer almak gerekir.

İnci Sansüre Karşı

Üzerinden bir ay geçti ama olsun. Biliyorsunuz 17 Temmuz 2010 tarihinde internette yoğun bir şekilde uygulanmaya başlayan sansür ve engellemeleri protesto için izinli bir yürüyüş düzenlendi. Bu yürüyüşe bir çok site ve sivil toplum örgütü destek verdi. Penguen ve Uykusuz gibi mizah dergileri, Sözlükler destekledi. Bu gruplar arasında ise en merak edilen grup İnci Sözlük grubuydu.

Yürüyüşe katılanların yorumlarını okuduğumda da gerçekten en renkli grup İncicilermiş. Yer yer Ekşicilere sataşmışlar, yer yer siyasetçilere giydirmişler. Etraftaki dükkan ve insanlar ile terbiyeli bir şekilde diyaloga girip komik anlar yaşatmışlar.

  • Mesela Taksim’de toplanılırken 10-15 incici Burger King’e girerek yarım ekmek döner sormuş ve Burger King’cileri dumura uğratmış.
  • Ya da yürüyüş sırasında yaşlı bir adamı ortalarına alıp dede demişler, dedeye bağlamışlar.
  • Pencereden yürüyüşü izleyen kızlara tezahüratta bulunmuşlar.
  • İnci Profiterol’ün önünden geçerken orayı kutsal mekan ilan edip önünde eğilip secde etmişler.

Tabii sırf böyle taşkınlıkta bulunmamışlar sansürcülerin aleyhinde de bağırmışlar;

  • inci burada, Abdullah nerede?”
  • “Haksızsın Binali!”
  • “Liseli Tayyip”
  • -Liseli Binali
  • -Özet geç tayyip
  • -İnci burada ekşi nerede?
  • -Entel piçler
  • -İnci siker (tribün tarzı)

Tabii yüründü bitti bu yürüyüş devamı da gelecek Ankara ve İzmir’de de yapılacak denildi ama 1 ay geçmesine rağmen tık yok. Bu yürüyüşte bir çok ünlü de vardı özellikle Uykusuz ve Penguen çizerleri, Memo Tembelçizer, Kaan Sezyum, Erdil Yaşaroğlu, Metin Üstündağ, Serdar Kuzuloğlu, Mehmet Tez ve Barbaros Şansal gibi ünlüler de karelere yansıdı.

Bu tip protesto ve yürüyüşlerin inşallah devamı gelir, bürokratlar sesimiz duyar ve bu interneti kısıtlama, engelleme ve sansürleme saçmalığından vazgeçerler.

Metin Akpınar ve Zeki Alasya’nın Devekuşu Kabare’sinin meşhur oyunu Yasaklar günümüzde hala geçerli. Bu sefer internet için!

daha aklıma gelince yazarım.

İnci Sözlük ve Facebook Saldırısı

İnci Sözlük gene yapacağını yaptı ve kendisine 4. yıldız olarak Facebook’u taktı. Bir İnci’ci olarak gurur duyduğum bir hareket bu =)

Olay çok basit aslında, bunu dünyanın her yerinden organize her grup yapabilir. Facebook’ta tercüme edilen diller, Facebook kullancıları tarafından çevrilmektedir. Bu işe gönül vermiş bazı kişiler Facebook’un Translation uygulamasında İngilizce sözcüklerin karşılıklarını kendi dillerinde yazarlar, diğer çevirmenlerin oylamasına sunarlar. Çevirmenler tarafından en çok oylanan sözcük sitede görünür.

İşte bu mantıktan yola çıkarak İnci Sözlük yazarı “atyaragi” güzel bir organizasyon ve izahat ile İncicileri bu saldırıda komuta ederek İnci’ye 4. şampiyonluğu yaşatmıştır =) Facebook’u sadece Türkçe kullananların görebildiği bu saldırıda çok komik görüntüler ortaya çıktı =)

Bir de bazı gazeteler İnci’ye hacker demiş. Çok içerlendi inciciler. Ben İnci’yi daha çok bir anarşi öğesi olarak görüyorum. Bu kadar iyi organize olabilen başka bir topluluk dah yok!

İşte saldırıdan görüntüler;

İnci Sözlük Siker

Başlığın kusuruna bakmayın ancak İnci Sözlük ile ilgili atılabilecek en doğru başlık buydu. Ben de İnci Sözlük yazarıyım. Hiç Ekşi Sözlük yazarı olmadım çünkü beni almadılar. O yüzden de bu blogu kurmuştum. Ama İnci Sözlük’ü görünce üye olup yazar oldum. 2.nesil yazarım, klasik olarak 1.nesil “Twitter Ziyareti“nden önceki yazarlar ben ve benim gibilere burun kıvırıyor, beğenmiyor.

Peki nedir bu İnci Sözlük? Burası öyle bir site ki küfür serbest. Ama ananıza babanıza size küfredilmiyo aslında. Bir şekil konuşma biçimi gibi. Gündelik yaşamki gibi. Nasıl samimi arkadaş grubunda biz erkekler “piç, .mına kodumun, ibine” gibi sevgi dolu sıfatlar kullanıyorsak burada da insanlar birbirine böyle hitap edebiliyor. Her türlü sapkın muhabbet, resim paylaşılabiliyor. Toplu ve organize bir şekilde anarşist hareketlerde bulunuluyor.

Gaddar bir ortam bu İnci Sözlük… Siz hevesle birşey yazıyorsunuz diyelim, biri size öyle bir laf ediyor ki herkes sizin üstünüze oynamaya, dalga geçmeye başlıyor. Sözlük tabiri ile sizi sikertiyorlar… Bu gaddar ortamda noktalam işareti olarak piç kullanılıyor.

Ha bir de dedeler var amanın… İnci Sözlük’ün bir klasiği dedeler. Size büyük bir hevesle birşey anlatıp bir internet adresi veriyorlar. Mesela “Oha beyler bakın Beren Saat’in kukusu görünmüş” diye bir başlık altında veriyorlar. Siz de altındaki diğer yorumları okumadan adrese tıklıyorsunuz ve şenlik başlıyor. Açılan sitede internet tarayıcınız bir anda yarı boyutuna düşüp bir sağa bir sola hareket etmeye başlıyor. Ekranda ise 3 tane yaşlı dedenin başrolde olduğu gay bir porno oynamaya başlıyor. Hemen ekranı kapatmak istiyorsunuz ama bu sefer de sonu gelmek bilmeyen ekran mesajları beliriyor. Hepsine teker teker ok demeniz lazım, dedelerin sevişmesini kapatabilmek için 🙂 Siteye her yeni giren bu tuzağa düşer. Ben de kafadan 5-6 kere düştüm 🙂 Biraz dikkatli olup sonradan yazılanları okursanız biri kesin yazıyor “Beyler dikkat linkte dedeler var” diye.

İnci Sözlük’ün kendine has bir jargonu oldu ve gündelik hayata da bayağı bayağı girdi. Twitter’da hatta Ekşi Sözlük’te bile İnci Sözlük şargonu kullanılır oldu. Bir zamanlar Terbiyesiz Forumda nasıl “Beyler rep verin”, “Teraziye tıklayın”, “Emeğe saygı”, “Dostum İzmir’li demişsin ama bu kız zenci” gibi klişeleşmiş sözler net jargonuna yayıldıysa İnci Sözlük’te de “Beyler adam haklı“, “Adam liseli“, “İnci Siker“, “CCC“, “Özet geç piç“, “Caps ver piç“, “Dikkat dedeler sikişiyor“, “@2 sikmiş“, “Kaliteyi yükseltme piç” gibi söz öbekleri klişeleşmiş durumda.

Burası tam bir kurtlar sofrası. İnternette anarşinin merkezi. Burada insanlar başka hiçbir internet sitesinde olmadığı kadar çok toplu hareket edip, istedikleri noktalara saldırabiliyorlar. Bunun en büyük örneği Twitter ve Ekşi Sözlüğe yaptıkları saldırılar ile oldu. Bir internet sitesine saldırı olacağı zaman saati ve adresi belirten bir “Ziyaret” başlığı açılıyor. İnsanlar toplanıyor, gerekiyorsa önceden o siteye çakma bir profil ile üye oluyorlar ve zamanı geldiğinde topluca saldırıp ekran görüntüsü alıyorlar… Örnekleri çok… En bombası Ekşi Sözlük, en komiği Chelsea Fan Forum, en manalısı İsrail ziyaretleri:

Ekşi Sözlük Ziyareti

İsrail Facebook Ziyareti


Fotokritik Facebook Ziyareti


Chelsea Fan Forum Ziyareti


Fotokritik .com Ziyareti


BİM Facebook Ziyareti


PKK Facebook Ziyareti

Bir de sokaklarda duvarlara, duraklara ya da reklam panolarına İnci ve İnci jargonuna ait şeyler yazıp fotoğraflarını çeken gezici İnci Timleri var. Bu da anarşinin bir başka kolu…

Tabii bu kadar saldırıya, ziyarete karşı İnci Sözlük’e da kıl olanlar yok değil. Tokmakçı biri tarafından daha geçen günlerde İnci Sözlük hacklendi… Herkes de adamı takdir etti. Kimi normal bir şekilde, kimi de anasına babasına küfrederek =)

İnci Sözlüğü bu kadar anlattım, bu kadar bahsettim, Kunteper Canavarı gibi inşallah beni de ziyarete gelmezler =)